kişisel gelişim

nasıl seviyorum bu konsepti anlatamam. çok süper verimli, üretken bir insan değilim belki ama kendimi nasıl daha iyi, daha üretken hale getiririm, nasıl daha etkin email cevaplarım, nasıl daha kolay beceri edinirim, nasıl daha hızlı yazı yazarım, gitar çalarım, hayatımı planlarım, zamanımı etkin kullanırım, bütçemi yönetirim, hızlı okurum, düzenli alışkanlıklar edinirim, daha sağlıklı beslenirim vs. gibi milyon konuda kendimi geliştirici şeyler okumayı ve izlemeyi çok seviyorum. güzel şeyler öğrendikçe, uyguladığım şeyler sonuç verince falan da mutlu oluyorum. çok emek istiyor yalnız kişisel gelişmek işte. bir de düzgün ve işe yarar materyal bulmak önemli, yoksa önüne gelenin bu konuda kitap yazdığı veya video çektiği doğru. işte deneye yanıla, naparsınız.
bu türe ait kitap alıp okuyanları hiç anlamam.
yahu bunları okumak yerine klasikler okunsa, biraz sanat merakı uyandıracak alanlara yönelse insanlar. mutlu olacağı bu uğurda fedakarlık göstereceği işlerse bulunsa insanoğlu zaten istediği mutlu yaşamı yakalayabilir bence.

mutsuz insanların nasıl mutlu olunacağını anlattığı bundan para kazandığı boş alan.
adı üstünde kişisel olduğu için ve herşey öznel,değişken olduğundan dolayı hileli ve para aracı olarak kullanılabilecek terim.
lise zamanlarımda okurdum. kitap boyunca depoladığım gaz, kitap bittikten en fazla iki gün sonra bitmiş olurdu. ben de normal hayatıma dönmüş olurdum.
geçenlerde bir arkadaşımın elinde gördüm: girişimcilikle ilgili ismini hatırlayamadığım bir kitap. hiçbir girişimcinin bu kitabı okuyup da girişimci olduğunu zannetmiyorum. hani ali ağaoğlu, vehbi koç falan daha kişisel ve gelişim kelimelerini tek cümle içinde duymamışlardır bile. keza mutlu insanların da mutlulukla ilgili kişisel gelişim kitapları okuyup mutlu oldukları falan yok. hatta kişisel gelişim kitaplarıyla yolları muhtemelen hiç kesişmeyecek. böyle kitaplarla yollarınız kesişti, bir çıkış arıyorsanız bataklıkta debelenmekten farkınız yok demektir. geçmiş olsun.

bir de erdal demirkıran kanserojeni vardı ki elhamdülillah milletimiz bunu da atlattı, bitti gitti. buna da değinmesem olmazdı. -itiraf ediyorum ben de okudum- -itiraf ediyorum severek okudum-