ahmed arif

birçok şiiri bestelenmiş, diyarbakırlı, şair ve gazeteci.

(bkz: hasretinden prangalar eskittim)
(bkz: ruhum benim şahdamarım) *

hasretinden prangalar eskittim adlı şiir kitabı türkiye'de en çok basılan kitap listesindeymiş ayrıca. *
"yokluğun cehennemin öbür adıdır

üşüyorum, kapama gözlerini"

dizelerinin şairidir kendisi.
karanfil kokuyor cıgaram
dağlarına bahar gelmiş memleketimin

dizelerinin sahibi güzel insan. *
ölümünün 13. yılı olan güzel adam... muhteşem şiirler yazmanın yanında toplumsal ahlak zervatatına prim vermeden aşık olabilen ve aşkını kendi yaşamsal şartları içinde kanırta kanırta yaşayan insandır...

(bkz: leyla erbil)
(bkz: ahmed arif'ten leyla erbil'e mektuplar)
(bkz: anadolu)

beşikler vermişim nuh'a
salıncaklar, hamaklar,
havva ana'n dünkü çocuk sayılır,
anadoluyum ben,
tanıyor musun ?

utanırım,
utanırım fıkaralıktan,
ele, güne karşı çıplak...
üşür fidelerim,
harmanım kesat.
kardeşliğin, çalışmanın,
beraberliğin,
atom güllerinin katmer açtığı,
şairlerin, bilginlerin dünyalarında,
kalmışım bir başıma,
bir başıma ve uzak.
biliyor musun ?

binlerce yıl sağılmışım,
korkunç atlılarıyla parçalamışlar
nazlı, seher-sabah uykularımı
hükümdarlar, saldırganlar, haydutlar,
haraç salmışlar üstüme.
ne iskender takmışım,
ne şah ne sultan
göçüp gitmişler, gölgesiz!
selam etmişim dostuma
ve dayatmışım...
görüyor musun ?

nasıl severim bir bilsen.
köroğlu'yu,
karayılanı,
meçhul askeri...
sonra pir sultanı ve bedrettini.
sonra kalem yazmaz,
bir nice sevda...
bir bilsen,
onlar beni nasıl severdi.
bir bilsen, urfa'da kurşun atanı
binareden, barikattan,
selvi dalından,
ölüme nasıl gülerdi.
bilmeni mutlak isterim,
duyuyor musun ?

öyle yıkma kendini,
öyle mahzun, öyle garip...
nerede olursan ol,
içerde, dışarda, derste, sırada,
yürü üstüne - üstüne,
tükür yüzüne celladın,
fırsatçının, fesatçının, hayının...
dayan kitap ile
dayan iş ile.
tırnak ile, diş ile,
umut ile, sevda ile, düş ile
dayan rüsva etme beni.

gör, nasıl yeniden yaratılırım,
namuslu, genç ellerinle.
kızlarım,
oğullarım var gelecekte,
herbiri vazgeçilmez cihan parçası.
kaç bin yıllık hasretimin koncası,
gözlerinden,
gözlerinden öperim,
bir umudum sende,
anlıyor musun ?
"tutma gözyaşlarını onur da ağlar" deyip şöyle devam etmiş şiirine;
"ne alnımızda bir ayıp
ne koltuk altında
saklı haçımız
biz bu halkı sevdik
ve bu ülkeyi.
işte bağışlanmaz
korkunç suçumuz.."
"de be aslan karam,
de yiğit karam,
hangi kalemin yazısı,
zorlu yazısı,
belanda?"
ne alnımızda bir ayıp,
ne koltuk altında saklı haçımız.
biz bu halkı sevdik ve bu ülkeyi.
işte bağışlanmaz korkunç suçumuz.
yaşadığı işkencelerin haddi hesabı yoktur. tabut işkencesinden sonra akıl sağlığında sıkıntı yaşadığı söylenir. tabut işkencesinde de kişiyi canlı canlı tabuta koyup ağzının kapatılmasıyla yapılır. bir insanın zaten psikolojik olarak dayanması çok zordur. etnik kimliğine sahip olmasının acısını fazlasıyla yaşamıştır.