geçmişe dair silmeye kıyamadığınız fotoğraflar

telefonun başına bir iş gelirse diye kopyalarini bilgisayarda biriktirdiğim fotoğraflardir.
arkadaşlık anlamında, biriyle gerçekten bitmişse hiç tereddüt etmeden sildiğim, benim için önemsiz olan bir konudur, çünkü o resim artık geçmişte kalmıştır ve her bakışta o zamanları hatırlayıp iç çekmek-hatırlamak bana geçmişe takılmak gibi geliyor. hele de o kişi bu durumda suçlu olan ise.

eğer resimde çok iyi çıktığımı düşünüyorsam resmin kendim olan bölümünü kesip ayırma bencilliğini de yapmışlığım vardır...
geçmişe dair silinmeyen fotoğraf yoktur, geçmişe dair silinmeyen duygu vardır. bu yüzden her fotoğrafı yeri geldiğinde çat çat silerim, uğraşmam, savaşmam mücadeleye girmem.

her duygu doğar ve kendine uygun insanı yaratır, insanlar değişir fotoğraflar belki değişmez ama bu kez duygular yarattığı başka bir insanı kendine seçer. ve insan en çok ummadığı anda bu fotoğrafları siler. unutmaya çalışılan ve hatırlanmak istenen arasında gidip gelirken, özleneneni fotoğrafta yaşatmaya bağlanan anlam ve silince bu anlamın yok olacağı algısı da yanılgıdır, şimdi sen bu fotoğrafları silmeye kıyamıyorsun ya silemediğin fotoğraftaki eleman kim bilir nerede ne yapıyor ve nasıl bir siklememe ile seni hatırlıyor bir düşün.
özellikle eski sevgililerle ya da şimdi küs olduğunuz arkadaşlarınızla çekilmiş fotoğraflardır. o insanları ne kadar kafanızdan silmiş olsanızda o fotoğrafları silmeye kıyamazsınız. tabiiki hala o insanlara değer verdiğinizden değil kendi güzel anılarınızı silmek istemediğinizden.
eğer görüşmeyi kestiysem telefonumda silmeye kıyamadığım fotoğraflar yoktur. he bazılarında kesme biçme yaparım, o fotoğrafta görüştüğüm dostlarım varsa onlara kıyamam, görmek istemediğim kişiyi keserek yine yok ederim o fotoğraftan. aynı şekilde bir daha görüşmeyeceksem facebookta da beraber çekilip yayınlanan fotoğrafları da itinayla silerim. telefonumda barındırmadığım fakat hiç bakmadığım harddiskimde kalmaları beni rahatsız etmez. yoksa eski dostlarla çekilmiş fotoğraflar candır, onları zaten kimse silip atmaz ki.
geçmiş konuşmaların screenshot'ları da olabilir bunlar.

-zaman zaman açar bakarsın, okursun, gülersin, buruk gülersin, gerilere gitmeye parmak kası yetmez çünkü.
-güçlü hafıza için şart.
-düzeyli(?) bi tartışma sırasında çataa diye patlatırsın ortaya, çünkü hafıza güçlü artık ve sen haklısın.
yeri geldiğinde fütursuzca silinecek fotoğraflardır.
öyle bi an geliyor ki, geçmiş sadece geçmiş te kalıyor. o fotoğraflar da bi anlık sinirle puf gidiyor hepsi. belki de ben böyleyimdir bilmiyorum, geçmişe takılı kalan bi insan değilim. ne olursa olsun, kim olursa olsun geçmiş geçmiş olarak kalıyor bende ve bugünüm de gereği olduğunu düşünmüyorum. silin arkadaşlar, size acı veren, sizi geçmişte bırakan herşeyi yok edin. gelecek daha bi yaşanası sanki.
yıllarca durur durur arada bakarsın gülümsersin hüzünlenirsin bazen birisini gösterirsin bazen kendine saklarsın senin hazinendir sonra aptalca bi sebeb çat sil
illa eski sevgililerin fotoğrafları olacak diye bir şey yoktur. ailecek fotoğraflar, anne baba fotoğrafları, çocukluk fotoğrafları, doğum günü fotoğrafları, geçen senelerden fotoğraflar vardır.
telefonunuz serviste haberiniz olmadan formatlanınca kıyamamanızın pek de bir şey ifade etmediği fotoğraflardır. cesaret edemediğinizi rastgele bir servis elemanı yapmıştır.*
boşalırken çektiğim fotolar.
"silin gitsin, unutun, yok edin" benzeri düşünceleri anlamakta zorluk çekiyorum. öncelikle bu geçmişe dair olan şeyler çoğunlukla ilişkilerinize dair olan şeylerdir. herkesin yaşadığı ilişkisi kendine göre elbet ancak sırf zamanında kötü bir şeyler yaşandı diye hem o fotoları hem de o insanı hayattan silmeye çalışmak hayatın kendisine yapılan bir saygısızlık gibi geliyor. eğer kişiler yaşadıkları olaylarla ve kendileriyle yüzleşmeyi başarabildiyse bence o fotolar bir zaman sonra o iki kişi tarafından mutlu bir şekilde anılabilir de. ha tam tersi de olabilir ama bu benim tercih edebileceğim bir şey değil. eğer güzel anılar yaşandıysa bırakın güzel kalsın. önemli olan yüzleşebilmek ve bazı şeyleri aşabilmek bana kalırsa. böylece kimse acı çekmek zorunda kalmaz inanın. hayatın size ne getireceğini kimse bilemez sonuçta.
geçmişe dair fotoğraflarımı ancak toz bezi ile silebilirim.
lisedeyken bir doğum günü kutlamam esnasında çekilmiş olduğum rezil fotoğraflar. silememe sebebim ise bütün eğlence boyunca bütün fotograflarda fermuarımın açık kalmış olması ve benim bunlara bakıp bakıp yarılmam. kimse de uyarmamış amk
ne siliyorum, ne de bakıyorum dediğim fotoğraflar. fotoğrafları göz ucuyla gördüğümde ise içi boş kavun gibi oturup, boş boş bakıp geçiyorum. *
herkesin vardır böyle bir klasör dolusu fotoğrafı.
ne silinebilir nede bakılabilir fotoğraflardır onlar artık,
kiminde eski sevgilinin olduğu ama unutmakta istemediğiniz güzel günler, artık konuşulmayan arkadaşlar, uzak akrabalar yada en acısı artık yaşamayan yüzler...
garip bir vefa duygusuyla silemezsiniz onları ama bakmakta gelmez içinizden dosyaya içeriğin tadını daha da keskinleştirecek bir isim verip saklamaya devam edersiniz.
belki de o fotoğraflar sizi saklıyordur düşüncesi hep bir köşesinde durur aklınızın....