ayı sözlük itiraf

  • /
  • 91
ağladım sözlük. ağlıyorum hatta, yazmakta zorlanıyorum, parmaklarım tuşlara gitmiyor, kendimden tiksiniyorum artık. günün erken saatlerinden beri peşimi bırakmıyor illet olay beni içten içe yok ediyor hatta. elimde olmadan sürekli osurdum sözlük, yatakta, mutfakta, tuvallette, caddede hiç fark etmedi. yetmedi eve geldim hala devam ediyor. en son osuruğuma vereceği tepkiyi duyunca bilmeyecek merak etme aramızdaki hiçbir şey değişmeyecek. vakit hızlı değerlendirmeyelim.
aslında inanılmaz mantıklı bir insanımdır. sadece tercih etmiyorum.
998 beğeni ile green apple'ın kim olduğunu açıklayacam.*

piyasa rekabet piyasası.*
2 gündür diyet ve squat yapıyorum. gangbangi hayatı boyunca tecrübe etmemiş bir insan olarak yapmış kadar oldum.***
bugün 10 km yürüdüm. asla çikolata yememem lazımdı ama tutamadım kendimi ne olacak şimdi aq.

edit: ne istedin lan itirafımdan.
evet sözlük şuan saat sabaha karşı 04:22.... 637 günlük sevgilim biraz önce artık evlenmek istediğini söyledi, ailesi kız bulmuş (pazarda mı sergiliyorlarda aileler buluyor, ne saçma koca koca adamlara seçmece gibi kız buluyorlar). gün boyu canım cicim aşkım mesajları atarken, mesajla birbirimize sarılmış, iyi geceler mesajları atarken birden birkaç yazışmayla yolları ayırdık. evet ortamda gizli takıldığım için haykıramadım. içime içime ağlıyorum şu an... ne boktan bişiymiş aşk. 26 yaşındayım, 3 ilişkim oldu. 3 ünden 2 si böyle sebepten bitermi ya. aşk maşk yalan galiba. ben sadık kaldıkça, atı alan üsküdara geçiyor. bana da tozu yutmak kalıyor. herkes mi rahat ya böyle... bi ben mi kasıyorum kendimi karşımdaki üzülmesin diye. hep mi ben üzüleceme be. dertleşecek kimsem yok. ne boktan durummuş bu, galiba iyi değilim. dökmem lazım içimi
kendimi yaşayamamaktan bıktım sözlük.hetero gibi davranmaktan sevdiğim insana onu söyleyememekten her şeyden kendim olamamaktan bıktım sözlük
çok samimi olduğum bir arkadaşımın şimdi eşi olan kişi, onlar çıkarken bana birlikte olmayı teklif etmişti. evlendikten sonra da zaman zaman bu teklifini tekrar etti. ilk teklif ettiği zaman "gey olduğumu bildikleri için beni deniyorlar mı?" diye düşünmüştüm. ancak, adamın birkaç gey arkadaşımla birlikte olduğunu ve evliliğinin "vitrin" olduğunu ifade etmesi beni çok kızdırmıştı. iki defa evlerine kadar gittim, arkadaşımla konuşmak için ama yapamadım.
eyy üst komşu kızı.

dün gece baş başa evde sohbet ederken elektrikler kesildi. ve ansızın mum ışığında güzel güzel konuştuk. biliyorum bunu sen de düşünememiştin ama çok rezil kepaze oldum. çünkü eve ansızın aile meclis üyelerinden birileri geldi. tuhaf tuhaf bize baktılar, ben de 'hihi elektrikler kesik de, hoş geldiniz' diye şapşal şeyler dedim. meğer şalter atmış. şalter! biz de 1 saat boşu boşuna mum ışığında sohbet etmişiz. apartmanın ışıkları da yanıyormuş. gözünü seveyim bi daha gelme.
ayı sözlük itiraf başlığında, ilk defa bir başkasının itirafını kendiminmişçesine sahiplendim. kendimden bahsediliyormuş gibi hissettim. entry sahibinin kapısına dayanıp 'yalnız değilsin ulan, yalnız değiliz!' diye haykırıp sarılasım geldi.
gay olduğumu bugün ilk defa aynada kendime bakarak içimdem değil sesli olarak söyledim. tabiki uzun yıllardır farkındayım ama hiç sesli dile getirmemişim, kendimi hiç olmadığım kadar doğru bir o kadar da yanlış hissettim.
kuzenimle bir saat sonra buluşacağız. sanırım konuşurken kız bayağı şok üstüne şok olacak. gerçi kimin nasıl tepki vereceği çok kestirilemiyor. örneğin ilk defa açıldığım kişi olan psikolog arkadaşım o kadar siklemedi ki bu mevzuyu, ben şaştım kaldım. kız bana "mutlu musun peki?" "mutluyum", "o zaman sorun yok" dedi ve kestirip atmıştı. çok garipti. ben kendimi onun yerine koyuyorum da, bir arkadaşım benim yanıma gelip "benim erkek arkadaşım var" diyecek, valla didik didik sorardım, her boku öğrenmeye çalışırdım zira hem çok meraklı biriyim hem de böyle sansasyonel konular çıktı mı bokunu çıkarana kadar soruyorum ben, ehehehe.

