date anıları

*

çok da başarılı olmayan bir ilişki sonrası hemen date'e çıkınca açıkçası ben de şaşırmıştım. evinden gidip aldıktan sonra bir türlü bir yere oturamama edememe sorunu ile karşı karşıya kaldık. bunlar doğaldır diye araba nereye götürdüyse oraya kadar gidip en sonunda bir sahil kasabasında soluğu aldık.*. eğitici öğretici datelere çok denk gelmişimdir de nefret edip bunu devamlı kusana ilk kez rastladım. yola, arabaya, havaya, insana, ağaca evet ağaca bile mana bulup nefretini belirtmekten geri durmadı. yürüyüşümüz boyunca 'bunu sevmem, bunu da sevmem, bu bok, bu da bok, bu iğrenç' diye diye her şeye içindekileri kustu. tek sevdiği kedilerdi. kedileri ben de severim de gördüğü her kediye orantısız sevgi göstermeye kalkınca kediler de kaçıp gittiler. kediler kim bu manyak diye sağa sola kaçıştırıyor anlattığım arkadaş da ardından koşuyordu. tamam bu kadar yürümek yeter diye soluğu bir köftecide aldık. muhabbetten zerre zevk almadığım gibi konuşmaktan da çekinmeye başladım. çünkü her şey onun için öyle değil böyleydi ve kimse doğrusunu bilmiyordu. bu yüzden ben de garsondan köfte ve köftecinin tarihini dinledim, memleket meselelerindeki derin analizlerine bile he he dedim. karnımız sanırım tok sırtımız da pek haldeyken evine dönmek için yola koyulduk. yolda 'oo aman da aman' atağıyla kulaklarımda gezinen parmakları iffetimle savuşturdum. gelecek misin gelmeyecek misin gidince ara arama ara aramazsan arama türünde konuşmalardan sonra eve kaçtım. tabi dönerken 1 kg tatlı aldım ve tüm gece şeker komasına girerek gün içinde olanları unutmaya çalıştım. sonuç; herhangi bir ilişki sonrası ani gelişen ve şaşırtan date atakları hep boktan oluyor. tecrübeyle sabit. görüşmeden önce muhabbeti nadasa bırakmakta ve iyi ölçüp biçmekte fayda var derim.