altın gün

1970’s psychedelic anadolu rock ezgilerine yeniden hayat veren değişik bir hollandalı grup. kafası iyi görünüyor ve bu akşam benim de kafamı iyi yaptılar.
buram buram kalite kokan, son yıllarda yükselişe geçen saykodelikkk türünde ismini duyuran grup, yakın zamanda da iksv’de konseri olmuştu
grubun solisti olan türk elemanın (erdinç ecevit yıldız) o kadar güzel mavi gözleri var ki, ölürsün. adamın gözlerini izlemeye doyamıyorum.

bu da güzel bir röportajları: http://drownedinsound.com/in_depth/4152164-turkish-delight--dis-meets-alt-n-g-n
albüm ve single kapaklarındaki detaycılık ile göz doldurur. 1970'ler gibi değil, bizzat 70'lerin kendisidir bu kapaklar.
farkettiğim bir şey var, bu adamların coverladıkları türküleri şu sıralar ayıla bayıla dinlesem de, bunların orijinalleri neymiş, ben niye bugüne kadar keşfedememişim diye açtığımda, eski orijinal versiyonlarını dinlemeye tahammül edemediğimi farkettim. ben neşet ertaş tarzı türkü sevmiyormuşum, hatta katlanamıyormuşum. bu arkadaşlar artık batılı bir sounda mı getirmişler, ne yapmışlarsa bütün dinleyemediğim ne kadar türkü varsa hepsini dinleyebileceğim, dahası dinlemek ne kelime aşık olacağım bir kıvama getirmişler. gerçekten muhteşem bir iş çıkarıyorlar. dinlemeye doyulmuyor. işin daha ilginci, gayet anadolu'nun bağrından kopup gelmiş bu ezgileri ecnebilere dinletiyor olmaları. çok fena enteresan durumlar. bu grup sayesinde bir dünya türkü öğrendim, resmen önümde farklı bir kültürün kapısı aralandı.

en iyisi de yıllarca "piyanist şantör orgu" diye aşağıladığımız klavye enstrümanı ile harikalar yaratmaları, müthiş klavye soloları attırmaları.

vallaha müthiş.

dinleyiniz dinletiniz.

vay dünya: https://www.youtube.com/watch?v=vat6hkrbkcs