almanca

almanya, avusturya, lihtenştayn, lüksemburg, isviçre, italya
ın güney tirol bölümü, belçikada konuşulmaktadır. hic romantik bir dil degildir. konusurken ismin basinda der mi? die mi? das mi? koyucaz diye düsünürken insani sinirlendiren, konusma özürlü durumuna düsüren, sessiz ev kizi haline sokan bir dildir.
die, der, das artikelleri yüzünden asla öğrenemeyeceğim dildir. ama bu artikelleri almanlar bile bilmiyor. ama mükemmelliyetçi bir bünyem olduğu için tek yanlışta moralimi bozan dil.
almanca bilgisini porno filmlerden öğrenmiş bir neslin karalaması yüzünden kaba dil olarak kabul edilir. halbuki almanca sadece sert şekilde kalçaları tokatlanırken "fick mich" diye bağırmak değildir. dünyaca ünlü goethe de almanca yazmıştı.
hard sex sevenler için öğrenmesi kaçınılmaz bir dildir.
eğer konuşan alman bir ayıysa benim için sorun olmayacak dildir. aksi halde karşınızdaki size methiyeler düzüyor olsa bile küfür ediyor izlenimi bırakmaktadır.
kaba bir dil neye göre deniyor bilmiyorum 40a çeşit yakın ingilizce aksanın yarısından çoğu almancayı andırıyor, şu durumda ingilizce de kaba bir dil ama hiç biri bana göre de fransızca kadar kaba olmaz sanırım.
rock eser icra edilmemesi gereken dildir. *
ilk öğrenmeye başladığında "ehe ehe, kolaymış bu la" deyip coştuğun, akkusativ de tek bir kural olduğunu görünce "ulan artikel artikel diye ağlıyordunuz, tüm yaygara bu kadarcık şey için miydi" diye ukalalık yaptığın, dativ e gelince enlemesine oturduğunu anladığın ve "yaa bu artikeller çok zor ama" diye ağlayanlar kervanında yer aldığın dildir. bir süre de "oğlum, almanya da sokaktaki sıradan insanlar bile bu artikelleri doğru kullanmıyormuş, salla gitsin" diye avuntularla idare edersin.
az çok ingilizce bilen biri için, öğrenmesi diğer insanlardan daha kolay olan dil. artikelleri harbiden kafa sikse de biraz öğrenip, selam kelam edebildikten sonra konuşması çok zevkli olan, gerekli bir yabancı dildir.
ağızda iğrenç bir tat bırakan dillerdendir. insanın konuştuksa susası, kulağını kapatası tarzında şivesi var idir. *

(bkz: boğaz temizliği için fransızca)
öğürür gibi konuşulan dil. kaba gelir kulağıma.
zamanında kıçımı yırtarak öğrendiğim ama kaba telafuzu ve ağzıma yakışmadığını düşündüğüm için* kullanmaya kullanmaya unuttuğum yabancı dil.
bi yerde okuduğum kadarıyla biri kusarken konuşmaya çalışmış . adını almanca koymuşlar. o derece enteresan bir dil.
bana da kaba geliyor bu dil, ama kusarken veya geğirirken üretilmiş dil bu değil, sizi başka bir başlığa alalım: (bkz: hollandaca)

ingilizce biliyor olmanız, bu dili öğrenirken elbette işinize yarar ama öyle çok da yaramaz. gramer mantıkları benzerdir de, kelime benzerlikleri, köken birlikleri olmasına rağmen maalesef bayağı az.

artikelleri ve ismin halleri mevzusu ile habire değişmesi gerçekten çok can sıkıcıdır ve herhalde bu dili öğrenmekteki en temel sıkıntılardan birini oluşturur. bir de seksen çeşit edatı eylemlerin önüne ekleyerek birbirinden alakasız bir milyon tane kelime türeten bir dil olması da bir başka can sıkıntısıdır (umgeben, angeben, aufgeben, untergeben, hintergeben, ausgeben falan diye gider).

bunun yanında alman kültürünün de çok da sevimli bir kültür olmaması, öğrenmeyi çok da heyecanlı kılmaz. yine de ingilizceden sonra iş olanakları açısından öğrenmesi en mantıklı dil sayılabilir.

ayrıca başka diller ile kıyaslandığında öğrenmesi çok da zor değildir.
konuşurken yeni öğrenenler için yan cümle oluşturmanın işkence olduğu dildir. sen o kadar alış ikinci sırada olucak yüklem diye sonra yan cümlede en sona at sürekli. başlarda konuşmaya çalışırken yamulmayanını görmedim.

kabalığı konusunda da birazcık filmlerde sürekli nazi olarak yansıtıldıkların dolayı olduğunu düşünüyorum açıkçası. beş sene almanların konuşmasına maruz kaldım ve kaba konuşan birkaç tanesi dışında hepsi gayet tatlı konuşurlardı.