ayı sözlük yazarlarının en garip rüyaları

rüyadayken rüya gördüğümü anladığım rüyam.matematik öğretmenimle sevişiyor olmamın başka bi açıklaması olamazdı zaten.
rüyamda rüya gördüğümü görürsem, rüyamdaki rüyamda olanlar gerçekleşir mi diye düşünmekten alıkoyamam kendimi.
gece üçte bu entryi girmem gerekliydi ama iyice delirdi bu adem demeyesiniz diye işe gelene kadar bekledim.
rüya mı, fantezi mi bilemediğim durumdur aslında, olay şöyle;
uyumadan önce son hatırladığım discovery science ta evrenin oluşumu ile ilgili bir program izlemekteydim, birden ortam karardı koltuktan kalkıp kapıya yöneldim kapıyı açmamla birlikte star wars seti gibi benim kapıdan uzanan yanları uzay boşluğuna açılan yıldızları ve güneşi aynı anda görebildiğim şeffaf bir köprümsü zemin üzerinde bilmediğim bir yöne koşmaktayım. bir taraftan koşarken bir taraftan pandalı pijamalarımın ve çıplak ayaklarımın durum için uygunsuzluğunu düşünmekteyim, bir yandan bu durumdan beni ancak ayimsi kurtarabilir diye düşünüyorum. kendisi teknolojik bilgisi, kıvrak zekası ve birilerinin ağzını burnunu dağıtmaya yönelik yatkınlığı ile duruma en uygun adem. yorulup duruyorum ve karanlıktan o geliyor, işte orada, kahramanım ayimsi ! ben durumun saçmalığı ve nasıl kurtulacağımız konusunda konuşurken etraftan kötü sesler çıkaran ne olduğu belirsiz, eciş bücüş şeyler yaklaşıyor. işte şimdi sıçtık diyorum ve bana nickimle seslenerek futurelavirs vakur duruşu, muazzam kasları, cübbesiyle geliyor. kendi kendime işin saçmalığının farkına varıyorum kesin rüya olum bu kalk bu adamların ikisi bir arada görebilmen imkansız diyorum. kahramanlarım canavarları benden uzak tutarken kendimi ikisini bir arada bulmanın ve yokluğun verdiği açlıkla, garip aktiviteler** düşünürken buluyorum.
uyandık tabi efendim sonunda, her şey rüyalarım kadar güzel olmuyor.
sevgili sözlük buradan senin aracılığınla bilinçaltımı ve rüyalarımı ele geçiren bu ademlere seslenmek istiyorum.
ayimsi bey allahın siktir ettiği bir ülkede yaşarken neden rüyalarımda bile olsa bana umut vermektesiniz ? ayıptır, yazıktır yapmayınız efendim :) yine de pek bir seviyorum sizi
futurelavirs bey en kısa zamanda bisikletime atlayıp geleceğim o koca şehre, şişli adliyesinin ortasında sergilemekten zevk aldığınızı düşündüğüm, boynunuz ve omzunuzun birleştiği yerdeki o küçük sevimli çukurdan öpeceğim. *
xmen apocalypse izlediğim günün akşamı zamanı durdurabildiğim ve bükebildiğim bi rüya gördüm çok güzel keşke uyanmasaydım
bi kaç ay öncesine kadar sık sık görüyodum. rüyamda ölmüşüm ama orasını tam hatırlamıyorum. ruhum dünyada sıkışıp kalıyor, beni sadece ailem görebiliyor ve bir de eski bi arkadaşım. bana ruhumun dünyada sıkıştığını ve hayattayken yarım kalan bir işimi halletmem gerektiğini söylüyorlar. ailem ve arkadaşım bana yardımcı oluyor. çocukluğumdan beri vakit geçirdiğim her yere uğruyoruz ama ben hala dünyadayım. sonra arkadaşım bana yardım etmekten vazgeçiyor. ben hayattayken aramız bozuk olduğu için bu olayı ikinci şans olarak görüyor ve öbür tarafa gitmemi istemiyor beni ikna etmeye çalışıyor. zaten ben de olduğum yerde duruyorum. rüyayı bazen devamı olarak bazen de aynısını aylarca gördüm sonra geçti.
tokyo, japonya'da yaşıyorum güya. benim şansıma kıyamet orada kopuyor, her yer alev alıyor, adım başı patlamalar oluyor. ben de "elin japonyasında bile şanssızlık beni buldu." diyip sokağın ortasında hüngür hüngür ağlamaya başlıyorum, daha sonra da yüzüme bomba düşüyor, ölüyorum falan. şimdi düşündüm de biraz geliştirilse, üzerinde düşünülse uyduruk bir bilimkurgu filmi senaryosu çıkarmış bundan.
sibel can beni oğluna istemeye gelmişti. anneannemin evindeydik ve sibel can kahveme tuz atıyordu.