şebnem paker

televoting uygulaması başlamadan önce ülke jürilerinden aldığı puanlarla 2003 sertab zaferine kadar aldığımız en iyi derece olan üçüncülüğü ülkemize getiren ancak eurovision lanetine uğrayarak kaybolup giden kadın şarkıcı.
radyomuzda da bol bol çalan, 98 yılı eurovision şarkımız olan dinle şarkısının sahibi dişi insan.
türkiye'nin eurovision tarihinin en ihtişamlı şarkısının sahibidir bu kadın. dinle ile aldığı üçüncülük -benim nezdimde- sertab erener'in aldığı birincilikten katbekat anlamlıdır.
5 yaşındayken bir aile dostumuzun vasıtasıyla kendisi ile yemek yemiştik ailece.
o kadar kibar, ince ruhlu bir kadın kaldı ki aklımda kadın diyince aklıma gelen sayılı isimlerden.
nen olmuş 25 yaşındaysam evlen benle şebnem.
ne güzel bir ses, ne kadar duru bir güzellikti o sahnedeki. 1999 yılında 3. defa temsil edecekti türkiye'yi ama hakkını yedi trt jurisi.
ne alakaysa hemen hemen her gün dinlediğim, pek kimsenin dinlemediğini sandığım, duşta söylemelere doyamadığım... harika bir bestenin harika yorumcusu, bir de özlemle anılan zamanlardan tabii, eskiden.. burdan bir yürovijın geçti.
1996 yılında ülkemizi eurovisionda beşinci mevsim adlı şarkıyla temsil etmiş, 1997 yılında da yine eurovision da bizi dinle adlı şarkıyla temsil etmiştir. burun farkıyla yarışmaya ikinci kez katıldığı sene 3. olmuştur. bu iki video arasındaki burun farkını sizde görebilirsiniz. (bkz:burun estetiği)
sorsaydın
adı var mıdır?
gerçekten
bana yâr mıdır?
bilseydim
sonu var mıdır?
sessizce
severim seni
şarkıda kullanılan muzik, davetkâr bir yosma gibidir. geceden başka giysisi olmayan bir dilber, işaret parmağı ile sizi kışkırtıcı bir sekilde kendisine doğru çeker. donakalırsınız ve teslim olursunuz. öyle işte. büyük bir çalışmanın sonucudur ve karşılığını buruk da olsa almıştır. pardon! konu şebnem paker'di değil mi?