ayı sözlük'ün feminen eşcinsellerden özür dilemesi

ayı sözlüğün dilemesi gerekir mi gerekmez mi bilinmez ama ''feminenlere saygı duyuyorum ama...'' samimiyetsizliği adı altında yapılacak hiçbir sözde hassasiyet gösterisine geçit vermemek gerekir. feminenlik vardır sadece boyutları farklıdır; ''aynalara küsmüşsün kıl oldum abi''.
ayı-sözlük. yani ayı-sözlük. ne hakaret edildi ki özür talebi var. fikrini yazmak hakaret mi oluyor? samimiyetimden ya da samimiyetsizlikten nasıl emin olunabilir? yoksa yazarların gaipten gelen hisleri de mi var? kimse kimseye beğenmekle yükümlü değil. en azından kendi yazdıklarım için söyleyebilirim ki, bahsettiğim beğenmeme ya da beğenme kriterleri tamamen fiziksel görünüş ve-veya davranışları içerir. bu da benim kişisel zevkimdir. bir ayı-sözlük yazarı olarak özür dilemiyorum, özür dilenecek bir durum olduğunu düşünmüyorum. bu sözlük, bu ülkenin yansıması gibi oldu adeta. adı ayı sözlük ama sadece ayılar değil tüm eşcinseller mevcut. üstelik heteroseksüellerde mevcut. eh sanırım bu fikre alışıyorum biraz biraz. (bkz: trollüm trollsün troll )
tanımlar yerine kişisel dialogların gölgesinde yaşamını sürdüren sözlüğümüzün halini gözler önüne seren durumdur.

(bkz: fesuphanallah)

(bkz: eskiden buraları dutluktu)
fikir belirtmek hakaret sayılıyorsa evet bir özür gerekli ama kişilerin fikrini dile getirmesi ne zamandır özür gerektiren bir durum merak edilesi, şahış belirterek rencide edici ve ya küçük düşürücü üslupları kimsenin onaylayacağını sanmam, feminenlik kabul edilir veya edilmez , kimseninde sadece kabul etmediği için karşındakinden özürdilemesini beklemek biraz gülünç olur bu kişinin kendi insiyatifi tabiki feminen birinin kendi feminenliğinin dile getirilişini bir hakaret olarak görüyorsa yada feminenliğin utanç verici ve aşalanıcı bir durum olduğunu düşünüyorsa bu durumda bunu dillendiren kişi yerine kendinden özür dilemesi gerekir.
kimse kendini feminen eşcinsel olarak tanımlamadığına göre özür dilemek istesek bile bunu muhattap alacak kimseyi bulabileceğimizi sanmıyorum. gerçekten diyorum bak, şu ana kadar tanıştığım hiç bir gay kendisi için "kadınsı" ya da "feminen" sıfatını kullanmadı. eğer kendini feminen olarak tanımlayan biri varsa ve eğer ayı sözlükteki herhangi bir sözden ötürü kalbi kırıldıysa ben ayı sözlük adına seve seve özür dilerim **
ayı sözlük, yazarlarının kendilerini ifade edebildikleri bir platformdur. sözlüğün kendisi bu imkanı sağlamak dışında herhangi bir fonksiyona ya da ayrıcalığa sahip değildir. sözlük fikir belirtmez, haliyle özür dileyemez. açılan başlık genel mantık ve düşünce normlarında anlamsızdır, ütopik istekler belirtir. şayet ben yanılıyorsam, sözlük bana her pazartesi masaj yapmadığı için de özür dilemeli bana kalırsa. olsa olsa bir zümreye ait hakaret edildiği düşünülen entarilerin sahibi olan yazarların mevzu bahis zümrenin mensuplarından özür dilemesi talep edilebilir. daha fazla hırpalamayalım sözlüğü sevgili yazarlar, sevelim koruyalım.
ayı sözlük her kendine saldırılandan özür dileyecekse hemen hemen herkesten özür dilemesi gerekir çünkü her başlığın atında en az bir küfür içerikli ya da aşağılayıcı entry var mutlaka. bu entryler yazarlara aittir ve özgür bir platform istiyorsak ayı sözlük yönetiminin tartışmaların dışında kalması en hayırlısıdır. hakaret etmeden tartışabilsek daha güzel tabi de..öyle bir dünyada yaşamıyoruz ve öyle insanlar olamadık malesef.
sözlüğün böyle bir zorunluluk içine sokulmasından ziyade, beden faşizmini doruklarda yaşayan ayı alt kültürüne mensup bireylerin yapması gereken eylemdir, ayı olmaklığı sakallı, kıllı, maskulen tavırlı olmak olarak varsayıp "no-fem" zihniyeti ile donatılmış olmaları ötekileştirmeden dert yanarken kendi içimizde yaptığımız sınıfsal ayrımcılığa göz yumuyor olmamız bu özrü gerektirir...

