ayı sözlük itiraf

  • /
  • 91
gün günden yalnızlaşıyorum. kötü biri olduğumu düşünmüyorum ancak keşke bazı hataları yapmasaymışım diyorum. ama soran olursa gebersem de itiraf edemem, kuyruğu dik tutarımm.. ahahaha yalnızlığı ben seçiyorum kiiii derim
tırnak keserken sağ elimin baş parmağını unutma olasılığım %92.
insan başına ne gelmesinden korkuyorsa o şey dönüp dolaşıp başına geliyor. karma dedikleri bu olsa gerek.hayatımın en kötü günlerini yaşıyorum.bunun sebebi ben bile değilim.sebep bazı insanların yalancılığı ve riyakarlığı karakter haline getirmesi.kime ne kadar zarar verebilecekleri umurlarında bile değil.sadece kendilerini düşünüyorlar.iki yalan bir doğru etmiyor maalesef.tek suçum içimdeki sesi dinlememek.birine güvenmemem gerekiyorsa böyle hissediyorsam güvenmemeliydim.hep aynı hatayı yapıyorum.yarı yolda sap gibi kalan da yine ben oluyorum.umarım aklım başıma gelmiştir.
aslında yazmak istediğim çok şey var ama yazmaya, anlatmaya üşeniyorum. bir de gereksiz ve işlevsiz o kadar saçma tavsiyeler verenler oluyor ki çevremde, aman içimde kalsın diyorum.
çok fena yorgun olmama rağmen başkasının evinde hemen uyanıyorum. sabahın köründe dikiliyorum havaya. yerimi çok yadırgıyorum. kendi yatağım dışında rahat ettiğim yer sayılıdır yani.
erenköy ruh ve sinir hastalıkları hastanesinden ilk kaçışım
başhekimliğin kapısındaydık. artık bütün kavga bitmişti. ben ile beni bir arada bıraktıkları o dört duvardan çıkmam için son imzalar atılıyordu. sanki bütün benliğimi o dört duvar arasında bırakmışım gibiydi. hiçbir düşünce izine rastlayamadım zihnimde. bir an için koşup o tel örgünün arasından tekrar içeri girip ben i aramayı düşündüm. sonra annemin kolumdan çekmesiyle kendime geldim. poşet gibi. bütün kıyafetlerimin ve eşyalarımın koyulduğu o poşeti taşıdıkları gibi. ama bu uzun sürmedi. hastanenin çıkışına geldiğimizde kendime gelmiştim. burnumu sanki son nefesimi alıyormuşçasına güçlü bir şekilde çektim. o kadar güçlü çektim ki sigara mezarlığı olmuş ciğerlerimden bütün balgamlar ağzıma geldi. ağzımdaki balgam ve tükürük karışımı mektubu hastanenin kaldırım taşına tükürdüm. görüşürüz demekti bu. geri geleceğim demekti. biliyordum geri gelecektim. sabah yağan yağmur sanki bütün hünerini sergilemiş ve son kalan damlacıklarını bırakıyordu. yerlerdeki sarı ve turuncu yapraklar rüzgarın etkisiyle uçmuyordu. çünkü bu bildiğimiz kuru sonbahar değildi. bu ıslak ve çamurlu bir sonbahardı ve yaprakların hepsi ıslak asfalta tutkallanmıştı. eve doğru yürürken özgürlüğün verdiği bir duyguyu taşıyordum. annem kolumu sürüklüyor fakat bedenim her adımda daha çok kendine geliyordu. o an için artık kameralarla izlenmediğimi hissettiğimde ve davranışlarımın sorumluluğu artık bana ve teknik olarak aileme kaldığı için mükemmel hissettim.
anneme bunu anlatmak için konuşma girişiminde bulundum.
‘’sanırım önüme geleni pataklamak ve yumruk yumruğa kavga etmek istiyorum’’
oğlunun bir ruh hastası olduğuna o an inanmış olan kadın konuştu: ‘’çok kötü hissediyorsan tekrar geri götürebiliriz seni.’’ ‘’hayır bu kötü hissetmek değil, bu iyi hissetmek, harika hissetmek. özgür olmak’’
iki tarafında birbirini anlamadığı bu konuşmadan sonra adımlarımı yavaşlatıp amcamın yanına geçmiştim. konuşmak için değil, anlaşılamamaktan kaçmak için. uzun ve sessiz adımlar attık yaklaşık üç dakika sonra taksiye binme fikri babamdan geldi. babalık yapıyordu, üşümeyelim istiyordu, yorulmayalım. fakat benim son 2 haftamı kapalı bir hücrede geçirdiğimi ve çıkalı yaklaşık on dakika olduğunu unutmuşlardı. bu kadar anlayışsız olmalarına mı yoksa babamın tekrardan baba olmasına mı bilmiyorum, sinirlendim: ‘’ gerçekten beni bu b*ktan yerden çıktıktan sonra tekrar bir araca kapatmak mı istiyorsunuz?’’ öfkeliydim. sonra rüzgarı suratımda hissettim. dışarıdaydım. rüzgar bana dokunduğu gibi bütün öfkemi vücudumdan sıyırarak aldı gitti. yürümeye karar verildi. amcamla olan hızımız ve erenköy’ün dar kaldırımları yüzünden babamla annem yan yana yürümek zorunda kaldılar. konuşmadan. birbirinin farkında olmadan yan yana. en son ne zaman yan yana yürüdüklerini düşündüm. zihnimi çok zorladım fakat bulamadım. yürümüş olsalar bile böyle olamazdı. bir tarafta yıpranmış ve tükenmiş bir kadın, diğer yanda sevgisi anlaşılamayacak kadar ilkel bir adam. ikisinin beraber yürürken izlemek yıkılan bir binayı izlemek gibiydi. yavaş adımlarla düşen bir bina. geride kalacak tek şey toz bulutuydu. ama biliyordum. bu toz yığının altından yeni binalar kurulacaktı. üzülmedim bile sadece bir dram filmi tadındaki bu yürüyüşü izledim. kapalı hava, yapraklar, toprak kokusu ve insan denen hayvan. gerçekten bir film sahnesi tadındaydı. evin yakınlarına geldiğimizde ise karşımıza kardeşim çıktı. bağımsız bir sokaktan yolu bizim eve bağlanan kardeşimle evin önünde buluşmuştuk. gelecekte olacakların provası gibiydi. hepimizin bir ailesi olacak, farklı yollarımız olacak, fakat buluşmak istediğimizde burada olacağız. bu sokakta. bu evin kalıntılarında. bizim ailenin eski yıkıntısında.
hetero arkadaşlarım, gay arkadaşlarımdan daha gay bu kadar yavsanmaz hergün mu bir şey denilir.
-hangi burger aldın
-brazilian olan
-ha götün gibi
-ne alaka olum
-popon da öyle ya kalkık yuvarlak
-olum erkeklere mi bakıyorsun artık
(eşi de güler bu arada)
-yoo tek seninki dikkatimi çekiyor
errors...
merhaba ben köşedeki siyahi saatçi. sorularınızı bekliyorum.
yoruldum sözlük.

