sezen aksu'ya kaybolan yılları verilseydi

muhtemelen ağzımıza sıçan şarkılarda sayıca artış olacaktı, henüz kimsenin tatmadığı yeni yeni duygular keşfedilecekti, suskun insan sayısında artış olacak duygular çok sert çizgilerde yaşanacaktı.

tam tersi de mümkün bunca yıl acı ve kayıplardan beslenmiş bir tutku makinası da olabilir sezen.

muhtemelen kaybolan yıllarına kavuşmasıyla üretkenliğini kaybederdi. çoluk çocuk büyütürdü, eşi söz yazmasına ve şarkı söylemesine izin vermezdi falan.
gönül yarası filminde usta oyuncu şener şen'in can verdiği nazım karakterinin şu repliği bir bakış katabilir.

"işin en acıklı yani da şu kızım, bir daha dünyaya gelsem yine aynı yollardan yürüyeceğimi biliyorum. demek yaşanan onca hayal kırıklığı, sürgünler, fişlenme, sorgular bana bir şey öğretememiş. tuhaf bir durum, acı çekmeye gönüllü olmak, ruhunu o işten alamamak. bu bana hem keder verdi hem de mutluluk... hepimiz hayallerimizin kurbanıyız. benim adım niye nazım, senin adın piraye, abin mehmet. niye?"