ssiinnaa

Durum: 129 - 0 - 0 - 0 - 20.12.2018 22:59

Puan: 1614 - Sözlük Kezbanı

1 yıl önce kayıt oldu. 7.Nesil Yazar.

Henüz bio girmemiş.
  • /
  • 7

yazarların şu an ihtiyacı olan şeyler

bdsm

niye birbirimizi dövüyorüz anlayamadım?

sinemada seyredilen ilk film

engin altan düzyatan

çok kasıntı bi insan bence, bazen ukala davranışlar sergiliyor. diriliş ten sonra yıldızı parladı, küçük dağları ben yarattım modunda, itici, yobaz birisi bence.

ayı sözlük yazarlarının yaşları

erkeklerin evlenmek istediği erkekte aradığı özellikler

beni sevsin. benimle birlikte olmaktan mutlu olsun. benimle vakit geçirmek istesin. beni merak etsin. anlayışlı olsun, gerekirse kavga ettiğimizde fedakarca davransın. sadece sağlıkta değil, hastalıkta da yanımda olsun. mutsuzluğumu, üzüntümü anlasın. kıskançlığım onu sevdiğimdendir bana sadık olsun. aynı şeyler benim içim de geçerli, ben nasıl bekliyorsam karşımdaki de bekler.

hallelujah

tek bildiğim bu şarkı şirekte de çalıyordu(bkz:shrek)

rapor almak için söylenen yalanlar

karnımda elektirik çarpıyor hocam, galiba midem sarktı bide başım çatlıyor. zangır zangır bi titreme geliyor sonra ateşim çıkıyor. söylemesi ayıp bi de ishal olmuşum. bitkinlikten kaldıramıyorum başımı en iyisi bugün ben evde dinleniyim ne dersiniz

clash royale

ben hem clash of clansa hem de clash royale tekrar başladım. sınav dönemindeyim bilirsiniz böyle zamanlar da ders çalışmak yerine başka şeyler yapmak çok zevkli oluyor.

age of empires 3

yıllar geçse de eskimeyen bir strateji oyunu. artık eski bi oyun olmasına rağmen şimdiki hiçbir strateji oyunu aoe 3 kadar zevk vermiyor. oyunu genelde hileli oynuyorum. genelde bütün strateji oyunlarını hileli oynarım. hileli bile zevk veriyor. oyunda osmanlı da dahil olmak üzere bir sürü seçenek var. bi de asya paketi var oyunun çin japon hindistan da olabiliyorsun. her imparatorluğun farklı özellikleri var. kara savaşları ve deniz savaşları yapabiliyorsun. değişik değişik haritalar var benim en sevdiğim new england. oyunda keşke daha çok çeşitli binalar inşa edebilsen. surlar daha dayanıklı olsa. askerler daha çeşitli olsa.

karam

bu şey değil mi ya çukulata. bitter olmasına rağmen mükemmel ötesi bir tat. bi de ne vardı.... intense. bu da güzel. caramio'u unutmayalım

online yazarlar şu an ne yapıyor sorunsalı

uyumam gerek ama uyumayıp buraya bi şeyler yazıyorum

ayı sözlük dertleşecek insan veritabanı

şeyma subaşı ile acun ılıcalı'nın ayrılması

bugüne bombe gibi düşen bir olay. benim olan bitenden haberim yoktu birden boşanma haberini duyunca şok oldum. birbirlerini aldatmışlar diyolar. şeyma birileriyle kırıştırmış. zaten yuva yıkanın yuvası olmaz demişler. sorun şeyma'da değil bence acun'da. her ne yaşandıysa sonuçta boşandılar. şeymanın ayda 120 bin tl nafaka alması "şema subaşı acun ılıcalıdan emekli oldu" yorumlarına neden oldu. aman bizine olanlardan hem ben dedikoduyu sevmem zaten.

aga

bir tür hitap şekli.
naptın aga. aga ben geliyorum şimdi. aga be...
bazılarında alışkanlık oluyo heralde her cümleye aga ile başlıyolar. ve insanı cinnet geçittiriyolar. içimden diyorum ki nolur artık aga deme. boğazına yapışıp yüzüne aga demeyi acilen bırakmalısın diye haykırasım geliyor. sakinleşmek için hemen ortamdan uzaklaşıyorum.

fantastic beasts: the crimes of grindelwald

çoğu insan beğenmemiş. youtuberlar da hiç beğenmemiş ama bence güzeldi. sanırım beklentilerimi sıfıra indirip öyle izlediğim için güzel geldi. filme gitmeden önce youtuberları dinledim. ki ben onlar gibi harry potter dünyasında yaşamıyorum. büyük hayal kırıklığı diyolla. bana göre bir sürü büyü yapılan ve hikayenin gelişme aşamasını anlatan bi geçiş filmiydi. ama dambuldor ve gridelwald'ın arasındaki hikayeye değinselerdi keşke. arada bir cinsel gerilim olsaydı keşke.

