plak

hastalıktır. bir kez iyi bir pikap, iyi bir iğne, iyi bir plak üçlüsünün sesini duymayagörün... aldıkça alasınız gelir, son paranızı bu siyah, büyük ve ağır disklere yatırırsınız.
klasik müzikten progresif rock'a, oradan synth-pop'a, opera rock'a geniş bir yelpaze, hazinem.
çıplak elle dokunmak plakların dokusunda yağ, ter gibi kalıntılar bırakıp sesi feci derece çatırtılı hale getirebilir. bir kez plağın ses oluklarına nüfuz ettiğinde düzeltmek çok zordur, daha da yayıp beter hale getirebilirsiniz. gözlük silme bezi tarzı bir şeyle tutun plaklarınızı, kenarları avuçlarınıza dik olacak şekilde de yerleştirin.
türkiye için biriktirmesini zor gördüğüm zamanlar ne kadar uzak geliyor zira zor olan türkiye'de plak biriktirmek değil, çatır çutur sese sahip ve sadece kirli olmayan, tümüyle çizilmiş plağa vg+ gibi puanlar veren ikinci elciler ile yurt dışından getirildiğinde gümrük ücreti dahil olarak çok daha ucuz fiyata alınabilecek plakları fahiş fiyata satan plak dükkanları ve bu ticareti "hipster" tadında yapmaları, tabii ki en son olarak doların ve euro'nun yükselişi ilgili zorluğun sebebidir.

aksi halde alırsınız güzelce pro-jekt spin clean'ınınızı, özel antistatik kaplarınızı ve plak coverlarınızı ve tertemiz tutarsınız.

pikapta güzel fiyatlara vintage hi-fi olanları tercih eder, son derece yüksek fiyatı olan modern fiyatlardan uzak durabilirsiniz. iğnede biraz keseyi açtığınızda sorun yok demektir.

son olarak, plak dinlemenin adabı o sesin tadına varabileceğiniz bir phono girişli amfi, kanalları yüksek sayıda olan ekolayzır ve kudretli hoparlörlerden geçer.

son yıllarda yurt dışında iyice revaçta olsa da türkiye'de d&r'da satılan ve hoparlörleri dahili, universal iğneli pikapta dinlemek için plak satın alanını asla anlayamayacağım koleksiyonculuktur. benzeri pazardan alınan kulaklıkla müzik dinleyendir, flac bilmeyendir vs. vs.