yalnızlık

  • /
  • 6
aslında böyle bir şey yok. yani, yalnızlıkla ilgili söylenen her şey yalan esasında!
"ben yalnızım" diyorsan, yalnız değilsindir.
zira yalnızlık vardır ve hep yanındadır.
o halde yalnızlık iki kişiliktir: sen ve yalnızlığın.
bu kadar.
eğer hepimiz yalnızsak, o zaman yalnızlığımızla birlikteyiz..
bunu düşünmek bana iyi geliyor...

p.s i love you...
senin o konuşkan kuşun
kırk kapıdan geçmiş kırk kilitten..
el izabeth e mahkum olmak yalnızlıktır.

ayrıca,

inbox (0)
bazen aşk gider. ve sen yıllardır içinde yaşadığın yürekten, valizler dolusu anılarla kendi yalnızlığına taşınırsın.!
yalnızlık, kıyafet alırken satıcıya "yakıştı mı" diye sormaktır.
yarama tuz basmaktan vazgeç.. kısa aşk öykülerini kendine sakla.. bir yudum huzura geldim ben.. dilsiz hislerime merhem ol istedim... hep dediğim gibi.. siyah olacaksan siyah kal.. beyaz olacaksan beyaz... gri yok bende...!!!!
yalnızlık bir süre önce cf den tanıdığın birine sanki yıllardır tanıyormuşsun gibi yakın olmak onun sohbetinden medet ummaktır ki genel hayatta yanına yaklaşmasına müsade etmeyeceğin kadar tuhaf biri olsada.............
yalnızlık benim adım. sağ kolum can yoldaşım
doğduğumdan beri yalnızım ölüncede yalnzı gömülücem ama ölene kadar olan bu sürede biri hayat arkadşım sevgilim olsa ne güzel olurdu dediğim zamanlarımdır yalnızlık
malesef ki çok konuşurlar yalnız insanlar. dillenmek isterler haklı olarak. veya sözlüğe uyarlarsak yazarlar yalnız insanlar. ama anlamlı , ama anlamsız. dile gelmektir esas olan.. dile.. gel..ek
arkadaşımın deklanşöründen çıkma mükemmel fotoğrafı gördüğümde bana aşağıdakileri yazdıran duygu durumu;

her eve varışında, kapıyı kendi anahtarıyla açmak zorundaydı,
bişey eksikti o evde,
ya da biri..
bu yüzden yolu uzatır dururdu evine giderken,
yol bitmesin diye, karanlığın, yerini kızıl sarı loşluğa bıraktığı sokak lambalarının altında dakikalarca beklerdi,
bomboş bir kafayla beklerdi,
düşünecek birşeyleri ya da birileri yoktu..
birşey eksikti kafasında,
ya da biri..

kendine geldiğinde,
ne kadar zamandır lambanın altında olduğunu hatırlamadan tekrar yürümeye koyulurdu "boş ev"e doğru..
öyle atardı adımlar kendilerini..

erkek olduğunu hatırlayıp boğazındaki düğümünü yutmaya çalışırken,
gözleri de ona hep tembihlendiği gibi kupkuru ve bir damla yaş olmaksızın yaklaşırdı "boş ev"e
ağlamamalıydı..
yazık ki erkekti..

"boş ev"in soğuk kapısına geldiğinde,
kapıyı çaldı bu kez,
zile bastı..
bir adım geri çekildi ve bekledi aslında ağlamaklı ve yalancı bir gülümsemeyle,
biri açacakmış gibi bekledi bir yaprak yere düşene kadar...

açan olmadı kapıyı..

her eve varışında, kapıyı kendi anahtarıyla açmak zorundaydı,
bişey eksikti o evde,
ya da biri..

yalnızdı..

o gece öldü yalnızlıktan..
firkete nin "yalnızlık" adında hoş bir şarkısı vardır;

http://www.myspace.com/firkete/videos/video/107207838
etrafımda bin kişi olsa da,
yanımda o bir kişi olmayınca,
sen olmayınca,.
yanlızım işte, eksiğim.
yatak soğuk, yemek tatsız
ve manasız.
muhabbetler, seyirler yorgun.
biliyorsun sende bunu
çok anlattım sana
anlamış olmalıydın,
biliyor olmalıydın
burada olmalıydın.
benimle kalmalıydın
özellikle soğuk kış günlerinde bir hayli zor geçen olgu.
ayrıca (bkz: yalnızlığım)
aynı zamanda özgün ün bir şarkısının adıdır.



bir şeyler ilk aşkımı hatırlatsa da
son aşkım sendin asla anlamasan da
zamansız bu ölüme sebep sen oldun
kabullen yok olmamı bir tebessümle
  • /
  • 6