erkeklerde neden meme ucu vardır

çünkü erkeklerinde memesi var da ondan. körelmiştir fakat vücutta östrojen seviyesi artarsa büyüyebilir (bkz:jinekomasti)

malum kişi

ismi lazım değil, anmaya gerek yok, durduk yere ağzımızın tadı kaçmasın

bir erkeğin en güzel yeri

köprücük kemiği ve göğsü

sezen aksu aleyhine konuşanlara verilen ilk tepki

hiç aşık olmamışsın
  • /
  • 7

hekimlere yönelik şiddet

tıbbi deontoloji tüzüğüne göre, -türlü primat refleksine karşın, hekim verdiği kararlarda özgürdür. primatlık tıp diploması alarak bertaraf edilemez; ne de hasta sıfatı eteğinin altına saklanarak; primat her koşulda primattır.

ve fakat, tıp fakültesinden mezun olmak için sarf edilmesi gereken evreler ise;
fakülteler 6 yıllık olup hazırlık yılını da dahil edersek 7 yıl boyunca fakülte eğitimi alırsınız. 18 yaşında kazanacağınız tıp fakültesinden 25 yaşında ve her türden primat eşliğinde mezun olursunuz. iş hayatına başladığınız diye bu şeyler bitecek sanmayın. kendinize belirleyeceğiniz alanda ilk olarak eğitiminizi alır ve pratisyen unvanına sahip olup hekimliğe yükselirsiniz. hayat boyu gireceğiniz sınavlar sayesinde tıp alanında yükselebilirsiniz, başka yolu ya da izahı yoktur.

uzmanlık sınavını geçtiğiniz vakit yani yaklaşık 2 yıl boyunca yardımcı uzman olarak görev yaparsınız. iki yılın ardından doktor olarak çalışıp aynı zamanda fakültelerde ayağınıza dolanan hekim namzedi türlü şebek evladına hocalık görevinde bulunursunuz. başarıyı yakalamanız için mutlaka derslerinizin iyi olması gereklidir; gönül veren kişilerin zaman içersinde belirli noktalara geldiği görülmüştür. şirk görevi, -yani zorunlu olarak doğuda görev yapmak gibi bonusları da vardır. meslektaşlarınız avrupa, amerika gibi zeminlerde keyif çatarken siz 'neyim var doktor' diyen hanzolardan dayak yersiniz; 'neyin yok ki!'

(bkz:doktorların dayağı hak etmesi)

herkes bana asılıyor gay'i

sözlükte de çok bulunan bir gay tipi. bir mesaj atıyorsun, bi soğuk davranmalar falan. sanki sikmeye mesaj atıyoruz.

türkiye'de çekici zengin zeki esprili iyi kalpli bir erkek olmak

benim anlamadığım bu adam niye hala türkiye'de yaşıyor.

