13 mart 2016 ankara patlaması

ankaralı ayı sözlük yazarlarının acilen sağlıklı olduğunu bildirmeleri lazım bir şekilde.* umarım bir şey olmamıştır.
ikinci patlama da olur kesin dedim oldu. müneccim taşağı yemiş olabilirim.
yayın yasağı getirildiği için ne olup bittiğini ancak verildiği kadarıyla alabileceğimiz patlamadır.
18.45 de güvenparkta meydana gelen ve kıl payı kurtulduğum patlama. kızılaydan eve gitmek için oturduğum mekandan otobüs durağına yürümek için kalktım sokağa çıktığım sırada çok büyük bir patlama sesiyle birlikte kaos ortamı oluştu. herkes birbirinin üzerine doğru patlamanın olduğu yerin ters istikamete koşmaya başladı. arka yollardan taksiyle zar zor eve döndüm ve yayın yasağı geldiğini duydum.
doğuda siviller ölüyor bik bik bik ağlayanların gerçekleştirdiği saldırıdır . allahın laneti siz ve sizin gibi teröristlerin üzerine olsun inşallah .
insanları katletmekten zevk alan sapkın beyinleri oyunlarına kurban olmaya devam ederken bunun ardındaki nihai sonuç kin, öfke ve nefretten başka bir şey olmayacaktır. sorunu suriye'de, sorunu suriyelilerde, sorunu suriyelilerin dört bir yana dağıtılmasında, sorunu devlette arayabilirsiniz. ama bir sorun var, tek bir sorun. eğitim, eğitim, eğitim.

üzücü durumlardan biri dahadır. artık üzülmeye karşı duygusuzlaştığımızda iç savaş mı çıkar, amaçları bu mudur, yoksa milleti kışkırtmak mıdır amaç? oralarını bilemeyeceğim ama sonu kötü bitecek bunlara sebep olanlar adına. belki de o zaman muti kalabileceğiz.
yazılacak ve söylenecek birşey kalmadı ki...
ne seçmeni utanır, ne bürokratı üzerine alınır!
allah varsa eğer allah, sebep olan her birinin sonunu aynı etsin!
yoksa madem, bu halk gerekeni yapmazsa eğer, aynı son hepimizin başına gelsin!

(bkz: ak cehennem)
(bkz: yeni türkiye)
100 mt önümde gerçekleşen, kıl payı kurtulduğum patlama.
yine yasaklar, yine sansür. toplumun haber alma ve iletişim özgürlüğünü baltalayan devlet yönetimi öncelikle bu patlamaları önlemeli. hani ankara'da artık müthiş bir güvenlik halkası oluşturulmuş, önlemler alınmıştı.

(bkz: her katliam sonrası internetin yavaşlaması)
kızılayda yaşayan biri olarak olabileceğim tüm objektifliğimle söz etmek istiyorum bu patlamadan. ankara'da herkesin bir durup da nefes aldığı yerde yapılıyor patlama, güvenparkta. adı güven-park, neyse. haberlerde sakin bir gün olduğu söyleniyor, oysa dakikalar önce ne kadar kalabalık adım atacak yer yok diye geçirdim birkaç dakika önce. zaten kızılayın sakin bir günü yoktur, hele ki pazar günü. 27 ölü olduğu söyleniyor, inanmak istiyorum ama buna inanacak kadar kör değilim. yanan otobüsler,araçlar, insan bedenleri.. ankarada yaşayan kimse 27 ölü olduğuna ihtimal vermez zaten. iç işleri bakanlığının önünde yapılıyor patlama. ne demek bu senin iç işlerin götümde değil ? kızılay avmnin yanında, iş yerlerinin, büroların, cafelerin, parkların, bankaların, metronun, ankaranın merkez otobüs duraklarının bulunduğu yerden ''uzak durmamız'' isteniyor. duramıyoruz efendim, bunu bildikleri için her seferinde patlama noktası kızılay. bahsedilen kusursuz güvenlikten söz etmek istiyorum. ankaranın girişlerinde kimlikler toplanıp tc kontolü yapılıyor. ama ben suriyeliyim kimliğim yok diyen bireyler es geçiliyor. metro girişlerinde tek tek kontrol ediliyor, ama güvenlik göbeğini kaşıyıp herkese müsamma gösteriyor. soruyorum ne malum bomba olmadığı? kimliğimi çıkarıp eline veren ben, kimliksiz ve hatta belki suriyeli bile olmayan insandan daha terör gözüyle bakılıyorum ülkemde. köpekleriniz yanlış insanların çantalarını kokluyor. ve siz biz önlemimizi alıyoruz diye göz boyuyorsunuz. şans eseri hayatta kalıyorum evet, bu artık sinirlerimi bozuyor. siren sesleri, çocuklarına ulaşamayan anneler, bok yoluna sönen hayatlar sinirimi bozuyor. ben artık son bulacağına inanmak istiyorum. aksi takdir de asla iyi olmayacağım, aksi takdir de asla iyi olmayalım.
nedir bu ankara'nın ve ankaralıların başına gelenler dediğim çok üzücü olay.
başka diyecek bişey de bulamıyorum.
bir arkadaşımla çiğköfte yediğim, bir arkadaşıma sımsıkı son kez sarıldığım, bir arkadaşımla yazın sıcağında ramazan vakti iftar beklediğim, bir arkadaşımla ... anılarımın bol olduğu yerden bu üzücü haberi duymak çok kötü.
insan hem orada olmak istiyor, hem de orada olmadığı için şükrediyor. toplumca böyle ikilemdeyiz. deliriyoruz. keşke orada olan yaralılar için birşeyler yapabilsem.
kızılayda, güvenparkta insan canının değersiz olduğunu düşündükleri için 3.kez patlatılan bomba. 5 ay içinde ankarada patlatılan 3.bomba. devletin insan canına önem vermedi, ihbar almasına rağmen uyarmadığı zamandır. bir adamın yakınını kaybettikten sonra "iktidarınızda, paranızda, dininizde batsın" diye bağırdığını tüm kulaklar hissetsin
bi kaç gün önce içimden gelerek yazığım entry'i gördüm.. (bkz:#284875)

