ilhan irem

türk pop müziğinin köşe taşlarından en önemlisi. bitirme tezimi kendisine borçluyum gıyabında teşekkürü borç bilirim.
duygusal sözlerin, insanı etkileyen bir ses tonunun bir arada bulunduğu nadide sanatçılardan.
sesi pamuk gibidir,dinlenildiği zaman rahatlan ve içinizin yağları eriten bir sese sahiptir.
o müzik dünyasına, dünyaya, tüm klişelere nanik yapan tarzına hayran olunası insan.
ülkenin en sakin adamlarından biridir. son olarak ülke ile ilgili böyle bir yazı yazmıştır. rte sen nelere kadirsin!


"ne bağırıyorsun? sabah akşam evimizin içinde senin bağırtılarını duymak zorunda mıyız?
atatürk'ü aldın, ışığı aldın, sevgiyi aldın, vicdanı aldın... en başta özgürlüğü aldın. h...ayatlarımızı, mutluluğumuzu, geleceğe dair umutlarımızı... hakkını arayanları aldın. yurtseverleri, orduları, askerleri esir aldın... ülkesini, çağı savunmaktan başka hiçbir suçu olmayan insanlar hapislerde çürümeye terkedilmiş... biber gazıyla, polis copuyla öldürülmüş, kurşunlanmış gencecik çocukların kanları yerlerde... cumhuriyetin, atatürk'ün ve bütün kutsal değerlerin içi boşaltılmış... atatürk demeye dilin varmıyor bir türlü... dağlardaki gerçek çapulcuları düğün-dernek kucaklarken, sokaklara çıktılar diye, ülkenin düşünen gençlerine çapulcu diyorsun. senin her yaptığından şüphe etmekten yorulduk... "yüzde elli" diyerek çürümüş bir elma gibi ikiye böldün ülkeyi..."

(ilhan irem)

derinliğine hayran olduğum sanatçı.
1970'lerde ilk çıktığı yıllardaki albüm kapaklarındaki sanatsal düzeyi aşırı yüksek olan, ayrıca o dönemlerde accaip çıtır, çok fena yakışıklı olan bir abimiz. şarkıları ileri düzeyde sıkıcı olabilir ama o albüm kapaklarındaki halleri iç gıcıklamıyor değil.
boşver boşver arkadaş başka bulursun
bütün kalbin neşeyle sevinçle dolsun
en kötü günlerimiz hep böyle olsun
mutluluklar bizimle elem yok olsun
belki de azeri değildir belki de o sadece ilhan irem.

uzun yıllar önce henüz 13 yaşında bir çocukken iskenderun festivalinde verdiği konser sonrası sahneden inip aracına doğru yürürken nasıl oldu bilemedim ağız ağıza geldik resmen. elimi sıkarak iyi geceler dedikten sonra aracına binip gecenin karanlıgında gözden kaybolmuştu. ışıl ışıl yanan yemyeşil gözlerini yıllar geçse de unutamadım. elime sinen parfümünün kokusunu defalarca koklamış, koku gitmesin diye o gece ve ertesi gün elimi yıkamamıştım.
yetmişlerde yeni bir soluk olarak hayatımıza girdi. kıymetli eserleri vardır. o zamanlar işçi partisi’nin kurucusu mehmet ali aybar’ın kızıyla büyük aşk yaşadılar. film gibiydi, askerlik vazifesine bile gitmedi bir dönem diye hatırlıyorum, sevgilisiyle kayıplardaydı. sonra hayat tabi! askerlik te bitti, aşk ta bitti.
sanki başka bir gezegenden yanlışlıkla dünyaya düşmüş. eşsiz derecede şarkıları vardır.
benim için en iyi şarkısı “son selam”dır.