evlenmek

ev sahibi olmaktır. evlen-mektir.

mesela arabalı olma durumu da arabalanmaktır. *
mevcut işyerimde çalışmaya ilk başladığım zamanlarda, benim dışımdaki elemanların tamamı pavyoncu tayfadandı. mesai bitimiyle arabalara doluşup soluğu pavyonda alırlardı.

sonra sırayla evlenenler olmaya başladı.
grup içerisinde evlenen, oyunda sobelenmiş gibi, pavyon tayfasının dışına itildi. zamanla evli sayısı çoğaldı ve şu anda pavyoncu olarak tek bir eleman kaldı. ilk başlarda evlenenlerle en çok o dalga geçerken, şu aralar "tek başına pavyona gitmek de can sıkıyor, ben de ufak ufak evlenecek birilerine baksam iyi olur" diye homurdanıyor.

işin daha da komik tarafı, bizim elemanların eşleri hep aynı çevreden. hanımlar ya arkadaş, ya akraba. dolayısıyla hepsi benden beter bunalmış vaziyetteler evlilikten.

pavyondan sıkılıp evlendiler;
şimdi daha çok sıkılıyorlar.
gereksiz.

bence eşcinsel evlilik hakkın elde etmek yerine heteroseksüellere de yasaklansın diye uğraşmalılar. böylece "dinen eşcinsellerin evlenmesi haram", savunması yerine evliliği toptan ortadan kaldırarak bir eşitlik elde etmiş oluruz. sonuçta evlilik farz değil. seküler devletlerde farz olmayan şeylere yasak konabiliyor.

bence süper fikir swh

ayrıca evlilik olmazsa boşanma da olmaz. ayrıca hiçbir gay zorla evlenmek zorunda kalmaz. ve kızlar istedikleri erkeğe gönüllerince verebilir.

resmen bela bir kurum.
bundan bir yıl önce sorsanız ne evliliği yaw, hetero olsam da evlenmeyi tercih etmezdim diyordum, ama "onunla" tanıştığımdan beri, bu düşünce bana pembe pembe balonlar uçuruyor, onunla yurtdışına gitmek, hayatımı ona adamak, onunla uyanmak, hayatımı onunla geçirmek, yalnız onun olmak düşünceleri geçiyor(du) içimden, tabi onun bundan haberi yok, bir kere çıtlattım da engelledi beni. ben de hayal kurmaya devam ama bir tane beyim olsun çok isterdim, seyirlik değil ömürlük olsun.
sorumluluk almaktan başka hiçbir özelliği yok ve sorumluluk demek bela demek. leş bi müessese bence.
beni en çok korkutan şeylerden biridir.
su anda istedigimdir cunku evden atildim. evet zaten son entrylerimin bi psikolojik tahlilini yaparsaniz atilmasam da benim ayrilacagim acikti. evlenmek bir kiz icin en kolay yol olarak gorunuuor. tabi mantik evliligi olarak. baska turlu nasil pat diye yer bulur insan? ama karsi tarafta empati olsa, 2. kez kovmazdi... ılkinde nasil geri dondun diye soracak olursaniz akrabalar araya girmisti... ve altini ciziyorum ortada neden yok... belki de nedenleri yazsam bir roman olur. eger karsi cinsle evlenmeye zorlanan birileri varsa icinizde ben en iyi adayim... hic olmazsa benimle formalite bi evliliginiz olur bi sure, bu surede ozgurce yasarsiniz hemcinsinizle hayatinizi... bu son cumle kendime acimanin bir urunu olup, onceki olayda olayin hararetiyle kizlarsoruyor gibi bir siteye yazmistim - o zaman ayisozluk uyeligim aklimda degildi, olsa da muhtemelen bunlari yazmazdim. ıkinci kez kovulmanin ve aile iliskilerimize ucuncu bir sansi vermeyecegimin bilincinde olarak buraya dokulerek hata ettim belki de... sonucta anime sitesinde de ilac tavsiyesi isteyen absurt de bendim... ama su anda kizlarsoruyordan farkli olarak maddi degil de manevi anlamda yardimci olacaginizi soyleseniz iyi olur... bakmayin evden kovulmakla ayisozlugun arasindaki fark, animeyle agri kesicinin arasindaki farktan daha az... burda da en azindan cinsel yonelimi yuzunden kovulan ve anne-baba tarafindan reddedilenle karsilasmayi beklemek abes degil... bir akla ihtiyacim var en cok, sonra evlenecek birine belki, ve son olarak tekrar etmeliyim,

keske gay olsaydim. o zaman benden nefret etmelerinin en azindan bi sebebi olurdu ve onlara ikinci sansi vermeme gerek olmadan yanina siginabilecegim birisi kim bilir...
  • /
  • 2