parol

Durum: 25 - 25 - 0 - 0 - 04.10.2018 21:36

Puan: 466 - Sözlük Kezbanı

1 ay önce kayıt oldu. 7.Nesil Yazar.

0
  • /
  • 2

ikiz olmak

sen eşcinsel veya lgbt bireyisin diye ikizinin de mutlaka öyle olması gerektiği düşünülür ve olmadığı öğrenildiğinde triplere girilir. evet bunun biraz da genetik yönü olabilir ama ikizlerin de genetik farklılıkları var sonuçta.

türkiye'de prep kullanımı

türkiyede sigorta karşılamıyor diye okudum ben , sanırım pozitif yaşamın sitesinde.
ayrıca kullanan birinden yan etkilerini öğrenmek istediğim ilaç.

ayı sözlük itiraf

ön edit: bu gerçek bir itiraf olacak.
itiraf ediyorum, ben aslında transsexuelim yani kendimi kadın gibi hissediyorum. ama zaten zor olan hayatımın daha da zorlaşmasını istemiyorum, ayrıca bedenimi o kadar da kötü bulmuyorum. buyüzden sanırım hayatımın sonuna kadar bir erkek olarak yaşayacağım. kılsız olmadığım ve feminen davranmadığım için sesimin ince olması hariç bu belli olmuyor ki zaten belli etmek te istemiyorum. sevişmek istediğim insanlara bunu söylemiyorum genelde çünkü benden soğuyacaklarını düşünüyorum. ama seviştikten sonra söylediğim birkaç kişi oldu ve olumsuz bir tepki vermediler. sonuçta ne kadar kadın gibi hissetsem de şu an bir erkeğim ve tabiki kadınları seven biri yerine erkekleri seven biriyle sevişmem gerekiyor. zaten artık kendimi pasif gay olarak görüyorum.
hamam fantezim var. ankara ve istanbul'dan hamam tavsiyelerini özelden alabilirim. :d

evine gidilen erkekle ayıp olmasın diye seks yapmak

bir chat uygulamasından tanıştığınız kişinin evine, yani direk evine nasıl gidebiliyorsunuz ya? bu bence büyük cesaret gerektiriyor. ben açık alanda buluşurken ödüm kopuyor sonuçta yazışmış olsak bile her şey çıkabilir.

ayı sözlük itiraf

an itibariyle hiç gay veya lezbien yakın arkadaşımın olmadığını farkettim ve bu çok acı verici. denedim sözlük, samimi olmayı denedim onlarla. en iyi bulduğum kişi bile bir garip. mesaj atıyorsun bi cevap veriyorlar bi vermiyorlar. doğru düzgün oturup muhabbet edemiyorsun. sanırım birbirleriyle sadece sex için buluşuyorlar ya. bunu da bu sözlüğe yazmam çok garip belki ama çok dertliyim. kendimi yalnız hissediyorum ve bir grubun içine dahil olmak istiyorum, beni anlayan insanlar olsun istiyorum ama bir grup yok. hetero arkadaşlarım mükemmel ama onların yanında da tam olarak kendim gibi hissedemiyorum her şeyimi açıkça anlatamıyorum ve bu samimi gelmiyor bana. bakalım ne kadar daha böyle gidecek.
growler hesabımı tekrar aktifleştirdim, ama profil resmi filan koymadım. amaç partner bulmak değil sadece sıkıldığımda veya çok yalnız hissettiğimde bakmak. bunun bana ilginç bir şekilde iyi geldiğini fark ettim.

hoşlanılan erkeğin ter kokusu

aşıksam sorun olmaz, sadece hoşlanıyorsam rahatsız edici olabilir. aslında ter kokusu bazen çok sexi olabiliyor, ama buram buram kokmadığı sürece. eğer cidden buram buram kokuyorsa söylerim çünkü ben rahatsız olmasam başkaları olacak. yalnız bir ayak kokusu değildir ter kokusu.

