hapishanelerdeki eşcinseller

durumları çok daha vahim olan eşcinsellerdir. ne erkek yurdunda kalmaya ne de tüm mevcudu erkek olan bir sınıfta olmaya benzer. hele şu amerikan filimlerindeki gibi. kilolu, kaslı, beş on yıldır avrat yüzü görmemiş adamların arasına düşmek... çaktırılmazsa belki çok hoş olabilir amma bi farkederlerse çatara çutara... o kadar adam... fena...
özellikle amerikan filmlerinde bu eşcinsellere sıkça rastlanır. aktifleri " gay değilim aktifim" der, pasifleri ise aslında tecavüz edilen heterolardır.
ülkemizdeki hapishanelerle ilgili anlatılan o kadar hikayelerin ya da mitlerin arasında yer almayanlardır. ciddi anlamda hiç bununla ilgili bir şeyler duymadım. sadece şu meşhur damat koğuşu muhabbeti var. başka duyan bilen?
olası bir suç nedeniyle girmişlerse sadece ama sadece sevgisizlik nedeniyle mezara girenler kadar talihsiz olmayan eşcinsellerdir. ama illa ki ve ne olursa olsun eşcinsellerdir ve eşcinselliklerinin cezasını çekeceklerdir; yanarak, tecavüze uğrayarak, yasaklanarak, homofobiye maruz kalarak, ''erkek bekliyordum kadın çıktı''lara yaslanarak ve başkalarının huzuru için ölerek/öldürülerek.

bazen sadece kendi içine hapsedilmiş eşcinsellerdir; yok sayılmaksa şiddetlerin en büyüğüdür belki.
henüz "coming out" yapmamış eşcinsellerdir. bazılarının mahpusluğu müebbetliktir.
mecliste oynanan mahkumların eşleriyle görüşme hakkından mahkum bırakılan ötekiler.tasarıya göre resmi nikahı olan mahkumlar eşleriyle 3 ayda bir 3 saat yanlız görüşebilecekler.
dünyanın düzeni heteroseksüellere göre kurulduğu için hapis yatan eşcinseller sevgilileriyle 3 saat yanlız kalamayacak.yaşama hakkı olmayan bir insanın sevişme hakkı istemesi ütopik ama insanın yine de zoruna gidiyor.

adaletini sikiym dünya.

http://www.ensonhaber.com/gardiyanlar-is...