öğrencilik

hayatı boyunca herkesin aslında içinde bulunacağı kronik haldir.

ilkokul bitiminde öğretmenler herkese demiştir "bu günleri çok arayacaksınsız" diye aramadık mı? aradık.sonra ortaokul geldiği için unuttuk yinede.
ortaokulda da dediler aynısı.lise geldi unuttuk yine .sonra üniversite geldi yine unuttuk .
eee! üniversite de bitti hepsi birleşip voltranı bir oluştursun bir bakalım ozaman sıkıyısa unut hadi,hadi!
aslında ana fikir öğrenciliğin her zaman özleneceğidir.
şöyle diyalogların yaşanabildiği dönem :
+ abi bu yemek bozukmuş galiba ya.
- karnın doydu mu?
+ evet.
- o zaman sorun yok.
keşke imkanın olsaydı da ömrümün sonuna kadar devam ettirebilseydim dediğim hayatımın en güzel dönemi
öğrencilik hayatımın tamamında okula mehter takımı gibi giderdim*. o kadar nefret ederdim öğrencilikten. gel gör ki üniversiteyi allahın köyünde okumuş olmama rağmen son gün nefesim kesilircesine ağlamıştım. böyle birşeydir öğrencilik. ne emmeye gelirsiniz, ne gömmeye. sadece özlersiniz.
hala öğreniyor olduğun, herhangi bir beklentinin olmadığı, vizesiyle, finaliyle, makarnasıyla, textlerin üstündeki kahve lekeleriyle, son sorumsuzluklarını, umursamazlıklarını yapabileceğin dönem.diplomayı aldıktan sonra da açık kalp ameliyatı yapmanı, 5 farklı lisanda konuşabilmeni, çalıştığın firmaya en az yüzde 50 kar marjı sağlayabilmeni bekleyen bi popilasyonla karşılaşacağın için bitmesini buruk bi sevinçle karşıladığın, cahiliye döneminin basit mutluluklarını tadabileceğin son zaman dilimi.
sporcu bursu, başarı bursu, vakıf bursu, özel burs, iki işim derken şu an olduğundan daha fazla paramın olduğu dönemin adıdır öğrencilik