otobüs

türkçe sözlükte çok oturgaçlı götürgeç şeklinde tanım bulan toplu taşıma aracı.
http://t24.com.tr/yazarlar/hande-cayir/sayin-vekiller-mumkunse-gidiniz-19-sye-bininiz,11036
zor koşullarda çalışan araç.
yeni insanlarla tanışmaya vesile olabilen toplu taşıma aracı.
tunç okan'ın filmi, ilk yönetmenlik denemesi.
mizah ve trajedinin birlikteligi, çaresizligin acı halleri, ısvec'in "refah" toplumuna elestiri, hurda bir otobüs ve stockholm esliginde, bastan sona nerdeyse sıfır dialogla insanı alıp götüren kült film.
sevmediğim toplu taşıma aracı. stajım nedeniyle dudullu taraflarından geçen bir otobüse binmek zorunda kalıyorum.bugün yine staja giderken tam kapının önünde duruyordum ve genç bir adam popoma dokunup indi. neyse dedim bozuntuya vermedim. 10 dakika sonra yanımda kısa boylu yaşlı bir amca durmaya başladı. önümdeki direği tutarken orta parmağını ayırarak bana çevirerek tutmasından kıllanmıştım ama pek ihtimal vermemiştim. inerken popoma öyle bir bastırdı ki belim kırılcak sandım. çüş yani!!! kendimi resmen orta malı zannettim çok kötüydü. tutunduğum yerde başörtülü bir ablanın sırılsıklam ensesini elime değdirmesi ve vücut sıvılarının elimle raks etmesi sonucu dudullu otobüsü benim için çok daha başka anlamlar ifade etmeye başladı.
teşekkür ederim dudullu!


not: feminen tavırlar da takınmadım. son derece maskülen durdum. niye böyle oldu bilmiyorum. tek bildiğim şey kirlendiğim. *
genelde kullandığım taşıt olsada benimde anlamdıramadığım iki olay başıma gelmişti otobüsle ilgili. birisi; tam durakta inmek için kapı merdivenlerinin önünde pozisyonumu aldım kapı açılcak- adım atçam merdivene. arkamda bişey oldu. dönmemle yanımda duran benden belki biraz daha küçük toramanın arkamda bitip son bi hamle dayamasını farketmiş oldum. benim surat pert tabi kapıda kapandı içime içime sövdüm. ne cesaret arkadaş bu böyle dedim indiğim taraftada toplasan bizimle beraber 4-5 kişi vardı.
ikincisi; körüklü kırmızı otobüste ders yorgunluğu eve dönerken uyuya kalmışım, omzumu bişey dürtüyo o kadar yorgunumki rüya-gerçek ayrımsızlığından bir süre çakamadım. kendime gelip gözümü bir açtım 25 lerinde birisi omzuma dayıyor ve o kadar mutlu ki, uyanıp baktığımı anlayınca bakıp sırıttı iyice pezo. bakış ve kaş hareketimle hayırdır der gibi bakınca geri çekildi. baya da yakışıklıydı ama bu kadar sapık olunmaz, bir omza mı kaldın anlamadım. ne garip insanlar var beni buluyor...