toplu taşıma aracından inerken yapılan şeyler

kesişilen biri varsa ona son bir defa ''gidiyorum yüreğinden elveda, bir daha kim bilir hangi taşıtta karşılaşırız'' bakışı atılması.
uzun süre oturulmuşsa götün terli olup olmadığı kontrolü.
- oksijen çarpmasına karşın yavaş nefes almaya kendini şartlandırmak.
- otostop çekecek kadar giderin olmamasına isyan etmek.
- 500 t'den iniyorsan o kadar insanı yarıp doğru durakta inebildiysen kendinle gurur duymak.
- vapurdan iniyorsan şehrin karmaşasına karışabilmek için zırhlarını kuşanmak.
- uçaktan iniyorsan zorunlu kibarlıktan şişmişken ilk bulacağın cafede '' abi ordan bir çay kapsana '' deme hayalleri kurmak.

toplu taşıma aracından inmeye başlamadan, otomatik çarpan kapıdan binmeye çalışan olduğunda hem bağırıp hemde omuz atarak geçmek.
metroda, kapının diğer tarafındaki zombilere "lan bi' durun inelim, sonra binersiniz" bakışı atmak. *
otobüste, otobüsün merdivenleri yerden bayağı bir yüksekte olduğu için karşıdaki kaldırıma superman gibi uçmak.
minibüste, "müsait bir yerde!" diye zönkledikten sonra minibüs hala hareket ederken ve içerisi tıka basa doluyken kapıyı otomatik düğme ile açan klasik minibüs şoförü yüzünden araba hareket halinde iken kendini minibüsten yere atarcasına dışarı fırlamak. sonra da minibüsün korna çalmasına aldırış etmeden yürümek. *
uçakta, iniş sırasında alkış tutanlara "la bunlar neden alkış tutuyor her seferinde" diye düşünmek. *
tramvayda, tramvay şehrin içinde olduğu için inerken gayet "kuul" görünmeye çalışmak.