ilk eşcinsel deneyim

ilk deneyimimi bir yıl önce yaşadım.
çocukluk,ilkokul,ortaokul,lise ve üniversite yılları,her zaman hem cinslerimden etkilendiğimi biliyordum.
çoğu insan gibi bir müddet bu durumu yok sayarak yaşadım.özellikle ortaokul ve lise yıllarında,herkes sevgili olmaya başlamışken eli yüzü düzgün,etrafımda benden hoşlanan bir sürü insan olmasına rağmen ben kimseyle sevgili olmuyordum.bir kızla sevgili olma fikri beni hiç cezbetmiyordu.kendimi derslere verdim.bir iki zoraki sevgili,ulaşılamaz platonik aşklar yaşayarak gizlenmeye çalışıyordum ama tamamen bilinçaltı,bunu farkında olarak da yapmıyordum,tamamen öyle gelişiyordu.
üniversite yılları ise biraz daha zorlu geçti,insanlar sürekli sevişiyor,ben bu duruma uzaktan bakıyordum,yakın arkadaşlarım sevgilim olmasa bile seks yapacak birilerinin olması gerektiğini söyleyip duruyorlardı.kendime uzak mesafe,bir iki uzun metrajlı sevgili yapıp üniversiteyi de öyle geçirdim.hetero rolünü olabildiğince dikkatli oynamaya çalışıyordum.kadınlarla oldum,çok fazla kadınla oldum.kendimi bir süre kadınlarla sevişebileceğime bile inandırdım.
iş hayatına başladığımda yalnızlık artık zor gelmeye başlamıştı.arada sanal seks kaçamaklarım oluyordu ama artık yetmemeye başladı.bu sefer gerçekten bir hetero olmaya,bir kadını gerçekten sevmeye,bir kadınla beraber olmayı sevmeye çalıştım.
bir sevgilim daha oldu,başlarda zorlamadan gidiyordu,kadınla da olsa düzenli bir cinsel hayatımın olması hoşuma gitmişti.denedim,oluyor gibi düşündüm ama aklımın bir köşesinde bir erkekle beraber olmak vardı.maddi açıdan da özgürdüm artık.kimseye hesap vermek zorunda da değildim.yalnız başıma tatile çıkmaya karar verdim,tatilimin tek amacı yalan yok,bir erkekle beraber olmaktı.belki de gay değilimdir diye düşünüyordum.denemeden anlamak imkansızdı,hatta büyük ihtimalle hoşuma gitmeyeceğini düşünüyordum.
biletlerimi aldım,valizimi hazırladım,sadece gideceğim şehir belliydi.daha önce hiç gitmediğim,kimseyi tanımadığım bir deniz şehriydi.
bulduğum ilk otele girdim.ilk gece biraz vakit geçirdim kendi kendime,tüm hayatımı sorguladım.bolca içtim.ama cesaret bulacak kadar içtim.mantığımı da kaybetmemem gerekiyordu.
gay dating uygulamarından birini indirdim.full aktif,full p ler ve sikicileri eledikten sonra zaten geriye bir iki kişi kalıyordu.biriyle konuşmaya başladım.tüm gece muhabbet ettik nerdeyse.ertesi gün yine tek başıma vakit geçirdim.büyük buluşma bugün olacak dedim kendi kendime,sözleşmemiştik ama biliyordum bir şeyler olacağını.hiç bir zaman yeteri kadar cesur bir insan olmamıştım.biraz daha bolca içtim o gün ve akşamında sahile buluşmaya davet ettim konuştuğum kişiyi.
o kadar içkiye rağmen hayatımda o anki kadar heyecanlı bir bekleyiş içinde olduğumu hatırlamıyorum.her ne kadar korksam da kararlı bir şekilde biramla beklemeye başladım.nasıl biri olduğumu tarif etmiştim.on beş yirmi dakika sonra biriyle göz göze geldik.ufak bir selamlaşmayla birbirimizden emin olduk.
benden yaşça büyüktü,beklediğimden çok daha hoş bir adamdı.
muhabbet etmeye başladık.en başta herkes anlıyor hissine kapılıp,geçici bir paranoya yaşadım.ellerim terledi,bir yandan da çaktırmamaya çalışıyordum.ben ne kadar tecrübesiz ve heycanlıysam karşımdaki kişi bir o kadar kendinden emin ve sakindi.bütün gerginliğime rağmen,ilk defa kendimi gizlemeye çalışmadan birileriyle her şeyi konuşabilmek,yadırganma korkusu olmadan her şeyi anlatabiliyor olmak,yalan söylememek,rol yapmamak çok fazla iyi hissettirmişti.etrafımdaki insanları da umursamaz olmuştum bir yerden sonra,zaten hiç kimseyi tanımıyordum da,ayrı bir güven veriyordu bana.iki saat kadar muhabbet ettikten sonra arabasıyla yüksek ama sakin bir yere gidip biramızı yudumlamaya başladık.gece olmuştu,deniz karanlık,şehrin ışıkları biraz uzaktaydı.tüm cesaretimi topladım,ilk defa bir erkeği öptüm.öpüşmeye başladık.kalbim kulağımda atıyordu sanki.ikimizin de dudaklarında alkol ve sigara tadı vardı.hayatımda ilk defa biriyle gerçekten öpüştüm.onlarca kadın öpmüştüm ama bu bambaşkaydı.öpüşürken hafif kirli sakalını okşadım,kadınlarda en hafif tüyden bile rahatsızlık duyarken sakallarından öptüm.defalarca.
eve gitmeyi teklif etti.bir an bile düşünmeden kabul ettim.niyeyse ilk defa tanıyor olmama rağmen en ufak bir güvensizlik hissetmedim.
evde biraz daha içtik.nerdeyse sarhoş olmak üzereydim.içerken bu sefer yanyanaydık,elinden tuttum,o gece yaşadığım her şeyi ilk defa yaşıyordum.ilk defa bir erkeğin elini tuttum,ilk defa bir erkeğin saçlarıyla oynadım.gözlerinin içine baktım.
yatak odasına geçtik daha sonra,gömleğimin iliklerini yavaş yavaş çözdü.beraber olduk.biraz müzik dinledikten sonra uyuduk.o gece sürekli uyandım,sarıldım,dokunabildiğim kadar dokundum ona.ertesi gün gidecektim.istesem bir gün daha uzatabilirdim.sabah oldu,alkolün etkisi geçince bir an pişmanlık duydum,kendimi kötü hissettim.o sınırı geçtim diye düşündüm.bir gece beni bambaşka biri yapmıştı.apar topar çıktım evden,çıkarken telefon numarasını aldım,bir daha görmeliyim onu diye düşündüm.
tüm yol boyunca onu düşündüm.o geceyi düşündüm.bir gece daha geçirmediğim için kendime lanet ettim.gittikçe eski hayatıma yaklaşıyordum,sevgilim beni evde bekliyordu.yol hiç bitmesin istedim.
eve döndüm.ona da durumu sezdirmemeye çalışıyordum ama olmadı.bir erkeğe,ona dokunduktan sonra,sevgilime dokunurken bir daha hiç bir şey hissedemedim.kısa süre sonra ayrıldım.karşımdaki kadına benden daha çok haksızlık ediyordum.en doğru olanı yaptım,zaten en başta büyük bir hata yapmıştım,onla ya da geçmişteki diğer kadınlarla beraber olmakla.kendime nasıl işkence ettiğimi hala sorguluyorum.
o adam da o geceden sonra hiç aklımdan çıkmadı.her gece konuştuk telefonda saatlerce,her fırsatta yanına gittim.gayliğimi sınamak için tanıştığım adama aşık oldum.ilk defa aşık oldum.belki her şeyi ilk defa yaşıyor olmanın verdiği heycandı bilmiyorum,belki ben biraz kezban ruhluydum.
ilk deneyimim hayatımın en güzel deneyimiydi.ve ben bunları yaşamadan önce hiç planlamamıştım.sadece biriyle seks yapıp,unutup geçeceğimi varsaymıştım.gayler sadece seks yapar diye düşnüyordum.ama öyle değilmiş.
ilk deneyimim benim devrimim,miladım oldu.belki de şansım yaver gitti ve tanışabileceğim en doğru insanlardan biriyle tanıştım.
umarım siz de benim kadar şanslı olursunuz.benim yaptığım hataları da yapmazsınız.hetero rolü yapmak uğruna birileriyle olmaktansa yalnız kalmak emin olun daha iyi.biraz cesaret ve biraz da insanları seçebilirseniz istediğiniz hayatı yaşamak için hiç bir şeyi ertelemeyin.
edit:aldattı lan.vazgeçtim gayler sadece seks yaparmış.güvenmeyin olum kimseye çok acıyor sonra.