bugün eve yalnız dönmek istiyorum

""eğer ben plüton olsaydım ve biri gelip bana "hey, sen artık bir gezegen değilsin" deseydi gerçekten fena sinir olurdum, cidden."
engelli bir eşcinsel olarak başucu filmim. moralim bozuldukça izliyorum. filmin gerçek olamayacak kadar güzel yönleri var, ama kötü olaylar aynen yansıtılmış. benim de ailemle ilişkilerim leo'nunki ile aynıydı lisedeyken. sanırım ilk 12. sınıfta izledim ve düşündüğüm ilk şey "bizim lisede niye böyle şeyler olamıyor?" idi. o sıralarda brezilyalı erkek hayranlığım da vardı zaten bayağı. evet filmin dram sahneleri var ama bana fazla dramatik gelmediler, sanırım daha dramatiklerini yaşadığım için.
benim fabio kadar kötü olmayan fabio larım, gio kadar yakın olmayan giovanna larım vardı ama gabriel bir türlü gelmedi. sonra da okul bitti zaten. sanırım izlediğim ilk ve tek eşcinsel filmi bu. oyüzden hep özel kalacak benim için. kimliğimi tanımlayan tek film.
başka varsa bir mesaj uzağınızdayım. ayrıca artık daha sık belle and sebastian dinliyorum.
son olarak; bul beni gabriel, halen çok geç değil. <3

ayı sözlük chat

selam, chat için bir başlık çok hoş

koli

yalnızlıktan öldüğüm bir dönemde bir arkadaşım bana "ayhhh bu ara koli yoğunluğum var" demişti. o sayede öğrenmiştim kolinin ne olduğunu. sonra bu duruma sinir oldum ve birkaç tane koli (kutu) bulup aralarına oturdum ve fotoğraf çekindim. arkadaşıma yolladım ve altına "ayhhh bu aralar benim de koli yoğunluğum var" yazdım. garip bir emoji yollamıştı cevap olarak şu an hatırlamıyorum. pişman değilim tabiki. çok eğlenmiştim ehehehe :d

gay ve lezbiyen evliliği

çok mantıklı aslında, lise zamanlarımda hep ileride böyle bir şey yapmayı hayal etmiştim. bu fikri benimseyen çok tatlı lezbien arkadaşlarım da vardı. ama sonra yapabildiğim kadar bekar gezmeye karar verdim. çünkü evlilik eşitliği olan bir yerde sevdiğim erkekle evlenme fikri daha cazip geliyor.

en yakın arkadaşın sevgilini elinden alırsa

bir süre kendime gelemezdim herhalde çünkü böyle durumları çok takarım kafama. kendimi suçlayabilirdim bir süre suçum olmamasına rağmen. eğer bir sevgilim varsa onu elimde tutmak gibi bir derdim olmamalı çünkü. bunun için özel bir şeyler yapamam. neyse, şu anda gay bir yakın arkadaşa sahip olmadığım, ayrıca sevgili olabileceğim birinin de yakınlar da olmaması sonucu düşünmemin gereksiz olduğu durum.

yer var mı sorunsundan önce evli misin diye soran gay

benim bu. çakallık olsun diye yapmıyorum, evli biriyle beraber olmak istemediğim için özellikle 30 yaş üstü insanlara sorduğğum ilk soru bu oluyor. yer sorunu bir şekilde hallolur otel pansiyon filan. sırf yeri yok diye biriyle görüşmekten vazgeçecek değilim.

growlr

gerçekten bu uygulamada bayağı bir anım birikmiş, biraz anlatayım.
uygulamayı bir arkadaşım sayesinde keşfettim. "bear lar filan varmış tam sana göre" dedi, bear olmadığımı ve uygulamada beğenilmeyeceğimi söyledim ama uygulama bear severlere de açıkmış. aslında ilk günlerde hiç mesaj gelmiyordu, ama tatil günlerinde insanların çok daha aktif olduğunu farkettim bu uygulamada.
bear olmamama rağmen birini bulmam sadece birkaç gün sürdü. romeo ve hornete göre daha seviyeli olduğunu düşünüyorum bu uygulamanın. ama yine de evli erkek yüzsüzlüğüyle burada da karşılaştım.
ben: "üzgünüm evli insanlarla ilgilenmiyorum, size iyi şanslar"
evli bey: "bak ben sana evli olduğumu söylemeyebilirdim de, enazından dürüstüm, buyüzden bence bu şansı kaçırma."
şans diyor ya, ona göre onunla tanışmam benim için çok büyük bir şansmış. :d
ailemin yaşadığı şehre geldikten sonra uygulamayı tekrar açtım yaz aşkı bulmak amacıyla. bir tane daddy ile tanıştım yabancı bir daddy. aslında her şey iyi gibiydi ama bana sonra "sen çok yakışıklısın bence kendini pasif olarak harcama kalçalarını kullanmalarına izin verme" gibisinden saçma sapan bir şey yazdı ve sonra benimle bareback yapmak istediğini söyledi. adam bana aşırı yakın oturuyordu ve bu beni derin bir dehşet içerisinde bıraktı. uygulamayı sildim. kurmak istiyorum tekrar çünkü yeni insanlarla tanışmak "woof" mesajları almak hoşuma gidiyor, ama o adam halen burda ve üniversite şehrime gitmeyi beklemek zorundayım.
kısacası enazından hornetle kıyaslandığında hoş bir uygulama, ama yine de yaşadığımız ülke gerçeklerini unutmamak gerekiyor.

