ayşe arman

anlam veremediğim kadın. bir gün 17 yıldır sevişmeyen arkadaşını köşe yazısında anlatır, bir gün 4 yaşındaki kızının ilk randevusunu anlatır. arada billboardlarda falan da çıkıyor galiba. eğlencesine bakıyorum köşe yazılarına emme.

edit: arada güzel şeyler de yazıyormuş bak, şimdi biraz baktım da.
türkiye'nin en cesur, en dobra, en gerçeği sakınmadan ve tarafsız yazabilen yazarı. bu özelliğiyle hem herkesin sevdiği hem de herkesin nefret ettiği yazardır. ayşe arman herkesle herkes gibi olabilir, onu türban konusunda araştırma yapmak için o çevrenin yaşadıklarını anlatmak için o kostüme bürünmüş halde de görebilirsiniz, erotik dozun iyi ayarlandığı seks yazılarını da okursunuz, tarafsız gözle yaklaşır bir tartışmada tarafların ikisine de eşit söz hakkı verir. ercan arıklının öğrencisidir. "kimse okumazsa ben okurum" ve "kimse sormazsa ben sorarım" adlı iki kitabı vardır. hürriyet gazetesi köşe yazarıdır.
türkiye'de pek çok insanın adından bahsetmeye bile cesaret edemediği kişilerle röportaj yapan, tabuları yıkmaktan çekinmeyen, bulunduğu konumu sonuna kadar hak ettiğini düşündüğüm yazar.
saçma sapan bir kadın. o kadar saçma ki daha da yazmayacağım.
kesinlikle sevdiğim bir kadın ama artık mektup paylaşma olayının bokunu çıkarmış durumda. oturup iki kelam da kendisi yazsa keşke.
her gördüğümde saçları bana istanbul süpürgesini anımsatan benim için hiç de önemi olmayan önemli kadın gazetecilerden.
önceleri eşcinselleri gündeme getiriyor oluşuyla takdirimi kazanan ancak yayınladığı saçmasapan röportaj ve mektuplarla bu konuda bilgi sahibi olmayan insanları daha da yanlış yönlendirmeye başlayan yazardır. her eşcinsel konulu yazısıyla birlikte annemin korkularının daha da artmasına ve her seferinde benimle ne zaman "düzeleceğimi" konuşmasına neden oluyor. biri artık bu kadının bizlere zarar verdiğini ve bir an önce susması gerektiğini söylese keşke. zaten eşcinsellik hakkındaki bilgisi "görsen gay demezsin"den ibaret olan bir insandan başka türlüsü de beklenemez.