kötü hissedince yapılanlar

temizlik yapmak, odayı toplamak en çok başvurduğum yöntemdir. film izlenebilir, resim çizilebilir, arkadaşlar aranabilir, mastürbasyon yapıp duş aldıktan sonra uyunabilir ya da ağlarsın.
bienal gezmek, fütüristik tabloları incelemek, sanat filmi izlemek, klasik rus edebiyatı ve modern avrupa edebiyatı okumak, varoluşmak üzerine romanlar yazmak, pumpkin smoothie içmek, parmesan peyniri mayalamak, mikroskopta bakterileri incelemek...
buradaki feribot limanının yanında köprü ayaklarının altında küçük bir park var istanbul'u hatırlatan. termosa kahve yapıp, geceleri bir iki saat orada oturmak.
nefes egzersizleri. müzik dinlemek. ev temizliği. çok işe yaramıyor aslında, kafaya takma huyum sağolsun. maynard james keenan güzel söylemiş: overthinking, overanalysing separates the body from the mind. şu huyumu bi bıraksam daha iyi hissedebilirim sanırım.
gözlerimi kapatarak derin nefes alıyorum ve içimden 10dan geriye doğru sayıyorum. müzik dinleyerek geçmesini sağlamaya çalışıyorum. çok kötüysem de yüzümü yıkayıp kendime gelmeye çalışırım. bazen de ağlayarak rahatlıyorum.
filme gitmek. mesela bugün de yapacağım gibi.
derecesi fazla ise ağlamak
o an ki sorunumun çözümüne yönelik bana yardım edebilecek kişiyi tespit edip onunla iletişime geçmek. sorunu yok sayamam, ortadan kaldırılmalıdır. bana kendimi iyi hissettirecek tek şey ise intikam. intikamdan anladığım şey ise bana yapılanın aynısının aşırısını yapmak.
konuşabileceğim birini aramak, uyumak ya da müzik dinleyip sahilde yürümek üçlüsü. hepsi de rahatlatıyor ya da çözüm aramak/bulmak için beni gerekli psikolojiye sokup, enerji getiriyor.

intikam eğer alabiliyorsam tatmin edici gerçekten.