yurtdışında yaşamak isteyenler için tavsiyeler

simdi buraya uzun bir yazi birakacagim. umarim ciddi sekilde bu isi dusunenlere yardimci olur. suan amerikada yasayan biri olarak verecegim bilgi amerika ve birazda kanada icindir.

ulkemizdeki fazla atesli siyasi olaylar nedeniyle bicogumuz bi sekilde yurtdisina yerlesmeyi dusunmusuzdur. her ciddi siyasi olayin sonrasinda sosyal medyada bicok insanin isyanina sahit olmakla birlikte kac kisinin bu isi ciddi olarak dusundugunu anlamak cok zor.

oncelikle ilk adim olarak ıngilizce ogrenmeniz gerek. yds sinavi gibi sinavlara hazirlanmak inglizcenize hicbir katki saglamayacaktir. buyuk ihtimalle ogrendiginiz kelimelerin %95 ini hayatiniz boyunca kullanmayacaksiniz. konusma, yazma, dinleme gibi etkinliklere agirlik veren dil kurslarini dusunebilirsiniz. ıngilizce kitap okumak, dizi/filmleri orjinal dilinde altyazi ile izlemek, mumkun oldugunca ingilizceyi hayatina sokmak ogrenme surecinize buyuk katki saglayacaktir.

peki yurtdisina yerlesebilmek icin seceneklerimiz nelerdir?

1- egitim

egitim icin yerlesmek icin oncelikle lisans mezunu olmaniz cok faydali olacaktir. lisans programini bitirdikten sonra ve ingilizce konusunu halledip ıelts/toefl gibi sinavlardan yuksek lisans/ doktora icin yeterli puani aldiginizda bircok okula ve burs imkanlarina basvurma sansiniz var. bircok amerika okullari basvuru sirasinda "research assistantship veye teaching assistantship" saglamaktadir. okullarin websitesinde her departmanin "funding" kismina baktiginizda baska burs olanaklarinin oldugunu ogrenebilirsiniz. ayrica calismak istediginiz profesorlere mail atabilir, onlarin projelerinde ucretli olarak calisabilirsiniz. burs ile okula basladiginizda eger herhangi bir proje yurutuyorsaniz "grants" denilen olanaklara basvurup ekstra para kazanabilirsiniz. ek olarak, milli egitim bakanliginin ylsy adli programina basvurup yurtdisinda egitim gorebilirsiniz. bu program ingilizce konusunda da yardimci olacaktir. meb size gerekli ingilizce egitimini saglayacaktir. bu burs ile alinan egitimi bitirdikten sonra, egitim gormeye gittiginiz kurum adina turkiyede yurtdisinda kaldiginiz surenin iki kati kadar mecburi hizmet yapmaniz gerekmektedir. eger sadece egitim alip turkiyeye donmek isterseniz cok guzel ve rahat bir programdir. her yil yaklasik 1000 ogrenci dunyanin hemen her ulkesine gonderilmektedir.