ilk eşcinsel deneyim

lise 3 teyken heterosexuel bir çocuğa aşık olmuştum. aynı sınıftaydık ve o bir kızdan hoşlanıyordu. yakın arkadaşı statüsündeydim, klasik işte. sonra lise bitti, farklı üniversite ve şehirlerdeydik, birbirimizle hiç görüşmüyorduk. aradan 4 sene geçmesine rağmen onu unutamamıştım ve adeta kalbim yanıyordu. chat uygulamalarından haberdardım ama tehlikeli olduğunu düşünüyordum ve çok çekiniyordum. sonra lezbien bir arkadaşımla telefonda konuşurken bana chat uygulamasından bulduğu ve seviştiği birini, bunun ne kadar hoş bir şey olduğunu filan anlattı, dikkatli olmak ve her önüme gelenle buluşmamak kaydıyla uygulamaları kullanmamın o kadar da tehlikeli olmayacağını söyledi. benim de aklıma yattı açıkçası, farklı tenlerin bana platoniğimi unutturacağını düşünüyordum, daha doğrusu öyle olmasını istiyordum. sonuçta intihar ve zararlı alışkanlıklar dışında her şeyi deneyebilirdim.
bir chat uygulaması indirdim. 2 ay filan durdu öyle, bir türlü bulamadım uygun kişiyi. biriyle buluştum ama ısınamadım, hatta öpüştük ama en ufak bir şey hissedemedim. sonra buldum, güvenebileceğim birini buldum. kısa süreli arıyordu ve bu benim için iyi bir şeydi. henüz cinsel deneyimim olmamıştı, belki de bunu sevmeyecektim. oyüzden ilk deneyimimi kısa süreli isteyen biriyle yaşamam daha iyiydi. zaten amaç çocuğu unutmak değil miydi aslında? her neyse. buluştuk ve kahve içtik ilk olarak. biraz agresif tavırları beni tedirgin etti, sakin biri olması iyi olurdu. ama bana hep iyi davrandı. birini öpmek, onun vücuduna dokunmak, çıplak olarak birine temas etmek gerçekten çok hoştu. işin ön sevişme sonrası kısmından ilk olduğu için pek bir şey anlamadım, hatta bitse de gitsek modunda takıldım bir süre. bir yandan da "oha şu an resmen sevişiyorum" filan diye düşünüyordum. sex yaptıktan sonra biraz sohbet edip ayrıldık, çabuk bittiğini düşündüm ayrılırken.
peki çocuk? onu unutamadım. farklı tenler unutturmuyormuş. ama sonra kendiliğinden bitti. sex yapmak ne çok mükemmel ne çok kötü, yine de öyle "yapmazsam çıldırırım" gibi bir şey yok her ne kadar bir ihtiyaç olsa da. tabi sevdiğin aşık olduğun insanla başka oluyordur, bilmiyorum henüz.

yunanistan

100 yıla yakın bir süre önce bazı büyük dede ve ninelerimin terk ederek türkiye'ye yerleştiği ülke. orada bazı bölgeler dışında hiç türk kalmadığını zannediyordum ama geçen hafta yunanistan'da yaşayan akrabalarım olduğunu öğrendim. yani 100 yıl sonra halen akraba olduğumuzdan emin değilim açıkçası. bu konu benim aklımı karıştırdı çünkü bahsedilen akrabalar türklerin tamamen göç ettiği bir yerde yaşıyor. buyüzden yunan olduklarını düşünüyorum yalnız bizim aile geçmişine bakıldığında yunan ismine sahip tek biri bile yok. bu durumda ya onlar asimile olup yunanlaştılar ya da biz asimile olup türkleştik. bu gerçekleri her şey yolunda gider ve iletişim kurma planları başarılı olursa öğreneceğim.
bir de müziklerini çok sevdiğim ülke. türk müziklerine çok benziyor ama dilleri bizimkinden daha melodik. yunanca öğrenmeyi çok istiyorum ama dünya çapında sadece 20 milyon kadar olmaları beni tereddüte düşürüyor.
facebookta çok fazla yunan milliyetçisiyle karşılaşıyorum bu ara. türklerden nefret ediyorlar ve türk milliyetçileriyle kavgaya tutuşuyorlar. tabi çoğu türk milliyetçisi ingilizce bilmediği için derin konulara girilemiyor. neyse, her iki milliyetçi tarafın ve kavganın da benden uzak olmasını diliyorum, yeni çatışmalar yaratmaya gerek yok artık. zaten yeterince sorunla uğraşıyoruz.