neyse şimdi bu kuzenimle ilk defa detaylı bir açılma yaşayacağım. herhalde kuzenim, psikolog arkadaşımdan daha meraklı çıkarak bana herşeyi soracak diye bekliyorum, kız zaten telefonda bile bir sürü şey sordu. anlatabilir miyim? bence anlatabilirim. zaten zor kısmı bitti, soran olursa herşeyi dürüstlükle söyleyebilirim gibi geliyor. psikolog arkadaşımla konuşurken o hiç birşey sormayınca ben de hiç bir şey anlatamamıştım, cesaret edememiştim, oysa deli gibi anlatmak, paylaşmak istiyordum. bütün laflar boğazımda düğümlenmişti. şimdi kuzenimle böyle olmayacak herhalde. aşama aşama bir yerlere gelmeye çalışıyorum işte. hedefim en azından yakın çevreme açılabilmek, gizli saklı işler yapmanın psikolojik maliyetini kaldıramaz oldum zira.

bu kuzenim hayatı boyunca beni bildi, yanımda bir tek sevgilimi görmedi. kendisi de kendi aşk ilişkilerini anlatmaya bayılır, herşeyini de bana anlatan bir tip. o herşeyini anlatıp rahatlarken benim karşısında hiç bir şey anlatamam benim canımı çok sıkıyordu. benim için de dönüştürücü bir deneyim olacak. oha 30 yıllık korkularımı aşıyorum, kendime de hayret ediyorum. bu kuzenime favori dizim olan sex and the city'i ben tanıştırmıştım, sonra kız da hastası olmuştu. oradan aslında durumları çakozlayabilirdi ehehe.

hadi ben evden çıkıyorum, bana şans dileyin millet. bakalım nasıl geçecek.
birkaç haftadır tanıştığım mavi gözlü, sarışın, tavuk eti tenli adam sürekli kondomsuz ilişkiye girmekten bahsediyordu. bende alize testi olup, test sonucunu bana getirirse ilişkiye girebileceğimizi söyledim. öyle yaptı. test sonucunu getirdi, kondomsuz beraber olduk. ilk defa biriyle kondomsuz yattım. kondomludan farkı yok. yaş 30.
sağlık, bütün güzellerden önemli.
herkes sizi sikmek istiyor heee ya heee şeklinde heterolara atarlanan gay bünyeciklerin "ayhhh çok takip ediliyorum", "ayhhh beni sikeceklerdi" muhabbetinden yıldım resmen. insanlar için realist olmak neden bu kadar zor anlayamıyorum. kardeşim herkesin bir alıcısı olduğu konusunda herkes hemfikir tamam ama herkes sizi sikmek falan istemiyor. sakin olun bir yahu cidden çevrenize her gelen insana "ayhhh beni sikecek" gözüyle bakıp hala aşk arıorm ttlm bn yhaa kafası yaşamak ne derece mantıklı? seven sikilir, siken sevilir mantığı lisede kalmadı mı canısı? *

edit: bu entrymi eksileyen arkadaş başın sıkışırsa ara *
bir itirafim var. bir keresinde sadece is makinasi kepce kullanabilmek icin bir adamla konusmustum. ve benle is makinalarini kepceleri kullandirtma karsiligi birlikte olmak istedi. elimize kac defa boyle firsat geciyor ki? degisik fantaziler pesindeydim yine. en azindan taksici fantazisinden daha eglenceli oldugunu dusunuyorum. sirada vinc operatoru falan var sanirim. neyse bu kadardi. simdi dagilabilirsiniz.
yıllardır abi dediğim böyle delikanlı görünümlü bıyıklı göbekli adam bana gay olduğunu itiraf etti. seviniyim mi üzüleyim mi bilemedim. pis homooğğğğ. şimdi çok daha yakınız.