2-ıs
ıs icin yurtdisina cikmak biraz daha farkli bir durum. ogrenci vizesinden bambaska bir vizeye basvurmaniz lazim. eger bir is kurmak istiyorsaniz belirli bir miktarda birikiminiz olmali. dolarin suanki durumunu dusundugumuzde ciddi anlamda bir para sahibi olmaniz gerek. bunun disinda eger bir sirket icin calismak istiyorsaniz, yurtdisindaki kisilere vize saglayan sirketlere is basvurusunda bulunabilirsiniz. ıse kabul edildiginizde sirketiniz size vizenizi saglayacaktir. bilgisayar/programlama/genetik/muhendislik gibi alanlar is bulma konusunda bu konuda biraz daha sansli diyebilirim.

3-gocmenlik
gocmenlik basvurusu konusunda amerika icin pek bilgi sahibi degilim. kanada bu konuda daha duzenli bir sisteme sahip. eger saglik sektorunde calisiyorsaniz ciddi miktarda saglik personeli talebi oldugunu biliyorum. kanada gocmenlik websitesinde cok kisa bir test ile gocmenlige uygun olup olmadiginizi test edebilirsiniz. mesleginize ve egitim durumunuza gore size derecelendirme vereceklerdir. ayrica kanada icin gocmenlige basvurdugunuzda, orada ilk 6 ay yasamaniza yetecek kadar paraniz oldugunu gostermeniz gerekmektedir. kanada vatandasligina basvurabilmeniz icin en az 3 yil kanada da ikamet etmeniz gerekmektedir.

suan aklima geldigi kadariyla soyleyebileceklerim bunlar. eger herhangi bir sorunuz olursa veya daha fazla ogrenmek isterseniz mesaj atabilirsiniz. elimden geldigince yardimci olmaya calisirim.

heteroseksüel arkadaşı teselli etmek

- selin, nasılsın kankacım?
- iyi değilim dark mehmet beni aldatıyormuş, hem de bir erkekle!
- vay ibne, üzülme selincim sikerim ben onu..! *

iş görüşmesi sonrası müdür tarafından yatağa atılmak

bilen bilir, bir koyu yazar ispanyol kıvamında bir ayıcandır. tanıyanlar sever, tanımayanlar da orda burda iyi giydirir arkamdan.

bir süredir devam eden işsizlik sonrası kariyer siteleri üzerinden malum bir firmanın malum bir ilanına başvurulur.

koyuyazarın yaşadığı ilçe: tuzla
başvurulan yer: 4. levent

"hayatta aramazlar abi" düşüncesiyle kendimi avuturken, çok iyi bir insan olduğumun çevremin kötü olduğunun bir kez daha üstünden geçerken bir anda telefon çaldı.

- merhaba, koyu bey ile mi görüşüyom
+ evet benim, buyrun
- işte iş arayışınız devam ediyorsa haftaya salı günü saat 11:00 de bilmem me plazada görüşmeye davet ediyoruz
+ bana da uygundur

diyerek kapattım ama nasıl göt kalkıklığı yaşıyorum. customerları set ettim ansızın, bir anda plaza dili edebiyatı yüklendi bana.

iş görüşme tarihi geldi, çattı ben her zamanki kuruntulu halimle 1.5 saat önce bilmem ne plaza önünde kendimi buldum. ne yapim ne edim derken plaza altındaki starfucksta oturayım dedim.

tipik bear faaliyeti kahve alınır, hornet açılır. orda turist sayılırım, avrupa yakasındaki bear ve bear sevenlerden kendimi mahrum etmemem lazım diye düşünürken resimsiz bir profilden mesaj geldi.

- selam, naber?
+iyi de, bir resmin olsa daha iyi olacak
- resim geldi.

anam bir resim geldi. bi şey geldi, otomatikman kravatı gevşettim. nasıl hoş, nasıl yakışıklı. iri bi tip sakallı. içimden dedim, seni şu koltukta saatlerce öperim beybisi. içimden ama.
ben bunları yaşarken bir süre geçince otomatikman mesaj geldi.

