öğle uykusu

günün hızlı temposuna yenik düşmüş bünyenin yoruldum diyerek kendini yatağa atması ve gözlerini kapaması sonucu gerçekleştirdiği eylemdir ya da gece vardiyasından yeni çıkmış, gece vardiyasında çalışacak olan kişilerin şu an gerçekleştirdiği eylemdir.*

not: bu entry yazar tarafından yataktan girilmiştir.iyi uykular.*
bebekleri sessiz sessiz uyutmaya çalışan içi geçmiş insanın bebeklerden sonra uyanmasıyla noktalanan vakitsiz tatlı uyku. *
insan bünyesine en faydalı gelen uykulardan biridir.
abartilirsa gece zombi moduna girip sabaha karsi uykuya dalip sabahta ceset gibi kalkarsiniz.
tembelliğin en büyük belirtisi olarak yorumlanır. ve ben tembellikte garfield'ı geçermişim. çok seviyorum. hele üç buçuk dört gibi yatıp beş, beş buçuk gibi kalkması... "gece zombi moduna girip sabaha karşı uykuya dalıp sabah da ceset gibi kalk"mak* * işten bile değil. orası ayrı.
bir üniversite öğrencisi olarak vazgeçilmezimdir öğle uykusu bide akşam uykusu bide gece uykusu bide sabah uykusu.
genellikle ofis sandalyesinde tercih ettiğim, sağ elimde bilgisayar faresi tutarak, boynum kopuncaya kadar uyanamadığım uykudur.
benim için anlamı ılık rüzgarların estiği ilkbaharda çimlerin üzerinde,üzerine hafif örtü alarak ağaçlardaki yaprak sesleri,kuş sesleri ,varsa dere yada süs havuzundan gelen şarıl şarıl su sesi eşliğinde uykudur.
iş yerinde öğle yemeğinden sonra bastıran arsız uykudur. gösterip de elletmeyen kezbandır kendisi.
ben neden bunu yapamıyorum diye sitemlere girdiğim durum. öğlenleri mışıl mışıl uyuyanları hep kıskanırım, benim gözüme uyku girmez. ayrıca güzellik uykusu da denir buna. öğle uykusuna yatmadığımız için bu haldeyiz.
en sevdiğim uyku.gece uykusundan da çok severim. ancak ne yazık ki sadece hafta sonları değerlendirebiliyorum bunu. yeni ofiste yemek yemek için taa bilmem nerelere gitmektense artık sefer tası falan götürüp, kalan vaktimi bu değerli uykuya ayıracağım.
çocukken saat 12-14 arası annemin zoruyla yatardım. bazen annemde benimle beraber uyurdu. hatta başlarda ben kaçmayayım diye sarılarak uyurdu. ağzım sabah yediğim haşlanmış yumurtanın ve içtiğim sütün tadıyla dolu olurdu. bazen annem saçımı okşardı. bazen ilerde ne kadar önemli bir adam olacağımı söylerdi. o zamanlar bunu zorla yaptırdığı için anneme çok kızardım. ama bazen o anın güzelliğini ve sadeliğini aramıyor değilim.

ayrıca ne kadar güzel adam oldum. öğle uykusu önemli. muhtemelen bu sözlükten pek üreyen çıkmayacak ama gene de aklınızda bulunsun.*