bdsm

mistress
master
dominant
domme
switch
submissive
slave
pet
kajira
kajirus
top
bottom
sadist
masochist
sadomasochist
ageplayer
daddy
babygirl
brat
primal
fetishist
kinkster
hedonist
vanilla...gibi rolleri olan farklı bir dünya, yaşam biçimi.
bdsm, rızaya bağlı olarak fiziksel baskı ve kuvvetli duyusal uyarımın uygulandığı ve fantezi güç rolü oynamanın yapıldığı cinsel tercih ve kişisel ilişki türüdür. "bdsm" kısaltması bondage ile disiplin ("bondage and discipline"; b&d ya da b/d), hakimiyet ile teslimiyet ("dominance and submission"; d&s ya da d/s) ve sadizm ile mazoşizm ("sadism and masochism"; s&m ya da s/m) öğelerini bir araya getirir. bdsm bir sürü çeşitli eylem, kişilerarası ilişki türü ve altkültürü kapsar.
teyzenizle plajda yatarken "sağ göğsüne ne oldu senin?" tarzı soruları cevaplamak zorunda kalmanıza sebebiyet verebilecek şey. fazlası zarardır ama öldürmez. *
türkiye'de soft haliyle sadece tarkan-ölürüm sana video görsellerinde kullanılmış, cinsel tatmin meyilimidir.
cinsellik felsefeside denebilir bir bakıma
genel olarak çok yanlış yansıtılan; gerek filmlerde, gerek kitaplarda, gerek dizilerde olduğundan çok farklı gösterilen ve önyargılarla yaklaşılan bir yaşam biçimidir.

açılımı bondage discipline sadism masochism şeklindedir. pek çok farklı şekilde yaşanabilse de, temel olarak güç dengeleri üzerine kurulan ilişkilerdir.

bu yaşam tarzındaki en önemli * nokta karşılıklı rıza üzerine kurulmuş olmasıdır. iki taraf da rıza vermediği sürece hiçbir şekilde böyle bir ilişki kurulamaz. ilişkide olan kişilerin birbirine tamamen güvenmeleri gerekir. pek çok kişi burada dominant olan tarafın submissive olan tarafa üstünlük kurduğunu, onun haklarını ihlal ettiğini ve onu kullandığını düşünmektedir, fakat bu gerçekten daha uzak olamaz. kontrol ve sorumluluk dominant tarafta olsa da, en önemli şeyi submissive veriyor... rıza.

bir domme olarak, sub'ıma ceza vermem, ona acı çektirmem, onu yaralamam, kanatmam vb. şekillerde davranmam ona değer vermediğim anlamına gelmiyor. tam tersi, ona inanılmaz değer verdiğim ve davranışlarını düzeltmesini istediğim için cezalandırıyorum. o da bunun farkında olduğu için, cezayı hakettiğini biliyor ve bu sebeple katlanıyor.
bir d/s ilişkide sadece fiziksel cezalandırma ve acı çektirme yok. çok daha farklı bir güç dengesi var. ben sadist değilim, sevgilim de mazoşist değil zaten, bizim için olay otorite. yataktan kalkarken bile benden izin alması gerektiğini bilmesi ve ona göre davranması. filmlerde ve pornolarda görülen tamamen deri kıyafetler içinde birbirini süründüren insanlar bdsm kültürünün büyük bir kısmını yansıtmıyor, öncesi ve sonrası görülmediği için insanlarda yanlış izlenimler oluşuyor.

ben saatlerce domine ederek seviştikten sonra, sevgilimi kucağıma alıp, öperek ve saçlarını okşayarak uyutmak istiyorum mesela. ona duyduğum şefkati kelimelerle ifade etmem mümkün değil. onun kılına zarar gelebileceği herhangi bir durumda adam öldürecek seviyeye gelebiliyorum, birinin ona ters bakması veya tek bir laf etmesi bile kemiklerini kırmam için yeterli bir sebep.

mine adındaki bu video dinamiği güzelce gösteriyor, tavsiye ederim.
ne
(bkz: ıstırırım yalarım bile)

(bkz: binicem üstüne vurucam kırbacı)

şaka bir yana severiz, sayarız. sahalarda görmek istediğimiz hareketlerdir bunlar.
knki uygulamasını kullanmaları belki daha güvenli ilişkiler kurmalarına olanak sağlar.
her görüldügünde akla ilk "budizm" kelimesini getirmekle birlikte bununla hic alakasi olmayan fetiş terimi.
türkiye'de bulunamayan topluluk, fetiş, cinsel sevda.

hayır hiç mi yok diycem imkansız, ama bulunmuyor arkadaşlar. bulanınız varsa söylesin, yardım etsin, yönlendirsin beni. büyük sevaba girer.

ayrıca 50 shades of grey'in "bdsm" olarak sunduğu şey taciz ve tecavüzden başka bir şey değildir. bdsm'in temelinde karşılıklı iletişim ve istek yer alır. lütfen yanlış anlaşılmalara yol açmayalım, güzelim arzularımızı kirletmelerine izin vermeyelim.
izlerken çok çekici gelen fakat yaşandığı zaman arzulanan dansiteye ulaşıldığında rahatsızlık hissi veren cinsel aktivite.
denemek istediğim fantezi.seksi en zirvede yaşamak olsa gerek.