+begenmedin mi?
- aaa olur mu çok beğendim, baya hoşsun
+ burda mı oturuyorsun?
- yok bir arkadaşa ziyarete geldim.

aramızda 150m mesafe var, görüşmek istermisin dedi, dedim ben karşının taksisiyim, mesafeler yorar adamı. kırk yıllık arkadaş gibi hayattan, hayallerden ve beklentilerden konuştuk. benim biraz işim var, sonra görüşelim dedim. tamam dedim saate baktım 10:45 . uppss geç kalıyordum.

koşa koşa plazaya gidiş, tipik formların doldurulması, ingilizce sınav ve telefonda beni arayan ikcı ile yarım saat görüşme sonrası her şey nasıl güzel gidiyor anlatamam.

ikcı arkadaş zamanınız varsa, sizi bilmem ne beyfendi ile görüştürmek isterim dedi. leopar çarsaf üzerinde ki bir artist nidasıyla tabiki beybisi dedim. beybisi içimden tabi. formal bu dil.

bu arada görüşme öncesi, görüşme sırasında, bilmem ne beyfendiyi beklerken durmadan latta geliyor. evet latte geliyor. ayıp olmasın diye sabah içtiğim bir bardak kahve, görüşmeler sırasında iki bardakta sonunda bir bardak daha derken tuvaletin yerini arıyor bedenim. oracığa bırakasım var ama plaza insanları işemezler, sıçmazlar. bunu unutmamam lazım diyerek gülümserken içeri bi adam girdi.

içeri bi adam girdi, arkasında ikcı cocuk. adam bana, ben adama nasıl kilitlendik, ikimizin yüzündeki gülümseme şaşkınlığa bıraktı kendisini.

ikcı cocuk bilmem ne bey, bu koyu bey, ismini vermek istemediğim pozisyona başvuru için görüştük, sizinle de görüştürmek istiyorum derken ben gülmeye başladım ama zor tutuyorum kendimi.

karşımdaki bilmem ne bey ile bi saat önce misyonerden, bacak omza, public durumlarındaki durumlardan hornet üzerinden konuşuyorduk.

bazen olur ya sahte kimlikle tanışılan insanlar bir yerde karşılaşır ve kaçamazlar. alternatif dünya ile gerçek dünya birbirine girdi. samanyolu içime kaçtı desem yeridir. bunların hepsi 15 sn de gerçekleşince süt dökmüş leopar olarak kalıyorsunuz ortada.

bilmem ne bey - koyu bey , hoşgeldiniz. kendinizi tanıtır mısınız?
koyuyazar - elbette, ben şunu yaptım, bunu yaptım falan da filan.

anlatıyorum ama adam yüzüme bakmıyor, cv ye takılmış. bunları anlattıktan sonra orta karar bir görüşme geçti. tam kalktık, ayrılıyoruz. gökten bir haber geldi. ikcı beni yolcu edecekken telefonu çaldı, bilmem ne bey beni asansöre kadar götürecek. toplam 5 metre yol. konuşmuyoruz, havaların soğukluğundan bahsediyoruz.

ama yüzümde nasıl bir sıkışmışlığın bir hali var, dayanamadım çıkmadan lavaboyu kullanabilir miyim? ben de herkes gibi lavobaya sıçanlardanım, tuvaleti kimse kullanmıyor çünkü.

tamam dedi, bana yolu tarif etti, asansör şurda dedi. gitti ben lavaboya gittim, tuvalete girdim. abartmıyorum bir dk sonra biri girdi ve tık sesi duydum. zaten o plaza tuvaletlerinin belasını versinler, bi ışık koymuşlar 10 sn de bir sönüyor. deliği kaçırıyorsunuz her seferinde.

ben kabinden çıktım, bilmem ne bey karşımda ellerini yıkıyor. ben de yanında ellerimi yıkarken, bana döndü ve direkt dudaklarıma yapıştı.

men at play in levent , action motor...

ama nasıl öpüyor. vakumlu süpürge sanki, sakin ol diyorum ama bi elim götümde diğeri beni sarmış. grinin elli tonunun giriş sahnesini yaşıyoruz tuvalette.

ve assolist, koyuyazar sahneye çıkar.

adamı bi geri ittirmişim, sanki tecavüze uğruyorum da namusum için savaşıyorum. dedim sen ne yapıyorsun, nasıl şaşkınım. bu sefer ben duvara yapıştım, dudaklar dudaklarda. bi elim bilmem nenin götünü avuçluyor. squat canmış dostlar, onu söyleyelim.