eşcinsellere sorulan sorular

hayatımda eşcinsel olarak açıldığım insanların biri hariç hepsi kadındı. sanırım lise 3 teyken bir erkek arkadaşıma söylemiştim çünkü çocuk gayet açık fikirli birine benziyordu. önce hormonlarımdan dolayı böyle olabileceğimi söyledi sonra da aktif mi yoksa pasif mi olduğumu sordu. o çocuğun hetero olduğuna emindim ve hetero birinden bu soruyu duymak o anda biraz abes kaçmıştı. ben ona içimi döküp duygularımdan bahsederken ve hafiften ağlarken o bana "aktif misin pasif mi diye sordu ve bence duygusal bir an yaşayan bir insana sorulabilecek en saçma sorulardan biri. neyseki sonra psikolog sayesinde cinsel yönelimimi kabullendim, gay insanlarla tanıştım ve çok yakın olmadığı sürece heterolara anlatma gereği duymuyorum.

ayı sözlük itiraf

hayatımda sanırım sadece birkaç kez sex yaptım ve bunlardan biri kondomsuzdu. onu neden yaptığımı bilmiyorum, sarhoş filan değildim. sonra pozitif yaşam derneğini arayıp ilişkiden ne kadar sonra test yaptırmam gerektiğini öğrendim, yaptırdım ve herhangi bir cinsel hastalık veya sorun çıkmadı. sanırım hayatımdaki en en en büyük hata bu idi ve itiraf değeri taşıdığına inanıyorum.
tam eski hetero platoniğimi unuttum derken internetten tanıştığım 50 li yaşlarında alman bir adama karşı duygusal ilgi duymaya başladım. ama bu da imkansız görünüyor çünkü ben henüz 20 lerimin başındayım. daha önce yaşlı birileriyle tek gecelik ilişki yaşadım ama duygular girince durum çok farklılaşıyor. ben yaşlı biriyle duygusal ilişki kurma taraftarı değilim çünkü bu iki tarafı da üzer, ama şu an basbayağı hoşlanıyorum. benim seçimim değil biliyorum ama ne olacak onu bilmiyorum. ilkinde hiç çekici gelmemişti ve onu sadece almancamı geliştirmek için bir araç olarak görüyordum ama şu an bilemiyorum sözlük. mesajlarıma cevap vermediğinde deliriyorum, tipik kıskançlık triplerine giriyorum ama hiç belli etmiyorum. çünkü her gün konuşmamıza rağmen aramızda hiçbir şey yok. bir kere bile sexten konuşmadık, o benden hoşlanıyor ama bundan hiç bahsetmedik. ayrıca ekonomik kriz var onu görebilecek miyim bilmiyorum. bir kere olsun elini tutabilmek istiyorum. eğer görüşemezsek duygularımı asla tanımlayamam ve bu şekilde acı çekmeye devam ederim. belki de görüştüğümüzde hayal kırıklığına uğrayacak ve hislerimin sahte olduğunu anlayacağım. kafam çok karışık bu konuda.

genç eşcinsellere tavsiyeler

ben genç bir eşcinsel olarak akranlarıma tek bir tavsiye vereceğim çünkü en çok dikkatimi çeken konu bu. lütfen aynı fabrikadan çıkmış gibi davranmayın. konuşma tarzlarınız bile birbirine çok benziyor, vurgular, kelime kullanımları... ve bunu yaparken içten yapmadığınız çok belli. orjinal olmak kimseye bir şey kaybettirmez.

tek gecelik ilişki

sadece birkaç kez deneyimlediğim ilişki türü. neredeyse çoğu eşcinsel bireyin yaşam tarzı. hatta tek gecelik ilişkiye karşı çıkan insanlar ayıplanıyor anladığım kadarıyla.
aslında bu benim için de hoş bir durumdu. çünkü farklı insanlar yeni deneyimler... güzel şeyler bunlar.
ama bir süre sonra kendimi değersiz hissetmeye başladım. çünkü karşıdaki insan için sex hariç hiçbir anlam ifade etmiyorum, sohbet etsek bile buluşma amacımız belli ve karşıdaki bunu her türlü belli ediyor. şimdilik bunu yapmayı bıraktım, ileriki aylarda yine çok fazla olmamakla beraber bu ilişki türünü deneyimlemeyi planlasam da sanırım hiçbir zaman her gece başka biriyle sevişebilen bir gay olmayacağım.