lanet olsun.
su 20 mart olayinida ciddiye alalim arkadaslar, asli astari olan bir uyari...hepimize gecmis olsun ve bol ruh sagligi diliyorum!
bir şey oldu. bir an, sessizlik çöktü. kimisi etrafına baktı şaşkın gözlerle,
kimisinin kafası eğik, kiminin eli telefonunda,
kimisi oturmuş bir anda, elleri başında.
kimisi "ne oldu?" diyor, "ne oldu!". kimisinin gözleri doldu, kimisi anlamadı neler olduğunu.
kimisinin yüreği yandı. kimisi diyemedi bir şey.
kimisinin canı gitti. kimisi öldü. kimisi can çekişiyor.
kimisi ağlıyor.. ben de ağlıyorum.
benim de canım yanıyor.
birilerinin canının yandığını hissetmemiz için illa canımızın yanması mı gerekiyor? yanıyor işte. bak benimki yanıyor.
ruhum çekiliyor gibi hissediyorum.
ölecekmişim gibi, ölecekmişiz gibi.
bir ölüme daha dayanamam diyemiyorum,
dayanıyoruz.
işte öyle pistir insan. alışır her şeye. alışır, unutur.
alıştırır, unuttururlar.
öyle unutuyoruz işte. öyle alışıyoruz.
halkı hedef alan eylemler kesinlikle meşru değildir, tasvip edilemez ve tecrit edilmesi gerekir. bu eylemi kürt milliyetçilerinin gerçekleştirdiği söyleniyor (henüz bir üstlenme yok.) ilk dönemlerinde sosyalist söylemlerle çıkan kürt milliyetçileri bu tarz eylemlerle sosyalistlerin meşruluğuna ve haklılığına gölge düşürüyor.

biz yandık sıra türklerde, bir yerler yakılıp yıkılırken sıranın size gelmeyeceğini mi düşündünüz tarzı yorumlara denk geldikçe dehşete düşüyorum.
savaş politikalarına karşı çıkan biriyim, insanlık dışı ve insan onuruna aykırı her uygulamayı kim yapmış olursa olsun reddederim. bu zulme karşı çıkanlardan biriyim. ve empati yaptığım insanlar tarafından kör eylem anlayışları yüzünden öldürebilirdim ve hala ölebilirim.
her zaman söylüyorum, bu politikaların sorumlusu halk değildir. sistem ile bir problemin varsa bu problemi sivil öldürerek çözemezsin. katil ve katiller belliyken bunun acısını masumlardan çıkaramazsın. bu tarz eylemler halkların kardeşliğine gölge düşüren eylemlerdir.


"che guevara’dan bu yana tüm gerillacıların “hipokrat yemini” haline gelmiş 'önce halka zarar verme’ ilkesinden vazgeçerse pragmatist politikaların geçici galibiyetler elde edebildiği ortadoğu zeminine daha sağlam basacağını düşünüyor. oysa 90’larda olduğu gibi bugün de halka zarar veren eylemler yalnızca devrimciliğin halklar nezdindeki meşruiyetini bombalayacak. o gün olduğu gibi bugün de devrimci, demokrat, türk ve kürt yurtsever herkesin halkın tırnağına zarar veren her tür eyleme cephe alması bu yüzden şart."
  • /
  • 2