diğer elim fermuarı açtı. iki aç hayvan büyük ihtimalle öğlen arasında plaza tuvaletinde sevişiyor. bilmem nenin gömleğin üstten 3 ve 4 numaraları düğmelerini çözdüm. dudak dudağa öpüşüyoruz ama nasıl ter akıyor, sonunu düşünen kahraman olamaz. gömleğin aralayıp, meme ucunu emerken bi an hayvanlıktan ısırdım, aaaaahhhh diye bir ses geldi ve iki kolu ile beni bir sardı. nefes alamıyorum. ağzımda memesi, aletine attığım elim yapış yapış içinde.

boşalma aaahhhııı kadar garip bi şey yok, zevk mi alıyor acı mı çekiyor bilemiyorum. bdsmbdsdm...

derken çözüldük, benimki skinny takım elbise içinde zonklarken elimi sabunla 3 defa yıkarım. adam halen şaşkın şaşkın elini yüzünü yıkayıp, bana bakıyor ama gözler gitti zevkten.

iş görüşmesi başlama saat: 11
ik ile görüşme bitişi: 11:45
bilmem ne bey ile görüşme bitişi: 12:30
tuvalete giriş: 12:45
tuvaletten çıkış: 13:22

küsüratlı rakam vereyim, inandırıcı olsun.

not: adam evli beyler.
not1: işi alamadım, üsgün smiley.
not2: insanlar kolay kolay özel yaşamına alternatif gerçeklikten insan almıyorlar.

topu topu 4 saatte merak, sevinç, huzur, şaşkınlık, utanç ve haz yaşadım. şimdi uzaktan bilmem nenin çocukları ile çekilmiş fotoğraflarını beğeniyorum.

"ona bir oda ver baba, istediği zaman çıkıp gidebileceği, istediği zaman gelebileceği" babam ve oğlum repliği.

onun bende farklı bir yeri oldu, keşke o küçücük tuvalette bir ömür geçseydi...

yurtlarda 2 öğrencinin aynı odada kalamaması

grup seksi de keşfettiklerinde öğrencileri tamamen tek kişilik odalarda tecrit edecekler sanırım. asıl mastürbasyonu öğrenilerse fena. yurtlara girişlerde pipilere tasma, kukulara alarmlı tıpa takma zorunluluğu getirebilirler.

ayı sözlük'te bir garip heteroseksüel olmak

gurbet elde hasta düşmek gibidir. bir kaşık çorba vereniniz olmaz.

iş ortamındaki ilişkiler

bir türlü dengesini tutturamadığım ve hiç hoşlanmadığım ilişkiler. son girdiğim ofiste 5 aydır çalışıyorum. başlarda her zaman yaptığım gibi buzzzzz gibi süper soğuk ve mesafeli takılıyordum, insanlar selam vermeye korkuyordu. ancak bu sizi aşırı izole edip yalnızlaştırıyor, o yüzden daha cool davranmaya başladım. anında ortam değişti ve birden öğlen yemeklerine falan davet edilir oldum. en son sohbetlerden birinde herkes hep birlikte gülüşürken biri "dışarıdan çok soğuksun ama tanıyınca bambaşka biri çıktın" dedi. "evet yabaniyimdir biraz" deyip geçiştirdim. neyse bunlar sorun değil tabii. sorun, bu artan samimiyetle birlikte gelen sorular ve bozulan sınırlar. herkes birbirini daha yakından tanımaya çalışıp özel hayatıyla ilgilenmeye başladığı an iş can sıkıcı bir hal alıyor. evlilik şu bu mevzuları açılınca hele hepten hafakanlar basıyor. yalan söylemekten yorulduğum, açık açık da konuşamadığım için zart diye yeniden araya mesafe koyuyorum. bu sefer de insanların gözünde bir soğuk bir sıcak gelgitleri olan dengesiz biri olup çıkıyorsunuz. zor işler valla.

Toplam entry sayısı: 129

ilk pasif olma hikayesini anlatan youtuber

bu çocuk çok küçük ve 16 dk boyunca saçmalamış. bence böyle özel şeylerin herkesle paylaşılmaması lazım. zaten toplumumuzda eşcinsellik=sapıklık şeklinde bir algı var. bu algıyı tamamen tasdik eden bir video olmuş. çocuğu suçlayamıyorum çünkü yaşı küçük geldi bana. daha bilmediği çok şey var ve düşünceleri çatışma halinde.

