aşkın gereğinden fazla abartılması

sanırım gay,heteroseksüel,biseksüel demeden bir tek benim yurdum insanına has bir davranış.diğer ülkelerde sanmıyorum bu kadar abartılıp,gerektiğinden fazla değer verildiğini.bence bizler abazanlığımızla aşkı çok karıştırıyoruz..aşk diye sarılıp,ihtiyaçlarımızı da giderince düştüğümüz boşluk sonucu hem kendimizi hem karşımızdakini tüketiyoruz...gerek yok yani, o kadar ağlayıp zırlamaya,yalnızlık korkusu çekmeye,şarkılar dinlemeye,bir üstünlük yüklemenize kendinize ve hissettiklerinize... <br> <br>psk2:selamettin sana o kadar çok aşığım ki,ağzıma akıtmanı istiyorum. <br>selamettin:bende sana aşığım yakışıklım,içine akmak istiyorum.. <br>psk2:o zaman hem ağzıma hem içime akıt aşkım. <br>selamettin:oki aşkım. <br> <br>tüm olay bu yani... <br> <br>öptüm <br> <br>
aşkın bokunun çıkması hali..
zenne de geçen hadise
+aşk kokusu alıyorum
-aşkın bokunu çıkarırsanız kokar tabi!
sürekli sezen aksu mode on dolaşma güruhu. ilgilendiğiniz geniş yelpazedeki tüm alanlardan (fotoğrafçılık, müzik, 90lar, spor dalı gibi) birine ilgi duyan herhangi birine hemen duyulan ilginin, bu kadar hızlı tüketilen sanal ortamda mesajla bir merhabanın bile o şarkılardaki, filmlerdeki gibi aşık olunması gerekliliğinin dayatılmasından kaynaklı hissedilen duygu durum bozukluğu.
sinema, tv ve müzik piyasası bundan ekmek yer. insanlar toplumsal dertlerini * unutsunlar diye basarlar eğlenceli nostaljik müziği*, hemencecik oluveren aşkı da ağır çekim sunarlar sonra da onları şipşak boktan sebeplerle ayırır yine döşerler * acı müziği biz üzüm üzüm üzülürüz. empati kurar bizim de böyle büyük aşkları kolay bulup; boktan nedenlerle kaybettiğimize inanırız.
ama aynı şeyi haberlere yapsalar, ki son dönem yapıyorlar mesela hapishanelerdeki cinsel tacize; töreye,idama, uyuşturucuya.. aynı şeyleri yine yoğun olarak hissedip o kafayla dolaşırız. bizim ne istediğimizi * bize sormadan empoze eden bir sistem var, özetle sanalı,tüketimi dayatıp; içinde aşk olduğunu söylüyor. *
aşkın abartılması belki komik durumdur ama aşkın acısı neyse yaşanan da odur. abartılan bi durum değil gerçeğin ta kendisidir.
bir insanın kendini yalnız hissetmesi halinde bir baskasına sığınmasından dolayı ortaya çıkan acizlik.
karşılığını alamadığında dibine kadar!