parol

gerçekten de hafif ağrılarda etkisiz kalan bir ilaç, bir de benim ayı sözlük'teki kullanıcı ismim. ama bu adı seçmemin hiçbir sebebi veya özel bir hikayesi yok, sadece dün kullandığım bir ilaç olduğu için birden bire yazdım ismini. ama kendisiyle aram iyidir.
hoşbulduk dark bear ve askk
  • /
  • 2
Henüz hiç başlık açmamış.

sevgiliyi hornet kullanırken yakalamak

yakalamayı açalım;
adamın horneti kullandığı şans eseri yakalanmışsa, def etme zamanı,
yok hornet kullanırken şanssız bir şekilde pişti olunmuş ve yakalanmışsa, belki de def olup gitme zamanı gelmiştir.

sevgiliyi hornet kullanırken yakalamak

bir orospuyla beraber olduğunuzun göstergesidir. ya gavatlık edip mutlu mesut ilişkinize devam edersiniz ya da ona hiçbir şey söylemeden hayatınızdan def edersiniz.

yorucu bir gangbang sonrası aileyle nezih bir akşam yemeği yemek

iştahla sırasını bekleyen sekiz aktifin hışmına uğrayıp saatlerce süren seks kuyruğu sonunda tarumar edilmiş doyumsuz pasifin, sıcacık yuvasına; ailesinin yanına dönüp annesinin hazırladığı patlıcan oturtma ve pilavı onlarla birlikte yerken arkada klasik müziğin onlara eşlik edişiyle ruhunun okşanması durumudur. ailesi ne zaman ona boynundaki morarmaları sorsa, b12 vitamini eksikliğini buna sebep gösterir. herkes sır saklar ama onun sakladığı sır öyle böyle bir sır değildir. ikili bir hayat yaşamaktadır. bir hayatında aktiflerin türlü seks fantazyalarına malzeme olurken, diğer hayatında entelektüel bir sapyoseksüel olarak tanınıp, kemik gözlüğüyle sanat filmleri izler ve babasını, iş dönüşünde takım elbise giyerek karşılar. boş zamanlarında at biniciliği yapan doyumsuz pasifimiz, hafta sonlarını binek at olarak geçirir. bdsm'lerin aranan simasıdır aynı zamanda. vücuduna kimi zaman bir bear'ın kolu kimi zaman bir kamyon şoförünün bacağı girmiştir.

hayatının bir yanı, platon'un görüngüler dünyasını sembolize ederken, diğer yanı idealar dünyasını sembolize etmektedir.

edit: yalnız öyle böyle eksi almamışım. yahu hepiniz mi gangbang yapıp akşamına annenizle patlıcan oturtma, pilav, cacık yeyip klasik müzik dinliyorsunuz? btw, pasifleri aşağılamadım, zaten burada pasiflikle ilgili tek şey, ekmek kuyruğunun ucunun bir pasife çıkması o kadar. gerisi mizah. ne alıngansınız arkadaş.

ilk pasif olma hikayesini anlatan youtuber

bence bu tarz insanlar eşcinsel olgusunu çok yanlış yansıtıyor. şahsen bizim ülkedeki onur yürüyüşlerini de desteklemiyorum çünkü etik olmayan davranışlarla hakkımızı savunuyoruz. bir ülkede devrim yaratmak bana göre başarılarla ve eğitimle oluşacak bir şey, fakat bu da hiçbir zaman olmayacağı için en iyisi kendinize dikkat etmektir.

ilk pasif olma hikayesini anlatan youtuber

içeriklerinden ve videodaki tavrından tahmin edebildiğim kadarıyla henüz kendini yeni keşfetmiş, hissettiklerine, yaşadıklarına yeni yeni anlam vermeye çalışan bir çocuk.

bu videoda asıl konuşulması gerekenin böyle bir şeyi neden paylaştığı, bunun çok özel olması gerektiği gibi şeyler olduğunu düşünmüyorum. zira bunlardan önce karşımda sıkışmışlık hissi yaşayan bir çocuk görüyorum. bu çocuk sıkışmış, bu yaşına kadar toplumdan öğrendikleriyle, inandıklarıyla olduğu kişi, olduğu şey arasında sıkışmış. yüksek ihtimal şu an böyle bir süreçten geçiyor. diğer videolarından da anladığım kadarıyla henüz çevresine yeni yeni açılıyor, zaten bu videoda da arada kapıdan gelen seslere dikkat etmesi, bazı şeyleri anlatırken sesinin kısılmasını buna bağlıyorum. ve bu süreçler bana oldukça tanıdık geldiğinden açıkçası bu çocuğu pek yargılayamıyorum.

