güney afrika

beyaz ve anglo-sakson ırkçılığının en uzun süreli ve katı biçimde uygulandığı ülkelerden biriydi.
batı kültürünün en yaman çelişkilerinin yaşandığı topraklar.
mükemmel ötesi doğal güzelliklerin yurdu.
ingiliz emperyalizminin en göz alıcı mekanlarından biri.
*kuraklık yüzünden su ve sanitasyon bakanının "günde bir bardaktan fazla su içen veya haftada bir kereden fazla banyo yapan kişiler cezalarını çekecek" şeklinde abuk açıklamalar yapabildiği ülke.
*kuraklıktan kırılırken bir anda ortalığı sel götürecek kadar yağmur yağabilen ülke

*trafik kazalarının, gasp, silahlı soygun ve cinayet gibi olayların her gün düzenli olarak gerçekleştiği ülke.
*eşcinsel erkeklerin %95 inin çirkin olduğu, geri kalanının da erişilemez olduğu ülke.
*eşcinsel evliliğin resmi olduğu halde homofobiyi aşamamış ülke. * *
*ırkçı yönetim 1994 yılında kaldırıldırılıp siyahlara hakları geri verildiği halde ırkçılığın halen had safhada olduğu ülke. öyle ki her ırk birbirinden nefret ediyor. fakat burada gözlemlediğim en büyük nefret, siyahların beyazlara karşı duyduğu nefret -haklılar ya da değiller amacım polemik yaratmak değil- yalnız bir siyasetçi "beyazları katletmeyeceğiz, henüz değil. en azından ben başkan olana kadar." gibi cümleleri rahat rahat sarf edebiliyorsa burada bariz bir ırkçılık var. buna karşın bir beyaz ırkçı bir yorumda bulunduğu anda işinden kovuluyor. hatta hakkında yasal işlem yapılıyor.*


edit: kısacası gezip görmek için şahane ötesi bir ülke. her bir eyaleti, her bir köşesi ayrı güzel. yalnız, yaşamak için tercih edilmemesi gereken ülke. tabi kıyıda köşede yatan milyonlarınız yoksa.
biricik yazar arkadaşımın yaşadığı ve benden fersah fersah uzak ülke.
toplumda gay/straight farketmeksizin hiv oraninin bir hayli yuksek oldugu ulke. bol bol turist ceken bir ulke oldugu icin sadece ulke icinde degil, uluslarasi duzlemde de hiv bulasi oranini bol bol arttiran ulkelerden biri. inanilmaz bir dogasi oldugu soyleniyor; gidip gormek lazim.