ilk aşk

üniversite 2 de ilk kez aşık olmuştum. o kimya öğretmenliği okuyordu yakın bir ilde. bir gün kötü haberini aldım, yurttan çıkıp okula giderken otobüs çarpmış ve yoğun bakımda ölmüş. yıkıldım. intihar bile ettim, onsuz yaşamın gerekmediğini düşündüğümden. eşşoğlueşşek! ölmemiş, kaza yapmamış. merak etmiş sadece, böyle bir haber alırsam ne yaparmışım diye! şakaymış yani. delimiyim neyim ben.
ilk seferinden her zaman çok acır, sonra insan alışıyor.
ilk kalp krizi geçirmek gibi bişey.
bitmiş aşktır. ya terketmişsindir ya terkedilmişsindir. ilk olmasının da özelliği budur zaten. bitmiştir, bitirilmiştir.
hayatınız boyunca sadece 1 kere başınıza gelecek olduğu için olabilidiğince tadını çıkarmanız gereken duygu... sonra aşka bakış açısı değişiyor, farklı bir koruma duygusu geliştirdiği için insanlar aşka karşı ilk aşk kadar masum temiz ve saf yaşanmıyor...
çok fena bişey, sonradan böyle olmuyor aşklarınız...
henüz öyle bir şey yok. bekliyoruz bakalım.
hatırlamadığıma göre ilk aşkın unutulmazlığı bahsi çok da genel geçer olmasa gerekir. ya da hafızamı kaybettim ki aklıma gelmiyor.
lisede cinsel yönelimimi ilk keşfettiğim yıllar hocama aşık olmuştum aradan 10 yıl geçti kendisini 1-2 yılda bir görürüm arada yanına ugrarım ama her seferinde içim yanar sanırsam hala ona aşığım yada değilim bilemedim şimdi.
daha yeni başımdan geçmiş bir olaydır. daha önceleri sohbet muhabbet tadında geçen işi pişirdikten sonra hemen giyinip gitme çabasında olan ben yaklaşık üç ay önce fena çarpıldım birine ilk aşık olduğum ama ilk defa bişe yaşamadan yanında uzanmanın bile keyif verdiği ada'm gözlerinin içine bakarak mutlu olduğum adam gülüşüyle beni mest eden adama. ne mi oldu karşılıklı duygular beslemiyormuşuz. ben kimseye bakmazken göremezken iki gündür başkasıyla görüşüyormuş. ilk aşk gerçekten unutulmazmış benim ki baya sıkıntılı oldu unutabilir miyim hayır başkasına bakabilir miyim şuan imkansız. aşk iyi bişey mi sanirim değil arkadaş olmak daha önemli mi evet :)
-acıtır 0_o
+aşkı yanlış anlayıp, yapılanların bıraktığı acıydı ama ^^
bir kere aşık oldum 4 yıl önce. başka hiç olmadı. beğenemiyorum yani hemen. karakterli kişiler abi..(yazar burada hornet'e laf attı)

bizde aşık olmanın nasıl işlediği genelde bilinir zaten. sevdiğin çocuk ya heterodur ya biseks ya da gay. hetero ise o'na açılma ihtimaline karşı ya yüzüne yumruk yersin ya da güzelce reddedilirsin. biseks ise belki seni kabul eder ama sadık olmaz korkusu olur. (bisekslerin malesef kötü bir üne sahip oldukları bir gerçek. ben severim biseks abileri ama napalım..)
gay olma ihtimali ona olan aşkının güzel kısımlarını besler. hayallerinin çoğunu bu ihtimal üzerine kurarsın. ya da bu adam hayallerinde heterodur; ama allah'ın işine bak, seni kabul eder. ilk biraz cinsellik yaşar seninle, sonra o da sana aşık olur. olur mu olur di mi? bok olur.

benim gibi korkak bi arkadaşsanız bunları düşünür durursunuz aşıkken. ilk defa yaşıyorsunuzdur bu duyguyu. gayseniz etrafınızda örnekleriniz olmaz. filmlerden izlemişsinizdir gay aşkını ya da internette falan okumuşsunuzdur denk gelmişse. sonra aşık olduğunuz şahsiyet gider. giderken sadece elinizi sıkar. siz sarılmak istersiniz, olmaz. sonra aradan bir buçuk yıl geçer, hala uyumadan önce onu düşünürken bulursunuz kendinizi. mal mısınız? unutunuz lütfen. ben unuttum. sonra da bir daha aşık olmadım.

öff kim soktu bu başlığı sol frame'e, içim sıkıldı.
bugün * adam yaralamaktan ve tehditten 1 sene hapis cezası aldığını duyduğum kişi. başka işlere bulaştığını da duydum. halbuki yeni bir düzen kurmuştu yeni evlenmişti şimdi de evde karısı perişanmış. çok garip oldum lan. kendisi çocukluk aşkım yaklaşık 7 sene sevmiştim onu ta ilkokuldan neredeyse ortaokulun sonuna kadar. o anki saf duygularım geldi aklıma, onun masum yüzü, güzel gülüşü. ortaokuldan mezun olunca kendisini bi daha görmediğim için aklımda hep çocuksu saflığıyla kalmış. o yüzden bu durumu ona daha da bi yakıştıramadım, garipsedim. hayat gerçekten garip ve zor. herkesi farklı yollara itiyor, değiştiriyor bir kez daha anladım.
ilk kez ciddi bir hoşlanma işi lise 3'te olmuştu. internetten digimon forumundan bir adamla tanışmıştım. bana o zamanlar alışık olmadığım bir şekilde, çok iyi davranıyordu. ben de hislerime hakim olamadım, bayağı aşık olmuştum. her gün ağlıyordum falan filan. şimdi düşünüyorum da ne salakmışım. hiçbir sorunum falan yokmuş, kendime sorun yaratıyormuşum. adamın sevgilisi vardı, hatta evlendiler sonra. adam biseksüeldi. bi de galiba pedofili falandı, çünkü benle sadece seks yapmak istiyordu ve ben 17 yaşındaydım, o da 27 yaşındaydı.
muhtemelen ikimizin de yaşadığı ilk tatlı aşktı,evet bu hissiyat fazlasıyla iyi geliyor. 12 yaşındaydık ve birbirimizden etkilendiğimiz aşikardı. bir gün akşam evlerimize yol alırken aniden elinde tuttuğu montunu omzuma attı akabinde de sarılarak aşkını itiraf etti,ben de kayıtsız kalmadım. yazınca gözümden film şeridi gibi geçti o an * sonra sınıfta aynı sırada oturmalar falan... yakın zamanda yılların merakıyla bir bakayım neler yapıyor acaba derken ezilenlerin sosyalist partisinin neferi olduğunu gördüm. *
arkadaşım aracılığıyla, ingiltereden döndükten hemen sonra tanışmıştım kendisiyle. şu anki beğenilerime hiç uymayan, sürekli kafası uçuk, "asi" bir tipti. delicesine hoşlanıyordum, "arkadaşça" evimi ziyaret ettiği bir gün başka bir arkadaşımız salonda mcdonals yerken biz malum dünyalara daldık.

karşındakinin seni tek seferlik istemesi neymiş ilk o sefer öğrendim. bir de güzel öpüşebildiğimi. teşekkür ediyorum ona bu sebeple, umarım ettiğim beddualar işe yaramamıştır da hala iki bacağı da yerindedir.