seyip

çukurova da başıboş, sahipsiz hayvan, ev, mera için kullanıldığı gibi,
hasat işi bitmiş karpuz, kavun, mısır tarlaların da tamamen olgunlaşmamış ürünler toplanmaz ve sahibi bu kalan ürünü tarlada bırakır, tarla seyip bırakılmıştır. ardından ihtiyacı olan olmayan her ademoğlu girip tarladan bu ürünleri toplayıp, tüketmek amacıyla evine götürebilir.
iç anadoluda da aşağı yukarı aynı anlamlarda kullanıldığı gibi, zaman zaman kişiler için de kullanıldığı olur.
örneğin babaannem, komşumuz olan bir ailenin işssiz güçsüz, mahallede serserilik eden oğlundan, "bir baltaya sap olamadı, ortalıkta seyip eşşek gibi dolanıyor" diye bahsederdi.