taşınmak

son üç yılda üç kere yaptığımdır. koliden dağlar oluşmuş evde deli danalar gibi dolanmaktayımdır. bildiğin deli işidir.
hayatımda toplam 18 kere yaptığımdır. profesyonelimdir, hangi eşyalar hangileri ile birlikte ne şekilde koliye konur, evdeki ıvır zıvırdan nasıl kurtulunur, nakliye-hamal pazarlığı küstürmeden nasıl yapılır, emlakçıya komisyon vermeden ev sahibi nereden bulunur da yeni ev tutulur gibi bilgi birikimi gerektiren icraattır.
ülkeler arası yapılıyor ise ister istemez kenara deli gibi bir kargo parası ayırmak lazımdır, zira "onu asla atmam değeri büyük", "bunu yanımda götürmez isem kendimi keserim" modundaki psikoloji pek kolay bünyeden yok olmuyor.
dünyanın en sıkınıtılı işleri arasında ilk üçe girer.her şey tepe taklak olur, 1 ay toplanma, 1 ay yerleşme ile hayatınızın 2 ayı koşturmaca ile geçer..
master yaptığım, doktoramı aldığım mevzu. bir yaz boyunca 3 kişinin evini taşıdıktan sonra olmayan fıtıktır. (bkz: pembe yalanlar)
her sene en az iki kere yaptığım aktivite. evlerin ikisini de temizle, paketle, taşı paketleri aç, yerleştir. ciddi bir işkencedir. acaba sevgilisiyle aynı eve çıkan aşık bir çift de güzel bir his yaratır mı yoksa onlara da işkence gibi mi geliyor merak ediyorum.
şu aralar beni fazlasıyla sıkıntıya sokan durum.14 yaşımda taşındığımda bana oyun gibi gelmişti 5 yıl sonra şimdi ne stresli bi iş olduğunu anlıyorum bi 5 yıl sonra taşınırsam ki (çok büyük olasılıkla taşınmak zorunda kalacağım) hastanelik olacağımı düşündüğüm işlemdir.
her anlamda zordur. 20 gündür neler yaşadığımı ben biliyorum. eskileri çöpe attığın gibi hayatının bir köşesinde duran arkadaşlıkların da da vazgeçmek gerekebilir. sancılıdır. yeni ve eski arasında bir süre sıkışıp kalırsın. bu süreçte daha fazla bi sabır gerekir.
hatıraları geride bırakmaktır..
dünyanın insanı bir günden 10 yaş birden yaşlandıran göç eylemi.