ağlamak

dün gece içten içe gerçekleştirmem gerektiğini düşünüp gerçekleştiremediğim eylem. yoğun duygular ve stersin üst üste geldiği o anda, bu eylemi gerçekleştiremeyecek kadar bitkinllk taşıyordu vücudum. his dünyamdaki tetikleme ile içimde boğum boğum biriken o rahatsızlık duygusu, istemsizce oniki saat uyumaya itmişti beni. belki de bu öz savunma mekanizmasının dışavurumuydu. uyumasaydım, o oniki saatin içimi yiyecek duygu karışımıyla kendimi mahvedecek olmamdan korktu beynim ve beni karanlığa itti.
halen bu dünyaya uyanmış gibi değilim. vücudumun içinde yaşamışım gibi sanki tüm ömrümü. kim bilir, belki şimdi ağlama zamanıdır.
çok fazla ağlamak istiyorum, çok dolu hissediyorum kendimi. birine sarılmak, omuzunda saatlerce ağlamak istiyorum. bırakmasın beni, bir şey demesinde. ben öylece ağlayayım sessizce, sarılayım ona. bırakayım kendimi orada, o da yanımda dayanağım olsun o süre içinde sadece dursun benimle beraber.
ihtiyaçtır kendileri ancak kolay kolay giderilmez. daha çok her şeyin üst üste gelmeye başlayıp dertlerin birikmesi, bir belayı zapt ettiğin zaman hemen üzerine daha büyüğünün gelmesi sonucu üzerine gelen duvarları ne çabalarla uğraşırsan uğraş gerisin geri ittiremediğin zaman güle oynaya beliriverir önüne. zor durumda olmak ya da ağlamak ayıp bir şey değil, ağlamak güzeldir :)
  • /
  • 3