demokrasi nöbeti

demekki bunları da görecekmişiz... şudur budur diye bu başlığı açıklamak istemiyorum. zaten ne o güç kaldı bende ne de beyin.

fakat az önce bir haber sitesinde (istanbul'da) gösteriler için meydanlara giden bir grubun üzerine ateş açıldığı ve ölü ile yaralılar olduğunu okudum. ne denir buna hiç bilemiyorum...
bugün istanbul kısıklı'daki "demokrasi" nöbetinde mehmet ağar konuşmuş.

mehmet ağar kim mi?
90lı yıllardaki faili meçhullerin sorumlusu, yargısız infazların sorumlusu, "devlet adına bin operasyon yaptım" diyen( bu operasyonların çoğunluğu devrimcilere, sosyal demokrat çevrelere yapılmıştır) yeri gelince devlete karşı "bir tuğla çekersem bina yıkılır" tehdidini savuran kişi. bu tehdidinde haklıdır da, zira tuğlayı çekerse bina gerçekten de yıkılır. devlet mekanizmasına dahil olduğu yıllardan itibaren bu mekanizmanın tüm pisliğini bilir. sırf o duvar yıkılmasın diye hiçbir zaman yargılanmadı işlediği suçlardan. kontrgerilla,derin devlet denince akla gelen ilk kişilerden. işkenceci katilin biri.

mehmet ağar denildiğinde benim aklıma cumartesi anneleri geliyor, işkence geliyor, kan geliyor. fadime annenin (göktepe'nin) " metin'in katili (bkz: metin göktepe) mehmet ağardır" söylemi geliyor.

uğruna mitingler düzenlenilen bir "demokrasi" düşünün, bu mitinglerin konuşmacısı mehmet ağar gibiler olsun.
geçmişten günümüze herşeyi özetleyen bir fotoğraftır aslında bu. adına demokrasi denilen bir kandırmacanın hikayesi; içi faili meçhul cinayetlerle, kan uyku infazlarla, evladının mezarı olmayan annelerle dolu olan.

uğruna nöbeti tutulan "demokrasi" işte bu.