zevk için bedavadan fahişelik yapmak

bir dönem yaptığım meslek, özellikle üniversitenin son yıllarında.

ankara, mardin, istanbul, antalya ve hatırlamadığım pek çok şehirde görüştüğüm elemanlar vardı, tek bir alo ile kalkıp yanlarına gidiyor ya da yanıma getirtiyordum. aramızda para alışverişi olmadığı için hislerimizi belirleyen yegane etken zevklerimiz ve nefsimizdi. hepsini seviyor hiçbirinden vazgeçemiyordum. ankara'da olanın ailesiyle de tanışmıştım hatta, beni burs verdiği bir öğrenci olarak tanıttığı için varlığım şüphe yaratmıyordu kafamıza göre nerdeyse her hafta sonu tatile ya da seyehate çıkıyorduk. hiçbiriyle aramda duygusal bağ olmadığı için yaptığım tek şey onların koynuna girmek sıkılınca da yanlarından ayrılmaktı, birbirlerinden de haberleri vardı. pek çok erkekle görüştüğümü ve hiçbirinden de vazgeçmeyi düşünmediğimi söylemiştim o dönem. neden böyle yaptığım hakkında bir fikrim yok, o dönem doyumsuzluktan ziyade hayatımdaki boşluklarla ilintili bir durumdu bu bence. çıktığım adamlar genelde benden 10-15 yaş büyüktü ve ilgileri hoşuma gidiyordu sanırım. askere gidince çoğuyla irtibatımı kestim ve bu kez başkalarını buldum onlar da hayatımda başka bir alanı doldurdu sanırım. askerlik dönüşü bu işleri bıraktım, sanırım birine aşık olmuştum net hatırlamıyorum. araya iş hayatı girdi ve tamamen bu tür yaşamdan izole oldum.

(bkz: hayatıma 100 erkek girdi 1000 erkekle yattım)
ülkemizde bolca bulunan tiplerdir. baksanız hepsi (bkz: ilk kez sana veriyorum)
açan yazarın mantık hatasına kurban giden bir başlık. yorum yapıyor gibi olmasın diye tdk'dan referans alacağım. tdk'ya göre fahişe = hayat kadını = para karşılığında erkeklerin cinsel zevklerine hizmet eden ve bu işi meslek edinen kadın, orta malı, kaldırım çiçeği, kaldırım süpürgesi, kaldırım yosması, sürtük. tabi bunu kadın olarak değil hem kadın hem erkek olarak ele almalıyız. cinsiyetin değil eylemin önemi var çünkü. yani zevk için yapan seks yapan bir insanın fahişe olması imkansız. sadece seks konusundaki zevkine düşkünlüğü sebebiyle kolay elde edilebilir olarak ele alabiliriz. kaldı ki ele almamiza lüzum yoktur. klişemizi hatırlayalım : benim bedenim, benim kararım.
okuyunca wtf denilen entryler. yalnız, sırlar dünyası gibi ibretlik bir sonu var; doğru yolu bulmuş.

ben yaşadığım bazı önemsiz şeyleri bile hatırladıkça pişman oluyorum. arkadaş kendine işkence yapmamış ve geçmiş yaşandı bitti diyebilmiş. o açıdan saygı duydum. yine de bu tür şeyleri yaşayamazdım, yaşasaydım büyük bir yük olurdu sırtıma.
galiba bende bi dönem hayatımdaki boşluğu doldurmak için yapıyordum,halen istesem yaparım ama yoruluyorum ve gerçekten beni sevecek birini arıyorum. ama bulabilene helal olsun. herkesin amacı belli. yat kalk sıkılınca güle güle de...