niyetini belli etmediğin için yaşanabilecek ihtimalleri sıfırlama durumu

karşılıklı hoşlantı olduğunu farkettiğin, ama yine de karşı tarafın durumu yanlış anlamasından korktuğundan dolayı gevşettiğin irtibatın neticesinde yaşanabilecek tüm güzellikleri elden kaçırmak, ahirette * karşına çıkacak ilk sorgu itemi olacaktır..

düşünsene, bir şeyler kıvılcımlanmış, ortak bir kaç konu bulunmuş, sonrasında ilerleyen süreçte kim bilir belki de keyifli bir birliktelik doğabilecekken, ya arkadaşa böyle yazıyorum ama yanlış anlamaz inşalla düşüncesi kafanın arkaplanını tamamiyle kaplarken hoop arkadaşın sana karşı düşünceleri, "arkadaşça" bir seviyeye iniverebiliyor..

kaçan balık büyük olur, her daim oltayı boşa sallamakla sonuçlanacak gibi..
o konuda ne yazık ki herkes düşünüldüğü kadar dürüst olamıyor.ilgi gösteriyorsun kendini çekiyor.uzak durmak istiyorsun izin vermiyor.sanki tuzum kuru ama kenarda bulunsun düşüncesi hakim. yanan kıvılcımı alevlendirmek için elinizden geleni yaparsınız tam pes etme noktasına geldiğinizde karşıdan adım gelir.sevdiğinizi anlamıştır ama canı biraz eğlenmek yada can yakmak istiyordur.ego tatmini gibi birşey olsa gerek.hatta sonra bir bakarsın aslında sevgilisi varmış.sevgilisi yanında uyurken sevgilim yok diyebilen insanlarda varmış.keşke bunu sevgiliside duysaydı diye düşünüyor insan.böyle bir ortamda sonradan üzüleceğine o yanan kıvıcımı hiç alevlendirmemek daha iyi.sonra yaşadığınız hayal kırıklığı büyük oluyor.hayatı illa ki biriyle paylaşmak zorunda değiliz.yalnızlık daha huzur verici.kararlarımız yaşadığımız tecrübelere göre şekilleniyor tabi adım atmamış olmanın pişmanlığını yaşayan keşke adım atsaydım diye düşünür adım atıp hayal kırıklığına uğrayanda keşke hiç adım atmasaydım diye düşünür.ikiside kişinin kendi doğrusudur o yüzden.
işte bu yüzden hayatımızda adına hornet dediğimiz uygulama var.