yazarların şu anki ruh halleri

  • /
  • 38
10 güne yakın oldu evden çıkmıyorum. bugün ambulansla hastaneye de götürüldüm bir o eksikti.
şu an bu haldeyim:
fiziksel ve mental olarak yorgunum.
yetişemiyorum...koşturmam gereken, yapmam gereken o kadar şey var ki. kaç parçaya ayrılsam bilemiyorum.
cahilim, bilgisizim ve salağın tekiyim.
boşa yaşıyormuşum gibi hissediyorum.
bazen ben olmasam ailem dışında kimsenin etkilenmeyeceğini düşünüyorum.
platonik aşk başlığında bahsettiğim çocukta gerçekten de bir şeyler varmış. dün birbirimize açıldık. fakat yine aynı gün bir erkekle duygusal bir şey yaşamak istemediğini söyledi. tamam dedim, arkadaş olalım, arada sırada yazışırız, hal hatır sorarız falan. ama arkadaş olursak bile yine de bir beklenti olacak, bir gün yan yana gelince mutlaka bir şeyler yaşayacağız falan diye itiraz etti. bu arkadaş da olamayız demeye geliyor. e dedim, ne istiyorsun? ne istediğimi bilmiyorum ama ne istemediğimi biliyorum falan... e kardeşim geriye zaten ne kalıyor? arkadaş olmayacağız, konuşmayacağız, daha ötesi zaten olmayacak... yanılıyor muyum sözlük, yoksa bu arkadaş benden olmayan bir seçeneği yaratmamı mı bekliyor?
sınav haftasında bu kara delik gibi sohbeti yapmak istemiyorum dedim ve sınavlardan sonrasına iteledim kendisini. tabii ki aslında bu kendisini baştan savmaktı. tekrar yazacağım falan yok.
şu an muhabbeti kestim ama hala gerginim. of!
allah kahretsin ki yine işlerimi son ana bıraktım. her cumartesi günü olduğu gibi bu günde götümde patlıyor. yeter artık bıktım kendimden. !!!
xxl tv'nin trailer'ındaki saf sevgi beslediğim hetero adamı bulmaya çalışıyorum ama bulamıyorum. 2005'ten beridir unutamıyorum adamı. vay be, bir de ahlaksız, ruhsuz derler bana.
dingin, huzurlu..

beyimin el çabukluğu ile yoğurduğu çiğ köfte için sabırsız bir kedi gibi sürtünerek evde dolanıyorum..
sözlük,
şapkadan çıkmıştı o, sürprizdi benim için. yoksa gönül ilişkisi arayışında falan değildim. gerçekten ödevine yardım etmek için yazmıştım. sonraki konuşmalarımızda da arkadaşça sevmiştim. gel zaman git zaman ilgisi çekti beni. git gide çekildik birbirimize ve açıldık. açıldık ve bitti. daha önce de yaşadım aynısını dedi, ama ben bir erkekle duygusal ya da cinsel bir şey düşünmüyorum, ha olmaz mı olur ama toplumun kabul ettiği şeyleri yaşamak varken neden bunu isteyeyim dedi. sadece konuşsak bile bir beklentimiz olacak dedi. peki dedim, konuşmayız da...
hayatım boyunca beni en çok etkileyen iki ilişkiden biriydi. çünkü ikisi de arkadaşça başladı. ikisinin de ilgisi çekti beni. ikisi de hiç başlamadan bitti.
evet biraz üzüldüm. ara ara konuşmalarımızla 8 ay olmuş. ama hayat işte tam da bu. tek tesellim hayatı yalnızlığımla ve anlamsızlığıyla kabullenmiş olmam.
hoşça kal.
  • /
  • 38