yani şu an bunları yazarken totodan sallama tespit yapıyormuşum, tepeden tepeden konuşuyormuşum gibi hissediyorum ama incelediğimde böyle bir izlenim verdi bana. onun için işlerin yolunda gitmesini, ona bir şeyler katabilecek, öğretebilecek, farkındalık kazandırabilecek, yaşadığı sürece iyi gelebilecek insanlarla karşılaşmasını ve en önemlisi bu video yüzünden kötü niyetli birilerinden zarar görmemesini diliyorum.

gay barda babayla karşılaşmak

oğul: anneme söylerim.
baba: annene söylerim.

alkol alınan gece yapılmaması gerekenler

- eski sevgililerinizden ve aşklarınızdan bahsetmeyiniz.
-- eski özlemlerinizden ve hayallerinizden konuşmayınız.
--- eski başarısızlıklarınızdan, kayıplarınızdan ve mutsuzluklarınızdan bahis açmayınız.
---- yahu, eskiye dair herşeyin üzerine sünger çekip, bugününüzden ve yarınlarınızdan muhabbet ediniz!

genç eşcinsellere tavsiyeler

üç tavsiye
1)korunun
2)kasmayin,hayat üzülmek için fazla kısa
3)bir kac kişiye açılın,en azından bir iki kişi size gerekirse destek olabilsin

genç eşcinsellere tavsiyeler

kendim gibi olan genç akranlarıma tavsiye, tamam tavşan misali bir ortama ayak basmış bulunmaktayız onların çiftleşmesi kadar hızlı bir alemin içine girdik büyüsüne kapılmayın lütfen korunun.

hornette tanışılan kişiyle buluşup foucault sarkacı üzerine sohbet etmek

hornette bilimsel kişiliğiyle dikkatinizi çeken entelektüel bir beyle felsefi bir sohbete girilir. ardından ev adresleri istenir ve mektuplaşmalar başlar. kâğıda zam geldiği için zaman zaman dumanla da haberleşilir. birbirinizin kültürlü olduğunu yeterince anladıktan sonra buluşma günü ve yeri belirlenir. zaman kavramını reddettiğiniz için güneşin doğuşu ve batışı arasında rüzgârın şiddetinin hafiflediği, sonbahar yağmurlarının çiselediği, ebabil kuşlarının yumurtalarından çıktığı bir eylül günü buluşulur. her şey doğaldır anlayacağınız. bir kütüphaneye oturulup çilekli kefirler söylenir. kütüphaneden seçilen bilimsel kitaplar aracılığıyla soru cevap etkinliği başlar ve birbirinizin bilimsel yetkinliğini anlamak için çabalarsınız. sonrasında ortak bir konu belirlenerek, bunun üzerinde derin bir sohbete başlanır. yargılar konur, kuramlar kanuna evrilir, yeni doğa yasaları inşa edilir. derken bir bakmışsınız akşam olmuş. oradan çıkıp bir picasso sergisine gidilir, resimler tek tek incelenir, alelade çözümlemeler yerine ayrıntılı betimlemelere gidilir. akşam hafif bir fransız yemeği, yüz elli yıllık yetmiş beş aromalı şarap eşliğinde yenir. partnerinizin paltosunu giydirip, siyah şemsiyenizle oradan ayrılıp ışıklı kaldırımlarda simetrik gece yürüyüşüne başlarsınız. meydandaki davut heykeli ve sokağın gözdesi olan kendini yontan adam heykeli üzerinden yaşam sorgulamaları yapılır. gün bitmektedir artık. eve gidilip sekiz saatlik satantango filmi açılır ve bir saat sonra uyunur. partnerin uyurkenki kalp atışları dinlenerek bilimsel bulgular edinilmeye çalışılır. sabah yapılacak olan yeni deneyler için ön hazırlık sağlanıp, freud'un teorileri ışığında görülecek psikanalitik rüyalar dünyasına dalınır.

sabah mozart resitaliyle gün başlar. kadife perdeler ardına kadar açılır ve ropdöşambr giyilir. zamansızlığın verdiği edilgen diyalektik akışın içinde dünya hayatına ayık biçimde devam edilir. partneriniz üniversitedeki dersini vermek için antik yunan tragedyası kürsüsüne doğru yol alır. siz de filtre kahvenizi içtikten sonra geleneksel nietzsche'nin göz yaşları festivalinde hiçliğin çaresizliği konuşmasını yapmak üzere yola koyulursunuz. fakat bilirsiniz ki insan bir yere gidiyorsa aslında hiçbir yere gitmiyordur.

hayaller isviçre basel'de metafizik konularına ilgi duyan bir erkekle solgun gün ışığı altında epik bir yürüyüş, hayatlar "yer var mı, a mısın p mi, içki ısmarlarsan kucak dansı yaparım".

