kahpekader

Durum: 118 - 0 - 0 - 0 - 28.09.2015 21:04

Puan: 1824 - Sözlük Kezbanı

6 yıl önce kayıt oldu. 3.Nesil Yazar.

Actually, all of my systems are nervous.
  • /
  • 6

flashlight

"el feneri"nin ingilizcesidir.

mastürbasyon amaçlı satılan yapay vajina, anüs için (bkz: fleshlight)

oi va voi

everytime ve yesterday s mistakes başta olmak üzere neredeyse tüm parçalarını sıkılmadan yıllardır dinlediğim grup.

türkiye'ye birkaç yüz kere gelmiş olmalarına rağmen hiçbir konserlerine gidemedim, içimde uktedir.

melisa sözen

en sevdiğim türk dizisi olan çemberimde gül oya'da tanıdığım ve ondan sonraki çalışmalarında da pek sevdiğim oyuncu. gülüşü beni mutlu ediyor resmen, insanı keyiflendiren bir enerjisi var.

sabah

nilipek'in sofar istanbul'da söylediği güzel mi güzel parçasının adı.

sözleri aşağıdaki gibidir:

bu gece sessiz, bu gece derin
bizimle oturan tüm ruhlar, bizimle beraber korkar
bu gece tuhaf, bu gece karanlık
bizimle oturan tüm ruhlar, bizimle beraber korkar (x3)

sabah olsun da açarız perdeleri
bizi korkutan gölgeler, yavaş yavaş kaybolur gider
sabah olsun da açarız perdeleri
bizi korkutan o sesler, yavaş yavaş susar ve biter (x3)

ayı sözlük yazarlarının şu an dinlediği şarkılar

sözlük yazarlarının favori porno film şirketleri

muz cumhuriyeti

don't starve

tim burton minecraft yapsa nasıl olurdu? sorusunun cevabını veren, 2013 yapımı aksiyon-macera oyunu.

son yıllarda oynadığım en güzel survival * oyunlarından biri. (diğerleri için (bkz: this war of mine), (bkz: the long dark) )

oyuna başladığınızda wilson adında bir karakteri kontrol ediyorsunuz, size konuyla ilgili herhangi bir bilgi vermeden küt diye bir haritanın ortasına atıyor. bildiğiniz tek şey hayatta kalmanız gerektiği. hayatta kaldığınız günler arttıkça yeni karakterler açılıyor, her karakterin kendine has avantaj ve dezavantajları var.

dengeli tutmanız gereken 3 şey var: açlık, can ve akıl sağlığı. her birini yükselten ve düşüren çeşitli öğeler var.

hayatta kalmak gerçekten çok zor ve oyunda kaydetme özelliği yok. karakteriniz öldüğü zaman bitiyor ve sıfırdan başlamak zorunda kalıyorsunuz.

oyunun en sevdiğim özelliklerinden biri her karakterinin sesinin farklı bir enstrüman olması, yani karakterler konuştuğunda yazılı olarak söylediklerini görüyorsunuz fakat duyduğunuz ses spesifik bir enstrüman oluyor.

özetle, survival oyunlarını seviyorsanız kesinlikle denemelisiniz.

hpv

hpv'nin onlarca farklı türü vardır, bazı türleri * siğil yapmakta bazı türleri * ise rahim ağzı kanserine sebep olmaktadır. cinsel olarak aktif olan bireylerin %50'sinde hpv olduğu kabul edilmektedir. erkeklerde çok yüksek oranla asemptomatiktir, penis üzerinde çok nadiren belirti verir, anüs çevresinde siğil yapma olasılığı daha yüksektir.

siğil yapan türler rahim ağzı kanseri yapmıyor, siğil çıkınca hemen panik olmanıza gerek yok. aynı anda birden fazla virüsle enfekte olmak mümkün olduğu için test olmakta yine de fayda var.

