türkiye'de evrim tartışmak

hemen hemen şöyle birşeydir.
dar görüşlü insanların var olması ve hepsinin dogmatik düşünceyi çok fazla abartmaları sonucu pekte imkanı olan bir durum değil tut ki imkanı oldu büyük ihtimalle ''sen şimdi benim atamın maymun olduğunu mu ? söylüyon ulan'' tarzında anlamsız bir tepkiyle karşılaşabileceğiniz için yeltenmemekte faide var. *
2:03:20 den sonra kültür üniversitesi moleküler biyoloji ve genetik bölümünde okuyan bir öğrenci celal şengör'e bir soru soruyor. dikkatinizi çekerim moleküler biyoloji ve genetik bölümünde okuyan biri soruyor bunu. diyor ki 'bir birey mutasyon yüzünden farklı bir tür oluyor, eeee o zaman nasıl diğer bireylerle çiftleşip üreyebiliyor? yani eleman diyor ki aynı anda bir erkekle bir dişinin aynı an da türleşmeleri gerekiyor yoksa bunlar üreyip yeni bir nesil yeni bir popülasyon olusturamaz.

bu ülke de bu işin mektebini okuyan kişiler bile bu seviyedeyse, bu ülke de evrim mevrim tartışılamaz. depremleri melekler yapıyor diyen prof. lar olduğu sürece bilim de yapılamaz
ne kadar zor olduğunu lisedeyken anladığım durumdur. lisede din kültürü ve ahlak bilgisi** dersinde öğretmenle aramızda geçen tartışmaya noktayı koyan cümle bu konu hakkında tamamen aydınlanmamı sağlamıştır.

- arkadaşlar ne gerek var böyle evrim falan saçma şeyler. balinalar karaya çıkmış inek olmuş, komik yani. inanmayın bunlara siz.

(bkz: döl israfı)
hala tartışılan nadiden ülkelerden olmamız daha vahim. üstelik bizim de tartışmadan anladığımız kalıplaşmış argümanları kullanmaktan ibaret.

-evrim teorisi kabul edilmiş olsaydı teori değil kanun olurdu

her şeyden önce teori "birbiriyle uyumlu bir grup test edilmiş, genel olarak doğru kabul edilmiş, belirli olguların açıklanmasında genel prensip olarak kabul edilen ve tahmin yürütülmesini sağlayan öneri" demek.
kanun ise "gözlem ve deneylerle desteklenip kanıtlanmış" demek. önce aradaki bir anlamak gerek.

* kanunlar bir olayı matematiksel formüller ile tanımlarken teoriler olayı bilimsel olgu ve veriler aracılığı ile açıklar.
* bilimsel gerçek, gözlenebilir doğal bir olaydır. (evrim, yerçekimi, suyun kaldırma kuvveti gibi.)
bilimsel teori, bu olayın nasıl gerçekleştiğini açıklar. (evrim teorisi, yerçekimi teorisi gibi.)
bilimsel kanun, bu olayı matematiksel olarak formüle eder. (yerçekimi kanunu, arşimed prensibi gibi.)

kısaca evrim teorisine inanmıyorum demek, yer çekimine inanmıyorum demekle nerdeyse aynı. bunu tartışmanın anlamsızlığı da buradadır işte.




bilgi sahibi olmadan fikir sahibi oldugumuzdan zordur
eğlencemizdir efenim savunanların çileden çıkmasıyla sonuçlanır çünkü karşıda bir duvar vardır. birde bu insanlar eşcinselliğin hastalık olduğunuda tartışıyorlar efenim takılmayınız yani.
kürt meselesini tartışmak
ermeni meselesini tartışmak
eşcinselliği tartışmak
ateizmi tartışmak
ensesti tartışmak
islamı tartışmak
atatürk ü tartışmak
ecdadı tartışmak

ve liste uzayıp gider. memlekette bunları ve daha bir çok tabuyu tartışmak zordur. zira adı üstünde geri kalmış ülke. gelişmekte olan dendiğine aldanmayalım. mehter marşı gibi ahvalimiz. tabii bu bir paradokstur. bunları tartışamadıkça geriyiz, geri olduğumuzdan tartışamıyoruz.
odtü biyoloji ve genetik topluluğu'nun kurduğu evrimağacı.org, bu tartışmanın yapilabileceği en düzgün platformdur.
yazarların bu konudaki rahatsızlığını duyunca çok üzüldüm. tartışamayanlarla tartışmak isterim.*

din adamları evrimi kabul eder, kaldı ki evrimin tartışılacak bi tarafı yoktur. evrim tartışmasını hayvanlar üzerinden götürdüğünüzde pek bi sıkıntı ile karşılaşmazsınız. lisede her biyoloji hocası, her üniversiteye giren genç evrimle ilgili bir şeyler bilmek zorunda. insanların kuyruklarının zaman içerisinde kaybolması geri evrim örneği olarak ders kitaplarında örnek olarak verilir. tabi ders kitaplarının soyut bir dünyaya ait olduğu ve üniversiteye gitmek için bir araçtan öte bişi olmadığı inancı o kadar işlemiş ki bu kısım pek sallanmıyor.

dananın kuyruğunun koptuğu yer ilk insanın adem olmadığına dair imalara tahammül edilememesi. savunulacak pek bi tarafı yok ondan çirkefleşiyorlar. tabi bir de kaburga güzeli havva. ilk insan diye bir şey yoktur.

(bkz: her evrimden konuşanı ateist sanmak)
anam adamlara kanıtlamaya çalışsanda anlamıyorlar, ya da anlamak istemiyorlar,yani sonuçta inanılan bir gerçeği değiştiriyorsun, o değişirse yani gerçekliği kanıtlanırsa buna karşı çıkan insanların da inandığı temelden sarsılıyor, yıkılıyor, tuzla buz oluyor(no adam, girlfriend!) yani korkutucu aslında, adam o zamana kadar hazırlık yapmış öbür dünyaya!
yirmilik diş muhabbeti yaparken benim yirmilik dişim yok çok şükür diyen iş arkadaşıma sen evrim basamağında bizden öndesin dedim diye soğuk rüzgarlar esti dün ofiste.
müslümanlar bunun kesin kanıtlarını görmezden gelmek yerine dinlerine entegre etmeye çalışmazlarsa dinlerinin sürdürülebilirliği iyice azalacak. eğitim sisteminden evrimi silmeleri de bir işe yaramadı. gençlerin daha çok ilgisini çekiyor mevzu.
biyoloji mezunu olduğum için evrimin içeriğini bilirim ama tartışmam kesinlikle. virüsün evrimleşip mutasyona uğramasının normal olduğunu söyleyen, ama insan geninin evrimleşip mutasyona uğramasına gülenlere açıklamam bu teoriyi. bilgilenmek isteyene anlatırım, istemeyene ben ne yapabilirim ki?