ataerkil baskıdan o kadar çok etkilenmişiz ki "erkek adamım, erkeklerden hoşlanırım" zihniyetine o kadar hemhal olmuşuz ki, ruhu ve doğası gereği kadınsı davranışlar gösteren kişilere karşı nefrete varan dışlama ilkesine kendimizi kaptırmışız...


ağalar beyler, tamam feminen bireylerle birlikte olmak istemeyebilirsiniz ama her fırsatta ötekileştirildik ey halkım diye ortalık yerde feryat etmeden önce, içimizdeki öteki unsurları ortadan kaldırmamız gerekir, zira her fırsatta dile getirdiğimiz hümanist ve eşitlikçi ahlaka ihanet ediyor oluruz...
sözlüğün değil ama erkeksi (!) eşcinsel (!!) faşizmi yapanların derinden hissetmeleri gereken yanlışlarıdır. kaçınılmaz olarak, homofobinin sık sık adı geçtiği şu sözlük ortamında hiç beklemediğim insanların (kimseyi tanımıyorum aslında - takip ettiğim kadarıyla diyelim) bile kadınsı eşcinselleri küçümseyici, aşağılayıcı cümleler kurabiliyor. ne kadar bilinçli olduğumuzu söylesek de, bu bilinçlilik hali sadece başkalarınınki ile karşılaştırmaktan ibaret.

kendimi efemine bulmuyorum. şu ana kadar, yalnız halimle, veya biriyle beraber olduğumda, veya ender de olsa girdiğim ortamlarda bu tür davranışlara girmedim. demek ki içimde yok. ilgi/cazibe alanıma da (büyük konuşma başına gelir olasılığını da kabul ederek - sonuçta kim bilebilir?) girmiyor. ama ilgilenmemek nefret etmek anlamına gelmiyor. cazip bulmamak, insan yerine koymamak anlamına gelmiyor. hoşlanmamak, iğrenmek anlamına gelmiyor. sonuçta bu beğeni kısıtı benim sadece ve sadece özel hayatım için geçerli. başkaları için de öyle olması gerektiğini düşünüyorum.

kadınsı eşcinseller yüzünden adımız çıkıyor gibi bir laf etmek, "ben bilinçli bir insanım, farkındayım" diye attığınız sloganın sadece laftan ibaret olduğunun bir kanıtı. bu kadar kasmanın gereği yok. başkalarının gözünde yanlış (!) anlaşırız korkusu, valla ben erkek gibi erkeğim, erkekk adam errkekk gibi sevişim falan... yatak odasını, ya da her nerede sevişiyorsanız orada bunun söylenmesini anlarım da, oradan dışarı taşmasını anlayamıyorum.

dediğim gibi kasmamak lazım. neyseniz osunuz zaten. bunun altına kapkara kalemlerle çizmenin çok da faydası yok. sonra bir bakarsınız, çize çize kelime girmiş, kocaman bir karalama kalmış. ayı güruhu için konuşacak olursak, bu sendromu yaşayan kalabalık bir kesim var. en kötüsü de farkında olmamaları. cinsel kimliğinizin her şeyinizin önüne geçmesi, fırsat kapılarını daha çok aralayacaktır ama o kadar işte. karşınızdaki sizi başka türlü görmek istiyorsa zaten yapabileceğiniz bir şey yoktur. bu kafada bir insanla (siz de aynı kafada değilseniz) yaşayacağınız iletişimin kimseye faydası yoktur. en başta da size.

zaten toplumda en çok adı çıkmış, bu yüzden de en çok tepkiyi alan, en çok hakaret olarak kullanılan, hatta yine aynı özelliklerden dolayı en çok istismar edilen bir kesime, sadece "öyle" oldukları için, "onlarla karıştırılacağız" korkusu yaşadığımız için bizim de bir tekme vurmamız kabul edilebilir bir şey değil.

başta dediğimi tekrarlayayım: sözlüğün değil ama erkeksi eşcinsel (!!!) faşizmi yapanların derinden hissetmeleri gereken yanlışlarıdır. ama bu yanlış hissedilmediği sürece yapılacak özrün bir değeri de yoktur.