Toplam entry sayısı: 25

ayı sözlük itiraf

an itibariyle hiç gay veya lezbien yakın arkadaşımın olmadığını farkettim ve bu çok acı verici. denedim sözlük, samimi olmayı denedim onlarla. en iyi bulduğum kişi bile bir garip. mesaj atıyorsun bi cevap veriyorlar bi vermiyorlar. doğru düzgün oturup muhabbet edemiyorsun. sanırım birbirleriyle sadece sex için buluşuyorlar ya. bunu da bu sözlüğe yazmam çok garip belki ama çok dertliyim. kendimi yalnız hissediyorum ve bir grubun içine dahil olmak istiyorum, beni anlayan insanlar olsun istiyorum ama bir grup yok. hetero arkadaşlarım mükemmel ama onların yanında da tam olarak kendim gibi hissedemiyorum her şeyimi açıkça anlatamıyorum ve bu samimi gelmiyor bana. bakalım ne kadar daha böyle gidecek.
growler hesabımı tekrar aktifleştirdim, ama profil resmi filan koymadım. amaç partner bulmak değil sadece sıkıldığımda veya çok yalnız hissettiğimde bakmak. bunun bana ilginç bir şekilde iyi geldiğini fark ettim.

ayı sözlük itiraf

ön edit: bu gerçek bir itiraf olacak.
itiraf ediyorum, ben aslında transsexuelim yani kendimi kadın gibi hissediyorum. ama zaten zor olan hayatımın daha da zorlaşmasını istemiyorum, ayrıca bedenimi o kadar da kötü bulmuyorum. buyüzden sanırım hayatımın sonuna kadar bir erkek olarak yaşayacağım. kılsız olmadığım ve feminen davranmadığım için sesimin ince olması hariç bu belli olmuyor ki zaten belli etmek te istemiyorum. sevişmek istediğim insanlara bunu söylemiyorum genelde çünkü benden soğuyacaklarını düşünüyorum. ama seviştikten sonra söylediğim birkaç kişi oldu ve olumsuz bir tepki vermediler. sonuçta ne kadar kadın gibi hissetsem de şu an bir erkeğim ve tabiki kadınları seven biri yerine erkekleri seven biriyle sevişmem gerekiyor. zaten artık kendimi pasif gay olarak görüyorum.
hamam fantezim var. ankara ve istanbul'dan hamam tavsiyelerini özelden alabilirim. :d

growlr

gerçekten bu uygulamada bayağı bir anım birikmiş, biraz anlatayım.
uygulamayı bir arkadaşım sayesinde keşfettim. "bear lar filan varmış tam sana göre" dedi, bear olmadığımı ve uygulamada beğenilmeyeceğimi söyledim ama uygulama bear severlere de açıkmış. aslında ilk günlerde hiç mesaj gelmiyordu, ama tatil günlerinde insanların çok daha aktif olduğunu farkettim bu uygulamada.
bear olmamama rağmen birini bulmam sadece birkaç gün sürdü. romeo ve hornete göre daha seviyeli olduğunu düşünüyorum bu uygulamanın. ama yine de evli erkek yüzsüzlüğüyle burada da karşılaştım.
ben: "üzgünüm evli insanlarla ilgilenmiyorum, size iyi şanslar"
evli bey: "bak ben sana evli olduğumu söylemeyebilirdim de, enazından dürüstüm, buyüzden bence bu şansı kaçırma."
şans diyor ya, ona göre onunla tanışmam benim için çok büyük bir şansmış. :d
ailemin yaşadığı şehre geldikten sonra uygulamayı tekrar açtım yaz aşkı bulmak amacıyla. bir tane daddy ile tanıştım yabancı bir daddy. aslında her şey iyi gibiydi ama bana sonra "sen çok yakışıklısın bence kendini pasif olarak harcama kalçalarını kullanmalarına izin verme" gibisinden saçma sapan bir şey yazdı ve sonra benimle bareback yapmak istediğini söyledi. adam bana aşırı yakın oturuyordu ve bu beni derin bir dehşet içerisinde bıraktı. uygulamayı sildim. kurmak istiyorum tekrar çünkü yeni insanlarla tanışmak "woof" mesajları almak hoşuma gidiyor, ama o adam halen burda ve üniversite şehrime gitmeyi beklemek zorundayım.
kısacası enazından hornetle kıyaslandığında hoş bir uygulama, ama yine de yaşadığımız ülke gerçeklerini unutmamak gerekiyor.

