türk sporundaki başarısızlığın sebebi

sadece güreş'te ümitli olabilmemiz gerektiğini içimize içimize sokan geçmişçi düşünce insanları.
farklı branşlardaki başarılara doğru düzgün yer vermeden es geçen medya.
oyunculara destek konusunda kanadını kırık bırakan sponsorlar.
halk tarafından olimpiyat sporlarına ilgisizlik.
devletin spor için gerekince olanak tanımaması.
sadece futbolun kayda değer bir spor olarak görülmesi olabilir.
kültürü at avrat silah olan bir uygarlığa jimnastiği sevdirmek.. *
futbol dışında, (belki buna basketbol ve voleybolu da ekleyebiliriz) hiçbir sporun önemsenmemesi; sporla ilgilenen insanların cesaretlendirilmemesi. varsa yoksa top peşinde koşturmak.
spor komplekslerinin yetersizliği, randıman alacak kalitede antrenörlerin azlığı, insanlara sporu teşvik edememek en büyük sebepleridir. ebeveynlerin; evlatlarını küçük yaşta sporu aşılayacağına gidip dershaneye kayıt ettirmesi, özel ders aldırması vesaire sportif alanda bir yeteneğini köreltiyor olabilir kim bilir. bariz yetenekler keşfedilmediği sürece tek tip yetiştirilmeye mahkumuz. türkiye'de önde gelen, en çok sevilen spor futbol olmasına rağmen yine sonuç başarısızlık. yani aşırı ilgiye oranla başarılar tatmin edici değil; yavan kalıyor. bir noktada ilgi gösterilmesinin dahi kafi olmadığını anlayabiliyoruz. eğitim, altyapı, disiplin, şevk şart.
1)ek ders çılgınını beden eğitimi öğretmenleridir. 10tl hesabına yatmadan ağzından "rahat!" sözcüğü dahi çıkmaz.
2)okul idareleridir. hadis yarışmalarında bir öğrencinin üçüncü olması 10 takımın kupa kaldırmasından daha kıymetlidir.
3)ailelerdir. ne gerek varcı, ne olacakçı aileler en büyük engel.
çocuğu pertevniyal kazanacak puanı alıp evin yanına kaybettiren ailelerden bahsediyoruz.ikna edemezsiniz bu tip aileleri.zaten ek dersi olmayan bir iş olduğu için öğretmenleri de böyle bir zahmete girmez.işin içinde hadis olmadığından idare için çocuğun spor yapıp yapmaması hiçbir şey ifade etmez.