aşık olunan kişinin eşcinsel olmaması

yani teorik olarak ihtimal olsa da aslında yoktur.
inanılmaz kötü bi durumdur bi yerlerden atlamak,bi yerlere yumruk atmak isteği doğurabilir.
üzücüdür zamanında üniversitedeki dersimden sonra part time işime otostop çekip bir mercedese binmiştim kendisi bir bankada bölge yöneticisi ve 26 yaşındaydı, çok güzel muhabbet ediyorduk askere gittiğini sevgilisinden ayrıldığını işine odaklandığını hayatını sevdiğini falan söylüyordu bense bu sevgilinin gerçek kimliğini gizlemek için bir trick olabileceğini düşündüm sonra indikten sonra bana kartını verdi beni çok sevdiğini ve cv olarak da kendimi iyi geliştirdiğimi başlangıç için iyi bir pozisyonda başlamama yardımcı olacağını söyledi, inme vakti yaklaştığı için teşekkür edip kartını aldım üzerine kendi numarasını yazdığını söyledi tekrar teşekkür edip indim. oldukça etkilenmiştim aslında çok karizmatik ve hayatta istediği birçok şeyi elde etmiş birine benziyordu aynı zamanda güçlü gözüken biriydi ki bu da benim zaafımdır güçlü erkeklere dayanamam. 2-3 gün sonra whatsapptan mesaj atıp halini hatrını sordum biraz konuştuk bir şeyler içelim falan dedim tabi dedi, o ara kendisini gerçekten çok hoş bulduğumu ve daha yakından tanımak istediğimi söyledim, ve bu güçlü adam beğenildiği için çok gururlandığını ve cesaretim konusunda etkilendiğini söyledi ve maalesef kendisinin heteroseksüel olduğunu, ama homoseksüel olsa beni havada kapacağını söyledi. ve bu adam gözümde bu davranışıyla çok daha yüce bir yere geldi, ben ise vay be demem ile kalakaldım, dünyada ne güzel insanlar var.
kendi içimdeki korkularımdan dolayı kimseye asla duygularım hakkında açılmadığım ve belli de etmediğim için bu hiç yüzüme vurmadı.

kişinin heteroseksüel olduğunu anladığım taktirde de duygularımı bastırırdım herhalde. genelde hep duygularımı bastırırım zaten de. neyse.
yaklaşık 7-8 yıl sürmüş, korkunç bir saçmalıktı bendeki...
acıdan başka bir getirisi olmayan bir saplantıya dönüşürse, kurtulmak için daha çok mücadele etmek gerekiyor.
ama, ana-baba-karındaş haricinde hiçkimse için ölmeye değmeyeceğini öğretir her zaman o en büyük hoca: hayat!
yaşamadığım için ancak yaşayan bireylerin ortak hüzünlerine ortak olabileceğim eylem hali. ha zamanında aşık olduğum kişi iyi rol kesen gizli hetero ise ve benden bunu ustalıkla gizlediyse bilemem hani, o onun sinsiliği zaten bana komaz.
'' hani başka bir aşk mümkündü '' ye yaslanarak aşkın imkansızlık denkleminde gözler kapalı yola devam edilir.
ben hep eşcinsel olmayanları sevdim. gizli eşcinsel olabilirlerdi belki ama hepsi gayet hetero türk erkekleriydi. hiçbiriyle ilişkim olamazdı çünkü özgüvenim yoktu ve pek çekici bir insan değilim.
ama ben bu tip insanlarla bir ilişki yaşanamayacağını düşünmüyorum. cinsel yönelimler öyle çok da keskin sınırları olan şeyler değil. iki özellik aranır. mesela bir insan hem duygusal hem de cinsel yönden sadece kendi cinsine ilgi duyuyorsa eşcinseldir.
şimdi biliyorsunuz gay sohbet odaları, gay uygulamaları dediğimiz yerler heteroseksüel erkeklerle dolu. yani heteroseksüel erkekler duygusal olmasa da cinsel olarak erkeklere ilgi duyabiliyorlar.
önemli olan duygusal ilgi duyma durumu. bir hetero erkek de başka bir erkeğe karşı önyargılarını kırabilir ve o'nda sevebileceği şeyler bulursa neden olmasın?
küçük bir ışık var bence. gelecekten umutluyum. şu ayırımlar, yönelimler bir ortadan kalkmalı. ilişkiler insanların birbirlerini insan oldukları için sevebilecekleri hale gelmeli. bekliyoruz.
çaresizliğin tanımıdır.

kaçmak isterken, kaçmayı başardığına inandığın her anda başa dönmektir. bazen sadece basit bir rüya tetikler bu aşkı, bazen düşüncesi, söylediği bir sözü başka birinden duymak...

tam olarak şudur aslında:

he's in my blood
i try to keep him out
he rules the pain
he makes up the ugly thoughts
the rotten words
he distracts my nerves
gay olup da seni iplememesinden iyidir. ha gay değilmiş, yoksa nası-sa severdi der avunursun.