ben bakireyim mustafa

büyük ihtimalle imkanları kısıtlı ve cahil birisini yine cahilce bir gururla, her şryi nilirim habaları ile alaya almış bilinçli olarak acı çektirmiş. adamın tarzı ona hitap etmez adamdan hoşlanmaz olabilir de oynamak vicdansızca olmuş. önyarglarını çoğunlukla haksız buldum adamın hayatıyla ilgili ne biliyoesun da öabucak karara varabiliyoesun ve gizli bir nefret gördüm, ktog bir psikiyatra başvurmalı.
"ben hamileyim mustafa" olarak okuduğum başlık
(bkz: yaran yanlış okumalar)
kırsalda tıp okuyan gay'in son yazısı.

http://www.kirsaldatipokuyangay.com/2017...

öncelikle kesinlikle güzel bir uslübu var, bir zamanlar tasrada çalıştığımdan onun yazıları ile iyileştiğimi söylemeliyim. ancak kısıtlı edebiyat analiz bilgim ile bu yazıdaki "insan hakları ihalilini" kendi kişisel örüntülerimle yorumlamaya çalışacağım. yazmak en çok da kendine yazmaktır zaten. bir de bazı aralarda ktog'a sen diye sesleneceğim. let's go men!

yazının başlığı: "ben bakireyim mustafa;" çok güzel bir giriş. toplumun bakire düşkünlüğüne tokat.
girişte; selam kızlar diye girmesi, başlık ile yaşadığı alayı dışa vuruyor.

yazıştığı kişiyi tanımlarken, bazı genellemeler çok doğru olsa da, yapılan genellemeleri kendine kızıyor bir yandan da, ondan dolayı karşıdakine intikam duygusu gelişiyor.
son olarak, kişinin şivesini taklit etmek, onu apolitik, sağ burjuva yapmıyor ama orta sınıf, pazar kahvaltılarında "kürtlerin akp ile anlaştığından" dem vuracak bir tipe dönüştürüyor. şivesini değil de, mesela o diyalogtaki "günah" ikilemine odaklanabilseydi.

partner boşanmış. kırsala gelmiş. muhtemelen, (az biraz lgbti bilse ki bilmiyor, çünkü latinceye odaklanıp doktor olmanın güzel geleceği sarmış, sanata ihtiyacı yok, zorunlu heteroseksüellik ne bilmiyor, açılma ne, intihar..vb.) adam yine bir bok yemiş ve açığa çıkınca kaçmış o şehirden. kendi mücadele pratiği sarmış. kaçarak. sorgulamak bize düşmez.

yarım heteroseksüel, yesss, zekana hayran kaldım. ama adam belli ki açılma sancıları çekiyor, eğer kaldırıp kafanı bakabilseydin, etrafında 40 -50 yaş arası açılma sancısı çeken bunu kabul edemeyen kişiler var, karşıdan iletişim kurmak yerine, doğru dürüst beyaz türk sınıfsal pratiğinle bakmasaydın güzel eyleyecektin.

bahsedilen kişi, full aktif hetero olsaydı senin cinselliğini konuşurdu, bir bak duş kısmında adam seninle ilgili tek kelime etmemiş, "seni söyle sikerim, böyle oturtrurum" dememiş, o zaman burada senin ne kadar önyargılı olduğunu görebiliyoruz.

sonunda sinirden ağlattın beni. inan çok üzüldüm. yazıya üzüldüm. mustafa muhtemelen, bir başkasını bulacak ama o kadar da yazışmayacak, artık direk sikiş sokuş konuşacak, belki numara bile vermez, senin bir zamanlar sana yazmayan, cevap vermeyen biri olmamış hayatında empati yoksunu olmana üzüldüm.

ifşa ettiğin o ikiyüzlü ahlakı karşıya cehape zihniyeti ile yapmasan güzel yazı yazmışsın. ama aşkım "zorunlu heteroseksüellik" biraz oku be, muhtemelen genel cerrah olacağın statünle az biraz bu konular üstüne çalış, sonra ifşa et, biraz bak etrafına ortadoğu, kürtler, savaş, ihlaller..vb. neyse, sözcü'den öğrenirsin artık.

kitap da okuyabilirsin, yeşil peri gecesi - ayfer tunç, sana iyi gelecektir.