kişisel gelişim

bu türe ait kitap alıp okuyanları hiç anlamam.
yahu bunları okumak yerine klasikler okunsa, biraz sanat merakı uyandıracak alanlara yönelse insanlar. mutlu olacağı bu uğurda fedakarlık göstereceği işlerse bulunsa insanoğlu zaten istediği mutlu yaşamı yakalayabilir bence.

mutsuz insanların nasıl mutlu olunacağını anlattığı bundan para kazandığı boş alan.
adı üstünde kişisel olduğu için ve herşey öznel,değişken olduğundan dolayı hileli ve para aracı olarak kullanılabilecek terim.
lise zamanlarımda okurdum. kitap boyunca depoladığım gaz, kitap bittikten en fazla iki gün sonra bitmiş olurdu. ben de normal hayatıma dönmüş olurdum.
geçenlerde bir arkadaşımın elinde gördüm: girişimcilikle ilgili ismini hatırlayamadığım bir kitap. hiçbir girişimcinin bu kitabı okuyup da girişimci olduğunu zannetmiyorum. hani ali ağaoğlu, vehbi koç falan daha kişisel ve gelişim kelimelerini tek cümle içinde duymamışlardır bile. keza mutlu insanların da mutlulukla ilgili kişisel gelişim kitapları okuyup mutlu oldukları falan yok. hatta kişisel gelişim kitaplarıyla yolları muhtemelen hiç kesişmeyecek. böyle kitaplarla yollarınız kesişti, bir çıkış arıyorsanız bataklıkta debelenmekten farkınız yok demektir. geçmiş olsun.

bir de erdal demirkıran kanserojeni vardı ki elhamdülillah milletimiz bunu da atlattı, bitti gitti. buna da değinmesem olmazdı. -itiraf ediyorum ben de okudum- -itiraf ediyorum severek okudum-
bir süredir youtube videoları izleyerek takip ettiğim konu.

o gün çok mu motivasyonsuzum, çok mu içimden bir şey yapmak gelmiyor, açıyorum youtube'u, işte ne yapmak istiyorsam onu yazıyorum, "nasıl daha üretken olurum?", "nasıl zamanımı daha iyi kullanırım?", "evi nasıl düzenli tutarım?", "para vermeye değer 10 eşya" falan gibi bir şeyler. gelen sonuçlardan hoşuma giden bir ikisini izliyorum, sonra gaza geliyorum, yapabilirim, başarabilirim diyip işe girişiyorum.

biraz acaip olduğunun farkındayım ama bende acaip işe yarıyor bu. youtube ile garip bir ilişkim var. kişisel gelişiyorum.