hpv aşısı tüm türlere karşı koruyan bir aşı değil, spesifik türlere karşı koruma sağlıyor. ülkemizde henüz bir tiplendirme çalışması tamamlanmadı * bu sebepten dolayı türkiye'de en çok hangi tiplerin görüldüğü net olarak bilinmiyor. aşılar da ülkede üretilmediği için ülkeye spesifik değil. ileride burada görülen tiplere özel aşılar da üretilecektir mutlaka.

tabii yine de aşı olmak gerekli, rahim ağzı kanserini %70 oranında önlüyorlar.

ayı sözlük yazarlarının hayallerindeki meslekler

hekim olacağım için mutluyum aslında ama her şeyi bırakıp kütüphaneci olasım da var.

düşünsene, tüm gün kitaplarla çevrilisin, mis gibi kitap kokuyor ortalık. bir de ufak çaplı okb * var bende, kitapları teker teker büyük bir keyifle dizerdim her hafta. oh.

ayı sözlük yazarlarının şu an dinlediği şarkılar

uptown funk

bana hep shrek soundtrack'ine uygun bir şarkı gibi gelmiştir.

ayı sözlük yazarlarının şu an dinlediği şarkılar

lucianblomkamp ft. rosebud leach - take

adem elması

erkek vücudunun en savunmasız noktalarından biridir. erkek bir saldırganı etkisiz hale getirmenin en kolay yollarından biri adem elmasına elin yan tarafıyla vurmaktır. * *

e

türkçe alfabenin altıncı, ingilizce/almanca/fransızca alfabelerinin beşinci harfi.

balyaj ile röfle arasındaki farkı bilen erkek

kuaförlük, saç bakımı gibi konulara ilgi duyan erkektir, belki de profesyonel olarak bu işi yapmaktadır. bu ilgi bahsedilen erkeğin cinsel yönelimi veya cinsiyet kimliğinden bağımsızdır.

ayı sözlük'te bile heteronormatif bireylerin varlığını görmek ve sınırda homofobik başlıklar okumak çok eğlenceli *

ayı sözlük yazarlarının şu an dinlediği şarkılar

take

nereden duyduğumu hatırlamadığım fakat beğenip favorilediğim, daha sonra kendi listemden bir daha keşfedip tekrar beğenmek ve favorilemek istediğim bir lucianblomkamp ve rosebud leach şarkısının adı.

ke

gagged

violet chachki'nin haziran 2015'te yayınlanan ilk albümü.

içindeki parçalar: bettie, harlequin, la petite mort, vanguard, show off.

ilk klibini bettie için, ikinci klibi de vanguard için çekti.

bir ceza yöntemi olarak sikmek

aklıma öncelikle toplumsal cinsiyet sebebiyle kadını * aşağılayan ve erkeği yücelten yaklaşım yerine bdsm ilişkiler geldi ve "yeteri kadar iyi ceza değil, o da zevk alıyor sonuçta, daha iyi alternatifler var" diye düşündüm.

sanıyorum bu aralar yeteri kadar ayrımcılık yaşamıyorum.
  • /
  • 6
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 118

drag king

erkek kılığına girerek performans sergileyen * kadın sanatçılar. transseksüellikle aynı şey kesinlikle değildir, bu sadece bir sahne performansıdır.

sahne gösterileri şarkı söyleme, dans etme, lip synch/ playback yapma gibi aktivitelerden oluşur.
genelde cinsiyet stereotiplerine uygun olarak inşaat işçileri gibi maskülen karakterler portre edilir veya elvis presley gibi ünlü kişilerin taklidi yapılır. kendilerine esprili veya bir yere gönderme yapan isimler seçerler.

görünürlükleri ve popülariteleri, karşı cinsleri olan drag queenlere göre çok daha azdır. bilinen her 50 queen'e 1 king düşüyor desem, bu bile iyimser bir oran olur sanırım.

ülkemizde, bildiğim kadarıyla, henüz bir drag king yok. zaten tek bir tane meşhur drag queen var (bkz: huysuz virjin). drag kültürünün gelişeceği günleri de görürüz umarım.

