belli disiplinler için dökümantasyonun tartışılmaz bir önemi vardır elbet; lakin bunun interaktif bir sözlükteki yeri nedir, dedirten başlık. biraz spontane yakalanmış magazinsel bir fotoğraf gibi geliyor.
eşcinsel dünya için: "iki erkeğin/kadının sadık birer sevgili ya da aşık olamayacağı, sadece iyi birer sıkı dost olabileceğini" bana açık ve net olarak izah eden, yasak olduğu için çekici duran, lanetli ve bir o kadar da sırta saplanmış bıçaklarla dost, sevgi kazığı
eşcinsel evliliklerin ardından dün de esrar kullanımını yasal hale getiren ülke. güney amerika'nın en zengin ülkelerinden biridir. başkentleri montevideo görülmeye değer görünüyor. ileri dönem gezi hedefleri arasına yazıldı...
sevgili tarkan ile olan işbirliğim sonucunda 2 dakika önce yazdığım şarkı.. tüm sevenlere gelsin..
hornet'den yatağına bir yol varsa
bu aşktır elbet
çıplak fotoğrafın yetti bana
kalktı bir kıyamet
aç kapını, ben geldim
giydiğim siyah boxer
zevk suyuyla beslerim seni
poppers yerine koklarım seni
anüsümün tüm duvarları senin
sen inlet, ben sikerim seni
masaüstünde sikerim seni
sikerken uyuturum seni
penisimin tüm damarları senin
ben seni sikerim seni
tut donumdan çek götür beni
hüüüüp diye içine çek döllerimi
sadece aktifsen bu seks olmaz
bunu yaz bir yere
sarılıp yatmazsam sikim girmez götüne
dünya sikimde değil
olmuşum sana pervane.....
kızılayda yaşayan biri olarak olabileceğim tüm objektifliğimle söz etmek istiyorum bu patlamadan. ankara'da herkesin bir durup da nefes aldığı yerde yapılıyor patlama, güvenparkta. adı güven-park, neyse. haberlerde sakin bir gün olduğu söyleniyor, oysa dakikalar önce ne kadar kalabalık adım atacak yer yok diye geçirdim birkaç dakika önce. zaten kızılayın sakin bir günü yoktur, hele ki pazar günü. 27 ölü olduğu söyleniyor, inanmak istiyorum ama buna inanacak kadar kör değilim. yanan otobüsler,araçlar, insan bedenleri.. ankarada yaşayan kimse 27 ölü olduğuna ihtimal vermez zaten. iç işleri bakanlığının önünde yapılıyor patlama. ne demek bu senin iç işlerin götümde değil ? kızılay avmnin yanında, iş yerlerinin, büroların, cafelerin, parkların, bankaların, metronun, ankaranın merkez otobüs duraklarının bulunduğu yerden ''uzak durmamız'' isteniyor. duramıyoruz efendim, bunu bildikleri için her seferinde patlama noktası kızılay. bahsedilen kusursuz güvenlikten söz etmek istiyorum. ankaranın girişlerinde kimlikler toplanıp tc kontolü yapılıyor. ama ben suriyeliyim kimliğim yok diyen bireyler es geçiliyor. metro girişlerinde tek tek kontrol ediliyor, ama güvenlik göbeğini kaşıyıp herkese müsamma gösteriyor. soruyorum ne malum bomba olmadığı? kimliğimi çıkarıp eline veren ben, kimliksiz ve hatta belki suriyeli bile olmayan insandan daha terör gözüyle bakılıyorum ülkemde. köpekleriniz yanlış insanların çantalarını kokluyor. ve siz biz önlemimizi alıyoruz diye göz boyuyorsunuz. şans eseri hayatta kalıyorum evet, bu artık sinirlerimi bozuyor. siren sesleri, çocuklarına ulaşamayan anneler, bok yoluna sönen hayatlar sinirimi bozuyor. ben artık son bulacağına inanmak istiyorum. aksi takdir de asla iyi olmayacağım, aksi takdir de asla iyi olmayalım.