tecavüz kaçınılmazsa zevk almaya bak

tecavuzun ruhta nasıl derin yaralar bıraktığını bilmeyen, duşunceden yoksun, eril sistemin kolesi olup her durumda erkliği haklı çıkartmaya çalışan gavatların beyanıdır. yani itibar etmemek gerek.
iğrenç bir söylemdir. bazı şeylerin şakası bile hoş değildir.
sevmediğin bir şey mecburen yapman gerekiyorsa zevk almaya bak.
atasözü anlamında kullanıyorsak tecavüzün başka şeylerle karşılaştırma/benzetme için kullanılması zaten korkunç

gerçekten tecavüzden zevk almaktan bahsediyorsak... yorum yapmak bile istemiyorum.
tüm evrenden ve sözlü-yazılı tüm tarihten silinmesi gereken söz. bu başlığa bkz. verdiğiniz tüm entryleri de siz silin lütfen (yazma sebebim bu). başlığın ilerde kendisini silebilmesini de istiyorum hatta, mümkün olsa keşke. bence tecavüz ne 'kara mizah' ögesi olabilir ne de bdsm kapsayıcılık altında ifadesi yaygınlaştırılabilir. alakasız konseptler içerisinde normalleştirmeyin lütfen.
emin olun zevkli bir durum yok, ayrıca komik de değil.
bazı feminist kuramcılar tecavüzün bu denli abartılmaması gerektiğini ve istenmeyen cinsel ilişki olarak görülmesi gerektiğini savunuyorlar.
idam müebbet falan istemek olayı olduğundan daha dramatize bir hale getirip kurbanın psikolojisini daha ağır bir çıkmaza sokuyormuş vb. düşünceler.
tabi ki üç beş yıl hapis gibi bir cezası olmalı ama bu durumu bir insanın başına gelebilecek en kötü bir şey olarak görmek bana da biraz abartı gelmeye başladı.
ataerkil toplumlarda namus ve ahlak zırvaları tecavüze istek dışı cinsel ilişkinin ötesinde ağırlıklar yüklüyor.
en iyisi bunu başa gelebilecek en kötü olay olarak görmemek. ben ahlak ve namus gibi toplumsal dayatmaları kadınlar için tecavüz gibi fiziksel şiddetten daha ağır görüyorum.
namus ve ahlak dediğimiz inşalar zaten tecavüz tehdidi ve eylemi gibi yaralayıcı harçlarla kendini sürdürüyor, varlığını koruyor. evet bazı feminist kuramcılar tecavüz ve eril şiddetin bir acı dinine çevrilmemesini söylüyorlar ve haksız değiller. ama çözüm önerileri ne kadar sağlam? bir tecavüz mağduruna başına gelen şeyi hafife almasını söyleyerek mi başlayacağız? ben namus-ahlak ve tecavüzün birbirinden bağımsız dikotomiler olduğunu düşünmüyorum. birini dönüştürmek diğerinin de etkisini hafifletecektir evet, ama yalnız birinden başlamak değil.

"ataerkil toplumlarda namus ve ahlak zırvaları tecavüze istek dışı cinsel ilişkinin ötesinde ağırlıklar yüklüyor." istek dışı cinsel ilişkinin özsel ağırlığı nedir peki? ya da var mıdır? eğer bir ağırlığı yoksa bundan bir zevk alınabilir mi? alınıyorsa tecavüz edilebilir mi? bu denklemde sadece başa dönüyoruz bence.
hiç tecavüze uğramış bir kişi ile konuştunuz mu bilmiyorum.
ben çocukluğunda tecavüze uğramış biri ile konuştum.
bir kaç gün kendime gelemedim.
anlatamadı bile doğru dürüst.
hayatında ilk kez ağzından dökülmüştü bir iki kelime. o kadar.
çocuk aklıyla yaşadığı korku ve utanç kodu hala beyninde çalışıyordu.
koskoca adam. dokuz yaş nere otuz sekiz yaş nere.
kaçınılmazsa zevk almayı bileceksin falan kolay kolay dökülüyor ağızdan.
ancak bu konuda espiri yapmamayı ve konuşmamayı tercih ederim.
öyle gizli ancak öyle yaygın ki.
yanı başınızdaki biri bile mağdur olmuş olabilir.
sonuna kadar konuşması hak olmasına rağmen susmak zorunda hisseden insanların yanında geniş geniş konuşmamak lazım bu konuları.
fiiliyle alakası olmayan söz öbeği.
hoşuna gitmeyen durumlarda bardağın dolu tarafından bakıp, iyi taraflarını görmeni salık veren polyannacılık.
aksi taktirde zevk aldığın bir ilişki tecavüz olmaz zaten.