purplewhale

Durum: 43 - 0 - 0 - 0 - 25.08.2016 01:01

Puan: 743 - Sözlük Kezbanı

2 yıl önce kayıt oldu. 6.Nesil Yazar.

Henüz bio girmemiş.
  • /
  • 3

the neon demon

drive'ın danimarkalı yönetmeni nicolas winding refn'in 2016 yapımı filmi. son zamanlarda izlediğim en iyi ve en değişik filmdi. filmi izlerken güldüm, korktum, öğürdüm. filmden çıktığımda izlerken nefes almadığımı fark edip derin bi nefes aldım. mükemmel görüntüler sesler ve senaryo içinde kaybolup gittim. evet hala filmin etkisindeyim. beyaz perdeden kalkmadan hemen izleyin derim.

yeni bir ilişkiye başlayacaklara tavsiyeler

sevmediğiniz şeyleri sevdiğinizi söylemeyin.

nilipek

2015'te ilk albümü sabah'ı çıkarmış, bazı sabahlar son ses açarak dinlediğim şarkılarıyla bana huzur veren, içimi ısıtan güzel kadın. 18 ağustos perşembe günü lomography gallery store'da akustik bir konser verecekmiş. kendisini ilk defa canlı izleyeceğimden sabırsızlıkla bekliyorum.
sevdiğim bir kaç şarkısı:


heteroseksüel erkeklerin lezbiyen sevdası

kendi cinsiyetimden biri ile seks yaparsam onu aldatmamış olacağımı söyleyen bir sevgilim olmuştu. neden böyle erkekler var. benim neden böyle bi sevgilim olmuştu?

ayı sözlük yazarlarının tumblr sayfaları

en iyi dizi film müzikleri

hans zimmer'ın hastasıyız.

ayı sözlük yazarlarından film önerileri

en yakındaki kitabın 68. sayfasının 5. cümlesi

'eğer bekleseydi', diyecekler, 'zamanın etki etmesine izin verseydi, çaresizliği gittikçe azalacaktı ve sonunda, onu teselli edebilecek başka biri ortaya çıkacaktı.'

majortom

iki kadeh şarap sonrası muhabbetine doyum olmayan, tarzına bayıldığım canım arkadaşım, hoşgeldin.

ayı sözlük yazarlarının gördüğü ilginç rüyalar

sarı bir ördek beni kovalarken gagasını kapıya sıkıştırmıştım ve gagası kopmuştu. artık hayatına gagasız devam edeceğinden benden intikam almak için yemin etmişti. gagasız ördekler çok korkunç oluyor.

stranger things

ilk 5 bölümünü heyecanla bitirmiş olduğum ve diğer 3 bölümü yarına mı saklasam bugün mü izlesem diye kararsız kaldığım netflix dizisi. winona ryder döktürmüş. bi de çocukları çok seviyorum ben ya.

odanın camlarını açamamak

bahçe katında oturduğum için camları açınca evde bir adet kedi belirdiğini fark ettiğimden beri açamıyorum. dumanlı hava sahasında uyumalar.

telefonunuza gelen son mesaj

sivilceleri kapatıcıyla kapatıyolar

ayı sözlük yazarlarının şu an dinlediği şarkılar

moda sahilinde halkı taciz eden 4 kişi

dün aldıkları gazla başlamışlar saldırmaya. peki biz şimdi ne yapacağız? http://twitter.com/bilalonurr/status/754...

15 temmuz 2016 darbe girişimi

"eğitim yapacağız" demişler. asker değil cihatçılar eğitimini yaptı. http://twitter.com/Fenerli_Ressam/status...

16 temmuz 2016 sabahı hissedilenler

bir çağrı halinde hepimize saldırabileceklerini, kafamızı kesebileceklerini gördük, onlar da bunu yapabildiklerini gördüler. bu insanlarla aynı havayı solumaktan tiksiniyorum ve onlardan çok korkuyorum.

krzysztof kieslowski

la double vie de véronique 25.yılı şerefine 12 ağustos'ta tekrar vizyona girecekmiş.

three colors üçlemesi

polonyalı yönetmen krzysztof kieslowski'nin adlarını fransız bayrağının renklerinden alan üçlemesidir. renkler "özgürlük, eşitlik, kardeşlik" sloganındaki ilkeleri temsil eder. özgürlük:mavi eşitlik:beyaz kardeşlik:kırmızı. three colors: blue kızını ve eşini kazada kaybeden bir kadının özgürlüğünü bulmasını, three colors:white fransız karısının ona boşanma davası açmasıyla mülklerini kaybeden, fransa'da dil bilmemesiyle davanın taraflı olduğunu düşünen polonyalı bir göçmenin eşinden intikam almasını, three colors:red öğrenciyken aynı zamanda modellik yapan valentine'in sokakta eski bir yargıçın köpeğine çarpmasıyla aralarında başlayan dostluğu anlatır. üç filmi izledikten sonra aralarındaki bağlantıyı ise, sokakta çöpe boş şişe atmaya çalışan yaşlı kadınla sağlıyoruz.

