ayı sözlük itiraf

  • /
  • 177
senin hatan. yine güvendin birine, kimseyi suçlama. düştüğün konumun sebebi sensin. ne bekliyordun? seni önemsemesini mi? gerçekten buna inandın mı?
hayatla, insanlarla uğraşmak, iş vs bunlarla başa çıkabiliyorum ama hiçbir şey zevk vermiyor. yarın otobüs çarpıp olay anında ölsem umursamam herhalde.
kendimi bilgisayar oyunlarına verdiğim, fantastik dünyalarda yaşadığım ve hatta rüyalarımda bile o diyarlarda dolaştığım bir dönemdeyim. umarım yakında çıkarım.
insanlar kendilerini gizlemek için çok kalın ceketler giyiyor sözlük. hatta bazen hava ne kadar sıcak olursa olsun o ceketi çıkarmıyorlar. internet sanal ortamda ise herkes çıplak oturuyor ama kimsenin pipisi gözükmüyor. bu belirsizlikten çok sıkıldım sözlük.
okullarin kapanması ve bayram nedeniyle metrekareye düşen insan sayısındaki azalma beni mutlu etse de; giden mi mutlu yoksa amaçsız kalan mi sorgularken heyecanimi kaybettim sözlük...
beraber art arda 8-10 gün geçirdiğim insanlardan en başta ne kadar sevsem de nefret etmeye başlıyorum. benden sevgili olmaz.
demet akalın'ın şarkılarını seviyorum. bunu asla inkar edemem. her zaman olmasa da yaz geldiğinde mutlaka demet akalın dinlerim yani. güneşlenirken filan süper oluyor. tüm bunlara rağmen yine de serdar ortaç dinleyen insanları yargılarım, acımam.
nişanlı üniversite arkadaşıma gay olduğumu söyledim ve aynı zamanda ondan hoşlandığımı söyledim. kawaii
iyi be sözlüğün tek rahibesi ben değilmişim teşekkürler sphynxinator.
uzun zamandır yoktum ortalıkta bi itirafta ben bulunayım.
2 hafta önce işimden ayrıldım ama o kadar tiksiniyorum ki oradaki insanlardan kingsman filminin klise sahnesindeki gibi herkesin birbirine daldığı birbirini vurduğu yumrukladigi bi sahne istiyorum. tabii ben de o ara elimde çekirdekle izlemeyi istiyorum. eglenceli olurdu
sinir nöbetlerimi bıraktım ayı sözlüğün manevi desteği iyi geldi destek veren adminden tut bana yazan herkes minnet duyuyorum iyi ki varsınız...ama son zamanlar fotograf atmıştım ve fotografım en kötü fotograf secildi ona çok bozuldum ilk defa paylaştım fakat sildim hedef tahtası gibi oldum herkes mükemmel değil herkes dört dörtlük bi yakışılık yok ben çirkinim bunu biliyorum artılar havadayken sürekli eksi yemek üzdü beni malesef demekki kendi içimizde bile ötekileştirme var...
aslında yazmak istediğim çok şey var ama yazmaya, anlatmaya üşeniyorum. bir de gereksiz ve işlevsiz o kadar saçma tavsiyeler verenler oluyor ki çevremde, aman içimde kalsın diyorum.
evde lussekatte adında bir poğaçamsı bi şey yapmıştım, çekirge sürüsü gibi yemiş bitirmiş ailem.
mesleğimin ilk yılı sona erdi ve ciddi anlamda tatile, sessizliğe ihtiyacım var. bu yüzden ailemin yanına izmir'e gideceğim bu yaz.
insan eti gerçekten ağır. 1-2 sene önceki boş ve dertsiz hayatımı özlüyorum. hpv yüzünden biraz psikolojim bozuldu sanırım, cinsellikten bayağı soğudum. bir daha başka birisiyle görüşme cesaretini kendimde bulamam diye düşünüyorum. biraz kendime de yabancılaştım, pek bir ehemmiyeti kalmadı hayatımın gözümde. sanırım öz saygımı yitirdim. artık ne kadar sürede toparlanırım, bilmiyorum. belki de en dibe çöktüm, bir daha hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.
sevgili adayımı korkutuyorum. nasıl mı? sürekli "artık norveçli erkeklere bakmama gerek kalmadı, sen varsın" falan diyorum, ciddi olduğumu sanıp korkuyor. "niye benden bu kadar beklenti içine giriyorsun" diyor. çok eğlenceli.
ekşi sözlük'teki lgbt onur yürüyüşü başlığına girilen yorumlar, insanı hayattan bezdirir. okumayın.
üstteki yazara aslında bir yandan katılıyorum, bir yandan da katılmıyorum. ekşi sözlük genel anlamda sol kesimin hakim olduğu bir sözlük gibi görünse de halen bu sol kesim içinde kendimizi olumlu anlamda ifade edemediğimiz bir topluluk var. önceki yürüyüşlerden de örneklerle açıklanabileceği gibi bazı aşırı hareketler malesef bizim ünümüzün kötüye yorumlanmasına sebep oluyor. yürüyüşe çoğunlukla kadınların katılması ve yürüyüşün onur yürüyüşünden çok feminist yürüyüşe dönüşmesinden açıkçası ben de rahatsızım. araya kaynayıp haydi biz de sesimizi çıkaralım boyutuna geliyor. keza kadınlar gününde lgbti'lerin de yürüyüşe katılması gibi. destek verilebilir elbet güzel bir dayanışma ama olayı sadece kendi tarafına çekecek hareketlerde bulunmak bana yakışıksız geliyor. sonuçta ortaya onur yürüyüşü değil karmançorman bir kuru kalabalık çıkıyor. kimsenin ne dediği anlaşılmıyor. saçma sloganlar falan. protesto etmek ayrı bir şey, kendi gününü kutlayarak yürümek ayrı bir şey. tutup siz kendi yürüyüşünüzde politik davranıp başkana söverseniz, onlar da sizi yürütmez. ki bunun olacağını hepimiz gayet iyi biliyoruz. valilik de yürüyüşe engel koyar.
en baştan falso vererek kendi bilincimizi, hareketimizi, anlatmak istediğimiz değerlerimizi kendimiz baltalıyoruz. bu zihniyet de bu şekilde devam ettiği sürece benim gibi düşünen çoğu lgbti bu tarz yürüyüşlere katılmayacaktır.
ne zaman lgbti gerçekten kendini olumlu şekilde yansıtacak bir zihniyete bürünür o zaman destek veririz.
ne bok istediğimi ben de bilmiyorum.
burası biraz popülerleşmiş mi bana mı öyle geldi anlamadım.
evli erkekleri, çocuğu olan erkekleri, daha önce kadınla yatmış olan erkekleri bir kenara bırakalım. onlar zaten benim yazdıklarımı okumazlar, ya da okumak istemezler.
bir de gay/gey olduğunu kabullenemeyenler varmış. onlara da ben yazmıyorum zaten.
ayının çeşitleri yoktur diyemem. ama benim ayı olmadığımı söyleyecek kişi de zaten ayı değildir.
burada sevdiğim yazarlar falan vardı, ama sürekli yazan çok az vardı. şimdi umarım artmışızdır. daha önce buradan kaçarken yaptığım saçma davranışın sebebi zaten belli. etim kuruymuş. biraz da tuzsuzmuş
bir de üzerine alınan alakasız tipler var, onlar zaten burada bile yazmıyor. onlar kapıdan girse bacadan kovuyorum. kendilerine başka efendi seçsinler ahaha.
  • /
  • 177