* * *

but i'm a cheerleader

brian wayne peterson'ın yazdığı ve jamie babbit'in yönettiği; başrollerinde natasha lyonne, clea duvall, cathy moriarty ve rupaul'un yer aldığı; heteronormativite ve toplumsal cinsiyet algısı ile mükemmel bir şekilde dalga geçen 1999 yapımı film.

filmde lezbiyen olduğu için ailesinin zorla "tedavi kampı"na yolladığı megan'ın * oradaki maceraları anlatılıyor.

but i'm a cheerleader aynı zamanda daha sonra itty bitty titty committee ve the quiet gibi filmleri de yöneten jamie babbit'in ilk uzun metraj filmi.

lezbiyen filmi izleyen homofobik insan

lezbiyen filmi deyince aklıma imagine me and you, lost and delirious, but i'm a cheerleader, fingersmith gibi güzide filmler geliyor, onları da homofobik insanlar kaldıramaz zaten.

burada kastedilen lezbiyen pornosu sanırım, o ise apayrı bir olay. dial-up modem kullandığımız günlerden beri sürekli olarak porno izleyen bir lezbiyen olarak, lezbiyenler için çekilmiş olan lezbiyen pornosuyla neredeyse hiç karşılaşmadım. aralarına bir erkek almak için yanıp tutuşan, sahte göğüslü ve uzun tırnaklı * * * kadınların, aklı başında lezbiyenlerin denemeyi hayal bile etmeyeceği pozisyonlarda bağıra çağıra birbirine 25cm uzunluğunda dildolar sokan görüntüleri bize pek çekici gelmiyor.

"lezbiyen filmi izleyen homofobik insan" aslında lezbiyen filmi değil, heteroseksüel erkeğin lezbiyen zannettiği kişinin filmini izleyen homofobik insan aslında.

ayı sözlük itiraf

sevgilisi olan birine aşığım. ne onunla olabiliyorum, ne başkalarıyla. böyle sik gibi ortada kaldım. * *

ondan ayrılacağını düşünmüştüm ilk başta, ama öyle bir niyeti yok, benimle görüşmeyi kesmek gibi bir niyeti de yok. ben de malın önde gideni olduğum için bu durumu kabul edip kendimi süründürüyorum. bok var çünkü.

"bana kız mı yok?" demek isterdim kendime, ki biliyorum var, çok şükür gideri olan bir hatunum, ama istemiyorum da başkalarını, yapamıyorum. birkaç kez başkalarıyla sevişebilme durumum oldu ve ortamı terk ettim.

çünkü malım.

ama aşığım.

but i'm a cheerleader

brian wayne peterson'ın yazdığı ve jamie babbit'in yönettiği; başrollerinde natasha lyonne, clea duvall, cathy moriarty ve rupaul'un yer aldığı; heteronormativite ve toplumsal cinsiyet algısı ile mükemmel bir şekilde dalga geçen 1999 yapımı film.

filmde lezbiyen olduğu için ailesinin zorla "tedavi kampı"na yolladığı megan'ın * oradaki maceraları anlatılıyor.

but i'm a cheerleader aynı zamanda daha sonra itty bitty titty committee ve the quiet gibi filmleri de yöneten jamie babbit'in ilk uzun metraj filmi.

bdsm

genel olarak çok yanlış yansıtılan; gerek filmlerde, gerek kitaplarda, gerek dizilerde olduğundan çok farklı gösterilen ve önyargılarla yaklaşılan bir yaşam biçimidir.

açılımı bondage discipline sadism masochism şeklindedir. pek çok farklı şekilde yaşanabilse de, temel olarak güç dengeleri üzerine kurulan ilişkilerdir.

