ayı sözlük itiraf

  • /
  • 91
aramızda dağlar kadar duvar, duvarlar kadar yalanlar, yalanlar kadar tutarsızlıkların vardı. ben vardım bana sorunun ne olduğunu söyleyebilirdin. sadece hayatımdan gitmeni istiyorum. farklı yollara. bir daha karşılaşmamak üzere..
ayda, 2 ayda bir de olsa iki satır 'uygun musun' mesajı alıp, gidip neredeyse hiç konuşmadan fb ile buluşup hayata devam etmek hoşuma gidiyor
tilki, kürkçü dükkanında gerek.. ha bu sefer dükkan sahibi eskisi gibi değer biçer mi bilinmez..
bacaklarımın arasında aldığım kuyruğumla online'ım..
kafam karışık. vizelerim bitince onu terk edicektim güya. ama olmadı. hala düşünüyorum. uzaktan ilişki bana göre hiç değil. avrupaya bir şekilde taşınsam bile onun yaşadığı şehre taşınamayacağım. yine ayrı olacağız. her gün buluşamayacağız, her gün elini tutamayacağım onun yine. sadece işte bikaç ayda bir filan. ya da avrupada olursam ayda bir. ama nereye kadar böyle gidecek ki? onu seviyorum ama olmuyor mu ne?
bugün için beklediğim -buluşalım mı?, teklifi gelmedi... biraz üzüldüm, biraz da uyuz oldum, ben de teklif etmedim, pişmanım.
tüp mide olup tekrar kilo aldım. bırakın kendimi s/kicem, bırakınn
sıralar üstümde gereksiz bir cinsel arzu var bilmiyorum aşırı bir şekilde rahatsız oluyorum ama durduramıyorum mastürbasyon falan iş hayatı stres ne bileyim yoruldum iyice
insan başına ne gelmesinden korkuyorsa o şey dönüp dolaşıp başına geliyor. karma dedikleri bu olsa gerek.hayatımın en kötü günlerini yaşıyorum.bunun sebebi ben bile değilim.sebep bazı insanların yalancılığı ve riyakarlığı karakter haline getirmesi.kime ne kadar zarar verebilecekleri umurlarında bile değil.sadece kendilerini düşünüyorlar.iki yalan bir doğru etmiyor maalesef.tek suçum içimdeki sesi dinlememek.birine güvenmemem gerekiyorsa böyle hissediyorsam güvenmemeliydim.hep aynı hatayı yapıyorum.yarı yolda sap gibi kalan da yine ben oluyorum.umarım aklım başıma gelmiştir.
uzun zamandır içimdeki spiritüal duygularda bir yoğunlaşma gözlemliyorum. pür ateist biri olarak ilahi dinlemeyi severim. özellikle kilise müziği, genelde ortodoks.
spor mevsimi gelmiş günah çıkarma zamanı bu bedene çok yüklendim, artık biraz dikkatli olmalıyım.
2 veya 3 olgun aktifle grup sex yapma fantezim var. ama bunu yaptıktan sonra birbirimizi tanımayacağız. çünkü grup sex sanki itibarımı zedelermiş gibi geliyor. gerçi öyle bi itibarım da yok sadece öğrenciyim, ama olsun. neyse, belki bir gün beni kimsenin tanımadığı bir yere gidip bunu denerim.
birinin mutluluğunun başkasının acısına dönüşmesine ve aslında üzülmesi gereken kişinin her seferinde mutlu olan kişi olmasına katlanamıyorum.
yaklaşık 2 haftadır depresyondaydım. alman adamla ayrıldım sözlük. en son ona açık ilişki teklif ettim, o da bunu kabul etmeyip bitirelim dedi. belki ben erasmusa başlayınca tekrar devam edermişiz. zannetmiyorum sözlük. erasmus şehrim ondan uzak, tamam avrupada ama uzak. hem bana vakit ayırmayan birine ben neden vakit ayırayım ki? seviyorum onu ama olmaz. evet bazen sevsen de doğru olanı yapman gerekir. şimdi yarın ona özür dilerim tekrar ilişkiye devam edelim desem belki de kabul edecek ama yine aynı şeyler. bir insanın "ilişkiye sahip olmak istiyorum ama bunun için fazla zamanım yok-yoğunum" demesi çok saçma ve o bunu yapıyordu. hayır yani vaktin yoksa ne anlamı var bu ilişkinin. ben de benim için zamanı olmayan birine zaman ayırmayacağım artık. chiao mein lieber. ich liebe dich aber ich kann nicht.
tik-tok izliyorum. normalde bir algoritması var, beğendiğin ve sonuna kadar izlediğin videoları beğenen ve sonuna kadar izleyen insanların beğendiği ve sonuna kadar izlediği videoları gösteriyor.

normalde bir şeylerin yapılış videoları ve yemek videoları ilgimi çekiyor ama bazen bir bakıyorum ki yakışıklı erkekler altlarında gri eşofmanlarla dans ediyor ve takılıyorum.
artık algoritma sapıttı.
bir yemek bir herif gösteriyor. bir kimin kocası buuuuu bir herif. bir çizim videosu bir herif.
askerlikten muafiyet alma süreci ne zahmetliymis yav! bilgisi olan yazarlardan tavsiyeleri beklerim, homojen dergiye de bir sonraki sayıya yazım olur inşallah bu konu "muaf mi? edilmeden duramam" diyerekten
insanların sevgililerinden bahsederken tokmakçı lakabını kullanmaktan çok haz alıyorum. ''ayşe'in tokmakçısı nerelerde ya özledik! ya da ahmet'in tokmakçısı da kapı gibi maşallah!'' şeklinde cümle içinde kullanmak bana çok sempatik geliyor.
bazen işyerinde resmi şekilde konuştuğum insanların suratına da aynısını söylemek geçiyor içimden. iyi akşamlar, yarın görüşürüz yerine tokmakçınıza selamlaaaar diyerek kapıdan çıkıp gitmek. ama olmuyor.. ben hazırım ama insanlar değil. zaten her konuda ve her zaman hazır olmayan birileri oluyor çevremizde..
  • /
  • 91