ayrılmak

ayrılmak diye aratıyorum. ayrılmak diye bir konu yok ki?!!! diye uyarı veriyor sözlük. ayrılmak diye bir şey var sevgili sözlük. bildiğin bayağı hem de saniyeler içinde ayrılabiliniyor. yapışmış olan kaynaşmış olan iki şeyi ayırmak gibi ayrılmak. zaten hiç birleş/e/memiş olanı ayırmak mümkün mü? değil. elbette ayrılıyoruz her gün bir şekilde bir yerden terkidiyar ediyoruz, bir zamandan uzaklaşıyoruz, bir insandan da ayrılıyoruz. ayrılmak diye bir şey var sevgili sözlük.
çoğu zaman hüzün içeren faaliyet.
beraberinde bunalım, üzüntü, gecelerce yastığına sarılıp gözyaşlarını gizli gizli oraya akıtabilmeyi, başkalarına çok güzel tiyatro yapabilmeyi öğreten durum. hele bu dönemde yapılan delilik hareketleri bir başka olur. sevip de ayrılmak zor eğer hala seviyorsan. her ayrılığın bir izi vardır kalpte.
kimi zaman refaha ulaşmak kimi zaman cehennemin dibini boylamaktır.
aşk kitabında ayrılık kanun mu diye sorulup merak edilen kavramdır .sancılı günlerin başlangıcıdır.
insana ferhat göçer bile dinlettirir. "lan aslında hiç de fena değilmiş" dersiniz. demek ki doğadaki her şeyin bir anlamı varmıştır. bir aydınlanma yaşanır. empati zilleti sizi esir alır. herkeslere hak verirsiniz. o kadar ki artık sizde hak kalmaz. biliyorum akıl almaz bir olay bu sözlük ama işte aklıma gelince o güzel yüzü, her yanımı kaplıyor tatlı bir hüzün.
ilişkiye başlamayı birer yatırım olarak gören insanlar için acı verici ötesi bir durum. yaş ilerledikçe, yapılan yatırımlar boş çıkmaya devam ettikçe depresifliğin son noktalarına gelmek kaçınılmazdır.
insana yalnızlığını hissettiren durumlardan ayrılmak.