daha 23 yaşında olmama rağmen hayattan yoruldum sözlük. insanların anlayışsız olmalarından -en yakınındakilerin bile- yoruldum. emek verip karşılığını alamamaktan yoruldum.4 ayda iş hayatından yoruldum. insanı en çok en sevdiği üzermiş. en sevdiğim tarafından üzülmekten yoruldum sözlük.
işyerinde seni okumaktan bir gün işsiz kalacağım diye cok korkuyorum
growlr tanistigim birinin cok kilolu birini aramiyorum.demesi kadar sacma bisey yoktu tamam chaser seviyorsun zayif seviyorsun sorun yok saygim var fakat profilimde vucut fotom var profilimde hersey var nickim bear eee derdin ne senin yok biraz akil mantik...ben dahil kimse hint kumasi degil dunyada kusurlarimiz var ama kusurlarimizi silah olarak bize karsi kullanmayin...markette calisirken musterilerin dalga gecmesi sonra onlara laf koymam ben sana saygi sevgi cercevesinde davraniyorum isim geregi kendi tipine bakmadan elestiriyo bizim sozluktede oyle tipte insanlar var
çok urusbuca gelecek ve kesinlikle ilk bakışta "aranıyor bu" hissiyatı uyandıracak ama;

her şeyden çok, sarılmaya ihtiyacım var
cheesecake imin tabanı tuttu.
birine feci düşüyorum biri beni tutsun.
bugün için beklediğim -buluşalım mı?, teklifi gelmedi... biraz üzüldüm, biraz da uyuz oldum, ben de teklif etmedim, pişmanım.
sinir nöbetlerimi bıraktım ayı sözlüğün manevi desteği iyi geldi destek veren adminden tut bana yazan herkes minnet duyuyorum iyi ki varsınız...ama son zamanlar fotograf atmıştım ve fotografım en kötü fotograf secildi ona çok bozuldum ilk defa paylaştım fakat sildim hedef tahtası gibi oldum herkes mükemmel değil herkes dört dörtlük bi yakışılık yok ben çirkinim bunu biliyorum artılar havadayken sürekli eksi yemek üzdü beni malesef demekki kendi içimizde bile ötekileştirme var...
itirafları okurken, itirafı yazan kişileri etrafımdaki insanlarla eşleştiriyorum; "bu sanırım ahmet, şu kesin mehmet" gibi gibi.
c2 da bir cocukla yazisiyordum ben anonimim cocugu yuzu vucudu vs. meydanda korktugu kimse yok iki gun boyunca konustuk bana hic bir seyo dusunmeden canımın istediğini yapmamı söyledi e birazda kızdı bir yandanda etkilendim çünkü benden foto vs istemedi bunun yeri burası degil dedi ve genel konular hakkındada konusabildik her neyse gel gelelim cocuk hesabi kapatmis ki bende bugun fotolari doseyecektim olur belki bu is diye (bkz:send nudes) neyse efendim iste oylece cekip gitti kaldim oyle bana her insan gibi davranan herkese aşık olabiliyorum sanırım çok safım birinden kazık yiyip amansız bir hırslı bir yolluya dönüşme zamanına gelsekte ortalığın bir koysam ahh ahh...
çok safım havada pembe bulutlar olsun istiyorum duygusalmıyım? evet korkakmıyım? evet sozluk korkuyorum herhangi bir şeye başlarken yemek spor aklınıza ne işerken bile lan acaba bir şey olacak mı tetikte bekliyorum boyle bu beni çok yoruyor be nasıl kurtulurum en ufak fikrim yok.bunu ögrenmem lazım çünkü insan kendi kendini iyileştirebilir
psikoloğuma prostat masajı yapmıştım sözlük. nasıl birşey olduğunu çok merak etmişti.
  • /
  • 91