aileye ve yakın çevreye eşcinsel olduğunu açıklayamama nedenleri

bir kaç nedeni var sanırım
1- çoğu insan homofobik çünkü bu konuda çok cahiller
2- din, toplumsal değerlerimiz, örf, adet
3- çoğu insanın aklına eşcinsel diyince : cinsiyet değiştirme, kötü yollu sapık ya da kerimcan gibi feminen biri geliyor. dedim ya insanlar bu konuda çok cahil diye. daha ne anlama geldiğini bilmeyen insanlar var. aslında bu algının oluşmasında eşcinsellerin de suçu var.

ayı sözlük yazarlarının izlediği diziler

vikings
la casa de las flores
outlander
two and a half men
dark
stranger things
black mirror
thirteen reasons why
how to get away with murderer
sherlock
riverdale aklıma gelen yabancı diziler bunlar.
yalan dünya
avrupa yakası
ufak tefek cinayetler(sonlara doğru izlemeyi bıraktım)
yeşil deniz bunlar da sevdiğim türk dizileri

üstteki yazar

yeni birisi. o da benim gibi zaman zaman üzgün sanırım. ama piercing ve bıyık seviyormuş. yok ben sevmem onları.

kedi

bi kedim olmadan önce onları çok nankör zannederdim. aksine vefalılar, sevgi dolular fakat sevdiğini çok belli etmez. bazen yaramazlar, onları eğitmek çok zor, laftan anlamazlar, kendi bildiklerini okurlar. acıktıklarında yalakalık yapmaya başlarlar. sıkıldıklarında senle oyun oynamak isterler. başka işlerle ilgilenmeni istemezler. ilginç bir dilleri var, kendi aralarında miyavlamıyorlar ama kızgınlığa girdiklerinde ortalığı inletiyorlar. bi de şu hayatta en sevdikleri şey uyumak.

ilk pasif olma hikayesini anlatan youtuber

bu çocuk çok küçük ve 16 dk boyunca saçmalamış. bence böyle özel şeylerin herkesle paylaşılmaması lazım. zaten toplumumuzda eşcinsellik=sapıklık şeklinde bir algı var. bu algıyı tamamen tasdik eden bir video olmuş. çocuğu suçlayamıyorum çünkü yaşı küçük geldi bana. daha bilmediği çok şey var ve düşünceleri çatışma halinde.

eşcinsel çifte hanginiz kadın diye sormak

ikimiz de erkeğiz. birimiz kadın olsaydı eşcinsel olmazdık. ya da lezbiyenler için düşünürsek hanginiz erkek diye sormak. bazen böyle münasebetsiz sorularla karşılaşabilirsiniz. insanlar cahil.

aileye ve yakın çevreye eşcinsel olduğunu açıklayamama nedenleri

bir kaç nedeni var sanırım
1- çoğu insan homofobik çünkü bu konuda çok cahiller
2- din, toplumsal değerlerimiz, örf, adet
3- çoğu insanın aklına eşcinsel diyince : cinsiyet değiştirme, kötü yollu sapık ya da kerimcan gibi feminen biri geliyor. dedim ya insanlar bu konuda çok cahil diye. daha ne anlama geldiğini bilmeyen insanlar var. aslında bu algının oluşmasında eşcinsellerin de suçu var.

rus erkekleri

vücutları genelde düzgün, kılsız, yapılı, kaslı oluyorlar. düşünsene russun mükemmel bi vücuda sahipsin ama sergileyecek deniziniz yok. bu bi dramdır.

ayı sözlük itiraf

unutmak isterdim fakat istemsizce düşünüyorum. hayaller falan kuruyorum. aslında ben insanlara karşı hiç bi şey hissetmezdim ama ona aşık olmuşum. daha önce hiç olmadığım için uzun süre farkına varamadım. nefret ettiğimi zannettim. aslında düşünüyorum da belki, o beni sevdiği için ben de ona aşık olmuş olabilirim. fakat ne olduysa aniden koptuk. ben kağıttan bir kayık gibi okyanuslara düştüm. ona ise hiç bi şey olmadı yeni arkadaşlar, yeni sevgililer edindi. kısa bir süre içinde enkaza döndüm. ilk başlarda ne yaşadığımı anlayamadım ama artık biliyorum ve inkar etmiyorum, aşık olmuşum, büyük bir hata ama, olmuşum. bazen aşağılık bi duygu kaplıyor zihnimi, sevilmemek canımı acıtıyor. keşke bu kadar gurur yapmasaydım diyorum. gözlerim dalıyor, yüzüm düşüyor. benden yıllarımı çalsa da affediyorum. herkesin bağışlanmaya ihtiyacı vardır. bu yaşadıklarımı hatırlayınca gülümseyip geçeceğim günleri bekliyorum

futurelavirs

profil fotoğrafını görünce içim bi garip oluyo. o ne öyle boynu kırılmış dinazor gibi bi şey.
Henüz takip ettiği biri yok.
Henüz takip eden biri yok.