gay ve lezbiyen evliliği

çok mantıklı aslında, lise zamanlarımda hep ileride böyle bir şey yapmayı hayal etmiştim. bu fikri benimseyen çok tatlı lezbien arkadaşlarım da vardı. ama sonra yapabildiğim kadar bekar gezmeye karar verdim. çünkü evlilik eşitliği olan bir yerde sevdiğim erkekle evlenme fikri daha cazip geliyor.

heteroseksüel erkeklerin gaylerden çok daha yakışıklı ve cezbedici olması

gerçekten bana da çoğu zaman böyle geliyor. ama ben yinede bunun bir yanılgı olduğunu düşünüyorum. heterolar hep bizim etrafımızdalar, öyle olmasa bile muhafazakar bir toplumda yaşadığımız için kimin ne olduğunu tam olarak bilemiyoruz. yani gördüğünüz yakışıklı bir heterosexuel aslında hetero mu anlamak zor.

ayı sözlük itiraf

ön edit: bu gerçek bir itiraf olacak.
itiraf ediyorum, ben aslında transsexuelim yani kendimi kadın gibi hissediyorum. ama zaten zor olan hayatımın daha da zorlaşmasını istemiyorum, ayrıca bedenimi o kadar da kötü bulmuyorum. buyüzden sanırım hayatımın sonuna kadar bir erkek olarak yaşayacağım. kılsız olmadığım ve feminen davranmadığım için sesimin ince olması hariç bu belli olmuyor ki zaten belli etmek te istemiyorum. sevişmek istediğim insanlara bunu söylemiyorum genelde çünkü benden soğuyacaklarını düşünüyorum. ama seviştikten sonra söylediğim birkaç kişi oldu ve olumsuz bir tepki vermediler. sonuçta ne kadar kadın gibi hissetsem de şu an bir erkeğim ve tabiki kadınları seven biri yerine erkekleri seven biriyle sevişmem gerekiyor. zaten artık kendimi pasif gay olarak görüyorum.
hamam fantezim var. ankara ve istanbul'dan hamam tavsiyelerini özelden alabilirim. :d

gay ve lezbiyen evliliği

çok mantıklı aslında, lise zamanlarımda hep ileride böyle bir şey yapmayı hayal etmiştim. bu fikri benimseyen çok tatlı lezbien arkadaşlarım da vardı. ama sonra yapabildiğim kadar bekar gezmeye karar verdim. çünkü evlilik eşitliği olan bir yerde sevdiğim erkekle evlenme fikri daha cazip geliyor.

genç eşcinsellere tavsiyeler

ben genç bir eşcinsel olarak akranlarıma tek bir tavsiye vereceğim çünkü en çok dikkatimi çeken konu bu. lütfen aynı fabrikadan çıkmış gibi davranmayın. konuşma tarzlarınız bile birbirine çok benziyor, vurgular, kelime kullanımları... ve bunu yaparken içten yapmadığınız çok belli. orjinal olmak kimseye bir şey kaybettirmez.

heteroseksüel erkeklerin gaylerden çok daha yakışıklı ve cezbedici olması

gerçekten bana da çoğu zaman böyle geliyor. ama ben yinede bunun bir yanılgı olduğunu düşünüyorum. heterolar hep bizim etrafımızdalar, öyle olmasa bile muhafazakar bir toplumda yaşadığımız için kimin ne olduğunu tam olarak bilemiyoruz. yani gördüğünüz yakışıklı bir heterosexuel aslında hetero mu anlamak zor.

tek gecelik ilişki

sadece birkaç kez deneyimlediğim ilişki türü. neredeyse çoğu eşcinsel bireyin yaşam tarzı. hatta tek gecelik ilişkiye karşı çıkan insanlar ayıplanıyor anladığım kadarıyla.
aslında bu benim için de hoş bir durumdu. çünkü farklı insanlar yeni deneyimler... güzel şeyler bunlar.
ama bir süre sonra kendimi değersiz hissetmeye başladım. çünkü karşıdaki insan için sex hariç hiçbir anlam ifade etmiyorum, sohbet etsek bile buluşma amacımız belli ve karşıdaki bunu her türlü belli ediyor. şimdilik bunu yapmayı bıraktım, ileriki aylarda yine çok fazla olmamakla beraber bu ilişki türünü deneyimlemeyi planlasam da sanırım hiçbir zaman her gece başka biriyle sevişebilen bir gay olmayacağım.