rte den önceki türkiye

polislerin coplarla tek tek üniversite basıp başörtülü öğrencileri gözaltına aldığı türkiyeydi . o zaman polislerin cici olduğu da bir ülkeydi . şimdiyse tü kaka değil mi ?

hastaneye , acile giden teyzenin sırf vesikalık fotoğrafı başörtülü olduğu için işlemleri yapılamayan türkiyeydi . photoshop tekniğiyle fotoğrafa peruk yerleştiriliyordu koskoca teyzeye . ne acı değil mi ? ölebilirdi sırf fotoğrafı yüzünden ne kadar basit bir türkiyeydi .

darbeciler ? her an ne olacağı belirsiz bir türkiyeydi . ordunun yönettiği bir ülkeydi ..

ilaç kuyruklarının olduğu türkiyeydi . sırf bu kuyrukta insanların ilaçsızlıktan ölebileceği bir türkiyeydi .

bol bol kesintilerin olduğu türkiyeydi . sular kesilirdi günlerce..

kürt vatandaşların kendi dillerini kullanamadığı türkiyeydi .. kürtlerin ikinci sınıf vatandaşı olarak kabul edildiği ülkeydi . zaten bu yüzden de pkk doğmadı mı ?

sayılabilecek o kadar çok şey var ki ..
-askeriyeye gidecek öğrencilerin mahallelerine gelip namaz kılan var mı, başörtülü olan var mı diye araştırıldığı türkiyeydi
-terörü, ölümleri bir kenara bırakıp işi gücü sakala, şalvara, başörtüsüne takanların olduğu bir türkiyeydi
-laiklik ideoloji üniter yapı diye tutturup milleti açlığa sefalete krizden krize sürüklediği bir ülkeydi
-medyanın her başörtülüye ajan çektiği, aşağıladığı bir ülkeydi
-inananlara ve dindarlara devlet kurumlarının zehir olduğu dönemdi
-otobüs şoförlerinin sakalına takan sikko beyinlerin olduğu dönemdi
halkın sikilmekten zevk almadığı dönemlerdi.

(bkz: farkındalık)
rte'nin başa gelmesinin tek avantajı daha önceleri chpnin daha önceki iktidarıdır. yoksa mantıken de rte başa böyle gelip bu kadar kalamazdı.

rte çok başarılı değildir hani, her türlü münazaraya hazırım, tabi internet üzerinden değil. kötünün iyisidir rte. açıklama olarak hani "yol yaptı!!" falan dersiniz "o yolda gidecek araban mı var?" derim, izmir ankara arası isterse 1 saate düşsün " o yolda çalışan işçilerin maaşları tam verildi mi, rte mi yaptı o işçiler yaptı, güvenceleri var mıydı" derim, eskiden ambulans gelmiyordu bak kapıya şimdi geliyor dersin ben de sana " o ambulans kapıya devlete olan borçlarından dolayı kalp krizine uğrayan biri için geliyorsa hiç gelmesin, ayrıca senin her yerde hastanen yok, hastanen olsaydı ambulansa gerek duymazdık, o hastanelerde yeterli değil, ne elektronik açıdan ne her bişeyden"

yani kısacası yukarıda kustuğum nefreti boşverin. başa gelip bunca şeyi yapmış ama daha da yapması gerekirdi bir yerden sonra o da salmış artık, artık inmesi lazım. iyi ki gelmiş ama bitti okey, teşekkürler, ama git hadi naş. görevini yaptın bitti, açgözlülüğe gerek yok.

şimdi sırada? rte den başka kim geçecek o koltuğa? hadi siyasetçi arayalım, çok varmış gibi...

1 yıla yakın süre sonra gelen edit: düşüncelerim tamamen değişti. rte ölsün yerine avm yapılsın. bir bok yaptığı da yok hani, dünya geliştiği için biz de gelişiyoruz normal olarak. ilerleme yok fazladan. hatta gerileme bile var.
siyasi görüşünün çirkinliğini saymazsak çok şey değişti. tabi o zamanlar da chp zihniyeti kol geziyordu. onun çirkinliği vaardı. zaten rte yi bu denli diktatör yapan da o chp zihniyetinin altında kalan halktır. yani bu başarı rte nin başarısı değil chp nin başarısızlığıdır. sakaldı başörtüydü kıldı tüydü diye milletin canına okumasaydılar, az biraz kılık kıyafeti ikinci plana atsaydılar halk bu kadar bunalmaz ve kurtarıcı aramaya kalkmazdı.

sonuç: türkiye rte den önce de gergindi çünkü: bakırköy ssk ya gitmek için sabahın 3ünde gidip sıra alırdık. doktorun yazdığı reçeteyi alabilmek için iki gün sıra beklerdik falan. çöp dağları vardı. istanbul gibi bir dünya metropolünde haftada iki gün musluklar akıyordu.

türkiye yine gergin: bu ülkede hiç bir zaman her şey güzel olmayacak. metrolar yapıldı, sular kesilmiyor, sokaklarda çöp dağları yok. şimdi ilaç ve hastane kuyrukları asgariye indi, imf ye borç bitti. fakat insanların üzerinde çok baskı var. çok yasak var. çok kutuplaşma var. neden normal olamıyoruz ki?
çok iyi yaptığı şeyler ve çok kötü yaptığı şeyler sayesinde ortayı bulmuş ve böylece: aynı bokun laciverti deme olanağı olmuştur.
- kamu idaresinin ve yüksek yargı yapılanmasının, nispeten daha ahlaklı, adil ve bağımsız davranabildiği dönemlerdi.
- yukarıdaki girilerde iddia edildiğinin aksine, çok uzun zamandır bir "tek parti faşizmi" ve "parti devleti"nin var olmadığı bir dönemdi. (chp'nin kurucu parti işleviyle cumhuri rejimin omurgasını kurduğu dönemi kolayca "tek parti faşizmi" saymak, uçağı bilmeyen bir yerli kabilesinde hava taşımacılığının zararlarını anlatmak gibi işlevsiz ve haksızcadır.) *
- toplumun, 1970'lerden bu yana, bu düzeyde gerilmediği bir ülkeydi.
- gençlerin, polisler tarafından sokaklarda avlanmadığı bir dönemdi.
- başbakanın kendinin, ekibinin ve ailesinin, çok büyük yolsuzluklara bulaşma iddiasıyla lekelenmediği bir ülkeydi.
- bireysel hak ve özgürlüklerin, güya genişletilme kisvesi altında yok edilmediği bir ülke idi. (darbe dönemleri hariç)
- mizahın ve sanatın tümüyle ve sistemli olarak baskı altına alınamadığı veya baskı altına almak için tenezzül edilmediği bir ülkeydi.

...ama hamdolsun...
bitti o kara (?!) günler... şimdi önümüz çok aydınlık, ama, ışık güneşten değil, ampulden!!

(bkz: yeni türkiye)
(bkz: ileri demokrasi)
(bkz: osuruktan teyyare selam söyle o yare)
hatırlamadığım türkiye'dir. çünkü liseliyim. resmen rte ile büyüdü koca bir nesil.
bugün "başkalarına" yapılan sindirme politikaları o zamanlar kendilerine yapılıyordu, ülkede ezilen kısım o zaman da tek bir segmentten oluşmuyordu, şimdi de oluşmuyor