uğur mumcu

24 ocak 1993 yılında faili belli (nihayet) bir suikaste kurban giden gazeteci yazar.

birgün mezarlarımızda güller açacak ey halkım
unutma bizi..... demiştir.
ali çınar-selda bağcan

bir pazar sabahıydı ankara kar altında
zemheri ayazıydı yaz güneşi koynunda
ucuz can pazarıydı kalemim düştü kana
zalımlar pusudaydı bedenim paramparça
ucuz can pazarıydı kalemim düştü kana

uğurlar olsun uğurlar olsun
hüzünlü bulutlar yoldaşın olsun
bir keskin kalem bir kırık gözlük
yürekli yiğitlere hatıran olsun

çevirdim anahtarı apansız bir ölüme
şarapnel parçaları saplandı ciğerime
ucuz can pazarıydı kan doldu gözlerime
isimsiz korkuları katmadım yüreğime
bembeyaz doğruları yaşadım ölümüne

uğurlar olsun uğurlar olsun
hüzünlü bulutlar yoldaşın olsun
bir keskin kalem bir kırık gözlük
yürekli yiğitlere hatıran olsun...
trakyanın fazlasıyla sahiplendiği yazardır.
malesef öldürülüşü hala soru işareti olan , ülkemizdeki faili meçhul cinayetler arasındaki yerini koruyan, düşündüğü için hedef yapılan bir kurbandır.
bundan tam 19 yıl önce cinayete kurban giden, sorgulayan, düşünen, araştıran ve korkusuzca paylaşan bir yazardır. düşünün ki; " bunca insan yıllarca tutuklu olarak hasiplerse kalmıştır. neden? bugünkü düzenin sürebilmesi için " diye o yıllarda ülkemiz hakkında böylesine tespitlerini her fırsatta sıralamıştır. aradan geçen yıllar içerisinde kim kasedi başa sardı diye düşünüyorum. huzur içerisinde yatsın.
‎19 sene olmuş uğur mumcu katledileli ve bırak bir arpa boyu yol almayı, kilometrelerce geriye gitmiş durumdayız! şeklimiz bu!
abdullah öcalanin devletle bağlantısını yazma arefesinde öldürülen gazeteci. yazık olmuştur. faili meçhul cinayetlerden sadece biridir.
ülkenin durumu kötüye gidiyor dediği için öldürülen gazeteci
71. doğum gününde anılan fikir önderi.

24 ocak 1993’ten bu yana kabarık dosyasında 1 gram yol alınamazken; istenildiğinde yurt dışından faili bulup getiren dönem hükümetleri; halen bulundukları konumun hakkını verebilmiş değiller. o da bir yana daha da üstünü kapatan bir tavırla davranıp; türkiye'de demokrasi ve güçler ayrılığının olmadığını betimleyen bir tutum sergiliyorlar. gerçi bunların da bir önemi yok, uğur mumcu gibi düşünen onla aynı paralelde yürümeye devam ediyor zaten; sonlarının ne olacağı konusunda beklenmedik akıbetlere uğrayacaklarını bile bile hem de!
güzel yürekli insanlar bu ülkeye fazla mı geliyor ne? huzur içinde uyusun... unutmadık seni, unutmayız seni...
saygı ve rahmetle andığım gazeteci, aydın. ışıklar içinde uyu...
ölüm yıldönümünde şehir dışında olduğumdan, hakkında bir giri kaydedemedim. hoş, sözlüğümüzün de bu güzel insanı unuttuğunu görüyoruz...

24 ocak günü, ülkemizin kaderinde katmerli bir uğursuzluğu taşır.
öncelikle, 24 ocak 1980 kararları, 12 eylül rejiminin tohumlarını hazırlayan ve bugünkü bağımlı türkiye'yi yaratan sürecin ilk adımıdır.
ikincisi, bağımlı türkiye'nin yetiştirebildiği en önemli cevherlerinden biri olan ve abd ile mit'in tezgahlarına çomak sokabilecek cesareti gösteren hukukçu-gazeteci-yazar uğur mumcu'nun katlediliş günüdür.
ne diyelim... ışıkları uğurlaya uğurlaya, karanlıklara boğuluyor buralar...
yine 24 ocak yine bir pazar. 1993 ankarası kadar olmasa da 2016 istanbulunda da kar var.. öldürülmeseler de yine susturuluyorlar..

"öyleyse vurun,parçalayın!
her parçamdan benim gibiler, beni aşacaklar doğacaktır" uğur mumcu
24 ocak 93 yılı pazar sabahı katledilen, kana düşen kalemini geride bırakan değerli insan.

türkiye'de eşine az rastlanır bir avuç insandan biriydi, birilerinin işleri rast gitsin diye öldürülen insanlar arasına ismi eklenen insan, eğer yaşasaydı bizi derinden sarsan ergenekon, balyoz, susurluk olayı gibi ne idüğü belirsiz kavramları aydınlatabilecek kişilerden biriydi.

allah rahmet eylesin, ışıklar içinde uyusun.
1942 yılında, kırşehir'de doğdu.
1993 yılında, ankara karlı sokakta katledildi.
solcu olacak kadar milletine değer verdiğinden ötürü, hem 1971 muhtırasının hem de 12 eylül faşizminin hedefi oldu.
kendine verdiği ismiyle, bu " sakıncalı piyade", mankurtlaştırılan milletinin ziyan ettiği cevherler arasındaki yerini aldı.
bize düşen, bu korkunç topraklardan şaka gibi yetişebilen böylesi değerlerimizi, gelecek nesillere aktarabilmek ve unutturmamak...

(bkz: uğurlar olsun)
katledildiği arabası eskişehir'de anıt sembol olarak sergilenmeye başlanan cesur kalem, iktidar sahiplerinin ortadan kaldırarak unutulacağını düşündüğü ama adı her geçen gün ve sene devleşerek büyüyen yazar... onu ortadan kaldıranlar tarihin çöplüğüne -ne yazık ki ellerini kollarını sallayarak- gitmişken uğur mumcu düşünceleriyle yaşıyor. umarım katilleri gün yüzü görmez... öte dünyadan önce bu dünyada hesap vermelerini istiyorum. 10 yaşındaydım, mersin'deydik haberi aldığımızda, annemin ve teyzemin iki göz iki çeşme ağladığını hatırlıyorum.