bu yaşam tarzındaki en önemli * nokta karşılıklı rıza üzerine kurulmuş olmasıdır. iki taraf da rıza vermediği sürece hiçbir şekilde böyle bir ilişki kurulamaz. ilişkide olan kişilerin birbirine tamamen güvenmeleri gerekir. pek çok kişi burada dominant olan tarafın submissive olan tarafa üstünlük kurduğunu, onun haklarını ihlal ettiğini ve onu kullandığını düşünmektedir, fakat bu gerçekten daha uzak olamaz. kontrol ve sorumluluk dominant tarafta olsa da, en önemli şeyi submissive veriyor... rıza.

bir domme olarak, sub'ıma ceza vermem, ona acı çektirmem, onu yaralamam, kanatmam vb. şekillerde davranmam ona değer vermediğim anlamına gelmiyor. tam tersi, ona inanılmaz değer verdiğim ve davranışlarını düzeltmesini istediğim için cezalandırıyorum. o da bunun farkında olduğu için, cezayı hakettiğini biliyor ve bu sebeple katlanıyor.
bir d/s ilişkide sadece fiziksel cezalandırma ve acı çektirme yok. çok daha farklı bir güç dengesi var. ben sadist değilim, sevgilim de mazoşist değil zaten, bizim için olay otorite. yataktan kalkarken bile benden izin alması gerektiğini bilmesi ve ona göre davranması. filmlerde ve pornolarda görülen tamamen deri kıyafetler içinde birbirini süründüren insanlar bdsm kültürünün büyük bir kısmını yansıtmıyor, öncesi ve sonrası görülmediği için insanlarda yanlış izlenimler oluşuyor.

ben saatlerce domine ederek seviştikten sonra, sevgilimi kucağıma alıp, öperek ve saçlarını okşayarak uyutmak istiyorum mesela. ona duyduğum şefkati kelimelerle ifade etmem mümkün değil. onun kılına zarar gelebileceği herhangi bir durumda adam öldürecek seviyeye gelebiliyorum, birinin ona ters bakması veya tek bir laf etmesi bile kemiklerini kırmam için yeterli bir sebep.

mine adındaki bu video dinamiği güzelce gösteriyor, tavsiye ederim.

drag king

erkek kılığına girerek performans sergileyen * kadın sanatçılar. transseksüellikle aynı şey kesinlikle değildir, bu sadece bir sahne performansıdır.

sahne gösterileri şarkı söyleme, dans etme, lip synch/ playback yapma gibi aktivitelerden oluşur.
genelde cinsiyet stereotiplerine uygun olarak inşaat işçileri gibi maskülen karakterler portre edilir veya elvis presley gibi ünlü kişilerin taklidi yapılır. kendilerine esprili veya bir yere gönderme yapan isimler seçerler.

görünürlükleri ve popülariteleri, karşı cinsleri olan drag queenlere göre çok daha azdır. bilinen her 50 queen'e 1 king düşüyor desem, bu bile iyimser bir oran olur sanırım.

ülkemizde, bildiğim kadarıyla, henüz bir drag king yok. zaten tek bir tane meşhur drag queen var (bkz: huysuz virjin). drag kültürünün gelişeceği günleri de görürüz umarım.

* * *

flashlight

"el feneri"nin ingilizcesidir.

mastürbasyon amaçlı satılan yapay vajina, anüs için (bkz: fleshlight)

kalben

coverları da kendi besteleri kadar başarılı olan; gerek gözlükleri, gerek saç modeli, gerek sesinin tonu olsun üzerinden sevimlilik akan hatun kişi.

besteleri de genellikle türkiye'de son dönemlerde gittikçe popülerleşen " basit gitar ritimleri üzerine ilgi çekici sözler" modasına uyar aynı zamanda.

buna verilebilecek diğer örnekler için (bkz: yüzyüzeyken konuşuruz), (bkz: büyük ev ablukada), (bkz: son feci bisiklet)...

m

türkçe alfabenin 16. , ingilizce/almanca/fransızca alfabelerin 13. harfidir.

muz cumhuriyeti

Henüz takip ettiği biri yok.
Henüz takip eden biri yok.