(bkz: abi ayağı göt ayağı)
dün eski sevgilimle yemeğe çıktık. kedisine o tatildeyken ben bakmıştım, evin anahtarlarını vermem gerekiyordu. ayrılırken pek konuşmamıştık, üzerinden beş ay geçmiş. sanki herşey kesip atıldı. ikimizin de kızgın olduğu vakitler geçti. geriye birkaç güzel anı, saçma kavgalar falan kaldı. yemekten sonra arabada oturduk, biraz konuştuk. zor bir kış mevsimi geçirdiğimizden bahsettik. hoş herkes için zordu, kar bitmek bilmedi. o ağladı, sen gidince en iyi arkadaşımı da kaybettim dedi. o ağlıyor diye ben de ağladım biraz, ağlama lütfen dedim.ikimizde hayatta başka yerlerdeydik, en azından denedik. denememek daha acıklı, cesur olmak lazım. üzerinde başka bir hava vardı, ben de saçma bir şekilde seziyordum biriyle birlikte olduğunu daha buluşmadan. sordum, kızma dedi. neden kızayım ki, ikimiz de mutlu olmayı hak ediyoruz dedim. gerçekten kızmadım.

benim de biri var gibiydi dedim. seks için buluştuyduk, birkaç kez daha bir araya geldik , her defasında daha çok beraber vakit geçirmeye başladık. ben birşeyler hissetmeye başladığımda eski kız arkadaşına geri döndü. olay brokeback mountain gibi oldu dedim. güldük. gene de boğazıma birşey düğümlendi. eve geldim, yattım. bu cümleleri yazdım, adele'in someone like you şarkısını çaldım. böğüre böğüre ağladım.
bana yürüyen yürüyen merdiven 'ayaklarını yerden kesicem' dedi. oov yeeee.
sözlüğün telegram grubuna katıldım. çok güzel eğlenceli sohbet,muhabbet oluyor. yazarlar çok samimi ve içten. daha önce hiç bu kadar insanın olduğu bir ortamda olmamıştım. ben de bazen sohbete dahil olmak istiyorum ama yazdıklarımın saçma olacağı ve/veya yanlış anlaşılacağı hissi yüzünden çok vazgeçiyorum. bazen bir cesaretle yazıyorum sonradan keşke yazmasa mıydım düşünceleri geliyor aklıma hep. bir yandan da kabuğunu kırmam gerektiğini,sosyalleşip böyle kalmamam gerektiğini düşünüyorum. ama bir yandan da çok çekiniyorum,utanıyorum ne kadar yazmak istesem de. yukarıdaki düşünceler geliyor hep. bir ara hastaneye bile gitmiştim depresyon,öfke kontrolü ve asosyallik tanısı koymuşlardı. ilaç tedavisi gördüm ama bir etki ettiğini düşünmediğim için bırakmıştım. bilemiyorum, böyle sessiz ve silik kalmak istemiyorum artık. bu çelişkimden kurtulmam gerekiyor ama ne yapacağımı bilmiyorum. yaşım çok büyük değil ama artık sıkıldım tek takılmaktan,iletişim kuramamaktan. hep böyle gidecek diye korkuyorum.
geçen gün işten kovuldum. o kadar olgun karşıladım ki beni işten kovan adam bile şaşırıp 3 kere tekrarladı kovulduğumu. üçünde de ''tamam'' diyince ''neye tamam?'' diye sordu sonra teşekkür etti. dünya üzerinde benden daha karizmatik bir şekilde kovulduğunu kabul eden bir ademoğlu varsa tanımak isterdim. ha bu arada beni sonra göndermediler, e yanlış hesap bağdattan döner tabi.
  • /
  • 91