take this waltz

2011 yapımı bir sarah polley filmidir. başrollerinde doğallıyla tamamen bizi karakterinin içine sokan seth rogen ve güzeller güzeli michelle williams oynuyor. film her ilişkinin monotonlaşması, her ilişkide dönüp dolaşıp aynı noktaya gelinmesini konu almış. bittikten sonra bana bir kere daha "evlenmeyeceğim" dedirtti. örnek bir diyalog:

--- spoiler---


margot: nasıl gidiyor?
lou: iyi, ne nasıl gidiyor?
margot: yani bilmiyorum bir şey söyle.
lou: neden?
margot: söyle ki sohbet edebilelim.
lou: söyleyecek bir şeyim yok.
margot: harika, bu iyiye işaret!
lou: sohbet ediyormuş gibi hissedelim diye bir şeyler söylemeyeceğim.
margot: neden benim nasıl olduğumu sormuyorsun?
lou: çünkü nasıl olduğunu biliyorum öyle değil mi?
margot: evet sanırım öyle. sence de burada konuşmadan sadece oturmamız garip olmuyor mu?
lou: ne hakkında konuşacağız birlikte yaşıyoruz. birbirimiz hakkında her şeyi zaten biliyoruz.
margot: o zaman yemeğe çıkmanın anlamı nedir?
lou: iyi yemek yemek, güzel bir yerde olmak. ”görüşmeyeli ne yaptın” değil.


--- spoiler ---


http://www.imdb.com/title/tt1592281/?ref...
  • /
  • 3
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 43

two door cinema club

17 temmuzda one love festivale'de konser vereceklermiş. bu da gruptan taze single:

sigur ros

istanbul konserlerinde bizi bambaşka bi dünyaya götüren nordik grup. setlistlerindeki 12 adet şarkıyı bitirip sahneden ayrıldıktan sonra alkışlarımızın ve çığlıklarımızın bitmemesi üzerine lucky no #13 diyerek bir şarkı daha çaldılar. insanlara kapalı alanda sigara yaktırdın be jonsi! seneye yine bekleriz.

morrissey

söylenenlere göre 19 ağustos'ta istanbul'da konser verecekmiş bu efsanevi insan. konser mekanının açıklanmasını merakla beklerken kumbarama bir şeyler atmaya başlayabilirim. bekle bizi moz!

istanbul firuzağa'daki velvet indieground records'a ramazan baskını

"sizi içeride yakarız." evet, siz yakmayı iyi bilirsiniz.

belgica

sundance film festivali'nde dünya sinemasının dram kategorisinde en iyi yönetmen ödülü alan felix van groeningen filmi. soundtrack bayaa iyiydi. kursat 9000 - çölde kutup ayısı favorim. başka sinema salonlarında izleyebilirsiniz.
trailer:

soundtrack: http://open.spotify.com/album/0bPr06Owk1...

ayı sözlük itiraf

hoşlandığım kişiyle ilk buluşmamızda arkadaşının evine gidip hep beraber vakit geçirecektik. her kırmızı şarap içtiğimde kusarım. o gün de şarap içmeye karar verdik. eve geldik ve içmeye başladık. ev küçücüktü ve tuvalet evin salonundan sürgülü tahta bi kapıyla ayrılıyordu. ikinci şişe de biterken herkes mayışmış ve kulağını müziğe vermişti. ben de öyleydim ta ki karnımdan boğazıma doğru çıkan sıvıyı hissedene kadar. hızlıca yerimden kalktım ve tuvalete koştum. tam tuvalete girdim sürgülü kapıyı kapatıyordum ki bi baktım içtiğim tüm şarap tahta kapının üstünde ve aşağı doğru akıyor. evet içimdeki şarabı 2 saniye daha tutamamıştım ve çocuğun tahta kapısında cinayet işlemiş gibiydim. kapının her yeri kıpkırmızıydı ve tahta resmen tüm şarabı içine çekmişti. ne yapacağım nasıl temizleyeceğim derken hoşlandığım kişi iyi misin diyerek yanıma geldi ben de onu içeri aldım. kapıya baktı, bana baktı, ben ona baktım ve anırarak gülmeye başladık. evden çıkarken çocuğa kapısının ne halde olduğundan hiç bahsetmedik. muhtemelen kusmuk lekesi hala o kapıda. eğer bunu okursan, sürgülü tahta kapına kustuğum için çok üzgün olduğumu bilmeni istiyorum.
Henüz takip ettiği biri yok.